Yükseköğretimde kontenjan planlamasına ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, üniversite programlarının artık yalnızca geçmiş yıllardaki tercih oranlarına göre belirlenmediğini açıkladı. Yeni modelde Türkiye'nin ekonomik kalkınma hedefleri, iş gücü piyasasının beklentileri, dijital dönüşüm süreci ve stratejik sektörlerin ihtiyaçları belirleyici rol oynuyor.
Yeni planlama anlayışıyla birlikte hem üniversitelerin eğitim kapasitesinin daha verimli kullanılması hem de mezunların istihdam olanaklarının artırılması hedefleniyor.
KARARLAR VERİYE DAYALI VE UZUN VADELİ PLANLAMAYLA ALINIYOR
Erol Özvar, kontenjan belirleme sürecinin çok yönlü bir değerlendirme sonucu şekillendiğini belirterek, üniversitelerin akademik kapasitesi, araştırma ve uygulama altyapısı ile mezunların iş bulma imkanlarının birlikte analiz edildiğini söyledi.

Planlamalarda yalnızca yükseköğretim kurumlarının değil; ilgili bakanlıkların, meslek kuruluşlarının, sanayi ve ticaret odalarının, sektör temsilcilerinin, iş dünyasının ve üniversitelerin görüşlerinin de dikkate alındığını ifade eden Özvar, kararların geçici eğilimlerden ziyade uzun vadeli verilere dayalı olarak oluşturulduğunu vurguladı.
GELECEĞİN MESLEKLERİNE KONTENJAN DESTEĞİ
YÖK'ün yeni stratejisi kapsamında özellikle dijitalleşme ve teknoloji odaklı bölümlerde önemli kapasite artışları gerçekleştirildi. Özvar'ın verdiği bilgilere göre ön lisans programlarında bilişim teknolojileri kontenjanları yaklaşık yüzde 48, Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulları (OSB-MYO) kontenjanları ise yaklaşık yüzde 41 oranında artırıldı. Yapılan artışların temel amacı, sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli teknik personelin yetiştirilmesini hızlandırmak ve dijital dönüşüm sürecinde ortaya çıkan insan kaynağı ihtiyacını karşılamak.

SİBER GÜVENLİK ALANINDA REKOR ARTIŞ
Kontenjan planlamasında en dikkat çekici gelişme ise siber güvenlik alanında yaşandı. Erol Özvar, bu alandaki eğitim kapasitesinin yaklaşık 16 kat büyüdüğünü belirterek, kontenjanların yüzde 1520 oranında artırıldığını açıkladı. Dijital güvenlik alanında artan küresel ihtiyaç ve kamu ile özel sektörde büyüyen istihdam talebi, bu önemli artışın temel gerekçeleri arasında yer aldı.
BİLGİSAYAR, YAPAY ZEKA VE VERİ BİLİMİ ALANLARINA GÜÇLÜ DESTEK
Yalnızca ön lisans programlarında değil, lisans düzeyinde de teknoloji odaklı bölümlerin kapasitesi genişletildi. Son üç yılda bilgisayar ve bilişim bilimleri alanındaki kontenjanların yaklaşık yüzde 31 artırıldığını belirten Özvar, bu yükselişin özellikle yazılım geliştirme, yapay zekâ, veri bilimi ve dijital teknolojiler alanlarında giderek büyüyen insan kaynağı ihtiyacından kaynaklandığını ifade etti.

SPOR, SANAT VE ÖZEL YETENEK PROGRAMLARINDA DA KAPASİTE ARTTI
YÖK'ün kontenjan düzenlemeleri teknoloji alanlarıyla sınırlı kalmadı. Özel yetenek sınavıyla öğrenci kabul eden programların kontenjanları yüzde 11, Spor Bilimleri Fakülteleri kontenjanları yüzde 34, Sanat ve Tasarım Fakülteleri kontenjanları ise son dört yılda yaklaşık yüzde 16 artırıldı.
TIP VE TARIM ALANLARINDA DENGELİ KONTENJAN POLİTİKASI
YÖK, stratejik öneme sahip bazı alanlarda ise kontrollü büyüme politikası izliyor. Bu kapsamda tıp fakültelerinin kontenjanlarında yaklaşık yüzde 2,8, ziraat, tarım ve hayvancılık alanlarında ise yüzde 1,6 oranında sınırlı artış gerçekleştirildi. Özvar, bu alanlarda mezun sayısı ile sektör ihtiyaçları arasındaki dengenin korunmasına önem verildiğini belirtti.

HEDEF, ÜNİVERSİTE MEZUNLARININ İSTİHDAMINI GÜÇLENDİRMEK
YÖK Başkanı Erol Özvar, yürütülen yeni planlamanın temel hedefinin yalnızca üniversitelere öğrenci yerleştirmek olmadığını vurguladı. Yeni modelle yükseköğretim kapasitesinin Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu sektörlere yönlendirilmesinin amaçlandığını ifade eden Özvar, aynı zamanda gençlerin geleceğin mesleklerine hazırlanmasının öncelikli hedeflerden biri olduğunu söyledi.





