İKNA Düşünce Kuruluşu Başkanı Abdulkadir Ünal, Doğru Analiz programında gazeteci Ömer Faruk Arlı'nın konuğu olarak NATO Zirvesi'nin perde arkasını, Türkiye'nin uluslararası konumunu ve küresel siyasette yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Programda Türkiye'nin jeopolitik konumu, diplomatik hamleleri ve Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi'nin yansımaları geniş kapsamlı şekilde ele alındı.

Ünal, Türkiye'nin sahip olduğu jeopolitik avantajlar, tarihi birikimi, genç nüfusu ve son yıllarda izlediği politikaların ülkenin önünü açtığını belirterek, küresel dengelerde Türkiye'nin giderek daha etkin bir aktör haline geldiğini ifade etti.

"ŞARTLAR TÜRKİYE'NİN LEHİNE İLERLİYOR"

Programda Türkiye'nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Abdulkadir Ünal, dünyanın içinden geçtiği konjonktürün Türkiye açısından önemli fırsatlar barındırdığını söyledi. Türkiye'nin tarihi mirası, stratejik coğrafi konumu ve son yıllarda verdiği mücadelenin ülkeye önemli avantajlar sağladığını dile getiren Ünal, bu sürecin kolay olmayacağını ancak mevcut şartların Türkiye'nin lehine geliştiğini savundu.

2012'DEN 2023'E UZANAN SÜRECE DİKKAT ÇEKTİ

Ünal, 2012 yılında yaşanan MİT kriziyle başlayıp 2023 seçimlerine kadar uzanan dönemi Türkiye açısından oldukça zorlu bir süreç olarak değerlendirdi. Bu dönemde Türkiye'nin farklı alanlarda ciddi sınamalarla karşı karşıya kaldığını öne süren Ünal, ülkenin güvenlikten ekonomiye kadar birçok başlıkta yoğun baskılar yaşadığını ifade etti.

Ekran Görüntüsü 2026 07 12 211829

TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİNE DAİR DEĞERLENDİRME

Programda Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilere de değinen Ünal, iki ülke arasında oluşan yeni iletişim zeminine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Donald Trump'ın Türkiye'ye yönelik yaklaşımının bölgesel gelişmelerle birlikte okunması gerektiğini söyleyen Ünal, Orta Doğu'daki güç dengeleri ve ABD iç siyasetinin de bu süreçte etkili olduğunu dile getirdi.

"TÜRKİYE GÜÇLENECEK ANCAK HEDEF DAHA BÜYÜK OLMALI"

Türkiye'nin önümüzdeki dönemde güçlenmeye devam edeceğini ifade eden Ünal, bununla birlikte ülkenin yalnızca uluslararası sistem içerisinde önemli bir aktör olmasının yeterli olmayacağını savundu. Türkiye'nin yeni küresel düzenin sadece bir parçası değil, kurucu aktörlerinden biri olması gerektiğini söyleyen Ünal, bunun için toplumsal dönüşümün de önem taşıdığını belirtti.

Toplumun ahlak, adalet ve insan odaklı bir dünya anlayışını güçlendirmesi gerektiğini ifade eden Ünal, uzun vadeli hedeflere ulaşılmasının ancak güçlü bir toplumsal bilinçle mümkün olabileceğini söyledi.

"YENİ BİR ENTELEKTÜEL KESİM OLUŞUYOR"

Ünal, Türkiye'de dünyaya farklı bir perspektiften bakan yeni bir entelektüel çevrenin oluşmaya başladığını belirterek, bu yapının zamanla daha etkili hale gelmesinin önemli olduğunu ifade etti. Bu etkinin doğrudan değil, dolaylı mekanizmalarla desteklenmesinin Türkiye'nin geleceği açısından katkı sağlayacağını dile getirdi.

Ekran Görüntüsü 2026 07 12 211807

NATO ZİRVESİ ANKARA'DA HAZIRLIKLARI HIZLANDIRDI

Programda Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi de ayrıntılı şekilde değerlendirildi. Ömer Faruk Arlı, zirve öncesinde başkentte güvenlikten ulaşıma, çevre düzenlemelerinden şehir estetiğine kadar birçok alanda kapsamlı çalışmalar yapıldığını hatırlatarak, bu hazırlıkların Ankara'nın uzun süredir beklediği yatırımları hızlandırıp hızlandırmadığını sordu. Ünal ise şehirde özellikle yol altyapısına ilişkin eleştirilerin uzun süredir gündemde olduğunu belirterek, NATO Zirvesi sürecinin bu çalışmaların hız kazanmasına katkı sağladığını ifade etti.

"EN GÜÇLÜ DİPLOMATİK MESAJLARDAN BİRİ VERİLDİ"

Abdulkadir Ünal'a göre zirvenin en dikkat çekici yönlerinden biri ise resmi karşılama törenlerinde kullanılan tarihî unsurlar oldu. Ünal, mehter ve Yeniçeri temalarının tercih edilmesini Türkiye'nin tarihî kimliğine vurgu yapan sembolik bir mesaj olarak değerlendirdi. Bu tercih sayesinde Türkiye'nin geçmişiyle bağını yeniden vurguladığını savunan Ünal, söz konusu yaklaşımın uluslararası kamuoyuna yönelik önemli bir diplomatik iletişim niteliği taşıdığını söyledi.

"AYASOFYA'DAN SONRA İKİNCİ BÜYÜK MESAJ"

Programda Ayasofya'nın yeniden ibadete açılmasını da sembolik bir gelişme olarak değerlendiren Ünal, NATO Zirvesi kapsamındaki tarihî göndermelerin de benzer şekilde uluslararası kamuoyuna verilen mesajlar arasında yer aldığını dile getirdi. Bu tür sembollerin Türkiye'nin tarihî ve kültürel kimliğini öne çıkardığını ifade eden Ünal, bunların dış politika açısından da dikkat çekici unsurlar olduğunu söyledi.

"TÜRKİYE İÇİN GÜÇLÜ BİR TANITIM OLDU"

NATO Zirvesi'nin uluslararası etkilerini değerlendiren Ünal, organizasyonun Türkiye açısından önemli bir prestij çalışması olduğunu savundu. Zirve için ciddi kaynak ayrıldığının görüldüğünü belirten Ünal, buna karşılık Türkiye'nin uluslararası imajına önemli katkılar sağlandığını ifade etti.

Türkiye'nin zayıfladığı yönündeki algının yabancı kamuoyunda değişebileceğini ileri süren Ünal, Ankara'da düzenlenen 36. NATO Zirvesinin etkilerinin uzun yıllar boyunca uluslararası gündemde konuşulmaya devam edeceğini söyledi.

Kaynak: Kanal 5