Türkiye’nin başkenti Ankara, yalnızca siyasi kimliğiyle değil, binlerce yıllık tarihiyle de dikkat çekiyor. Şehrin tam merkezinde yer alan Hacı Bayram Camii ve hemen yanındaki Augustus Tapınağı, farklı medeniyetlerin aynı noktada nasıl iç içe geçtiğini gösteren en çarpıcı örneklerden biri olarak öne çıkıyor.
Bugün her gün binlerce kişinin ziyaret ettiği Hacı Bayram bölgesi, aslında yalnızca Osmanlı ya da Selçuklu dönemine ait değil. Tarihçiler ve arkeolojik araştırmalar, bölgenin geçmişinin Friglere kadar uzandığını ortaya koyuyor.
AYNI TEPEDE KİBELE KÜLTÜ VARDI
Araştırmalara göre Augustus Tapınağı’nın bulunduğu alan, Roma döneminden çok daha önce Frigler tarafından kutsal kabul ediliyordu.
Bölgede Friglerin ana tanrıçası olarak bilinen Kibele adına ibadet alanı bulunduğu değerlendiriliyor.
Tarihçiler, Ankara’nın merkezindeki bu tepede:
-
Pagan ayinleri düzenlendiğini
-
Adak törenleri yapıldığını
-
Dini ritüeller gerçekleştirildiğini
öne sürüyor.
Bu durum, aynı coğrafyanın yüzyıllar boyunca farklı inanç sistemlerine ev sahipliği yaptığını gösteriyor.
AUGUSTUS TAPINAĞI NEDİR?
Augustus Tapınağı, Roma İmparatoru Augustus adına yaptırılan en önemli antik yapılardan biri olarak kabul ediliyor.
Tapınağın en dikkat çekici özelliklerinden biri ise Roma İmparatoru Augustus’un siyasi başarılarını anlatan “Monumentum Ancyranum” yazıtlarını barındırması.
Bu nedenle yapı, dünya arkeoloji tarihi açısından da büyük önem taşıyor.
Uzmanlara göre Augustus Tapınağı, Roma döneminin Anadolu’daki en önemli siyasi ve dini merkezlerinden biriydi.
BİR YANDA CAMİ, DİĞER YANDA ANTİK TAPINAK
Bölgenin en dikkat çekici özelliği ise farklı medeniyetlere ait yapıların yan yana bulunması.
Bir tarafta Osmanlı döneminin önemli ibadet merkezlerinden biri olan Hacı Bayram Camii yükselirken, hemen yanında Roma döneminden kalan tapınak kalıntıları bulunuyor.
Bu görüntü, Ankara’nın tarih boyunca:
-
Frigler
-
Romalılar
-
Bizanslılar
-
Selçuklular
-
Osmanlılar
gibi çok sayıda medeniyete ev sahipliği yaptığını gözler önüne seriyor.
ANKARA’NIN ALTINDA TARİH YATIYOR
Uzmanlar, Ankara’nın tarihi dokusunun hâlâ tam anlamıyla ortaya çıkarılamadığını belirtiyor.
Özellikle Ulus ve Hacı Bayram çevresinde yapılan arkeolojik çalışmaların, başkentin geçmişine dair yeni sırları gün yüzüne çıkarmaya devam ettiği ifade ediliyor.
Tarihçiler, Ankara’yı “üst üste yazılmış bir medeniyetler şehri” olarak tanımlarken, aynı noktada farklı çağların izlerinin görülebilmesinin dünyada nadir rastlanan bir durum olduğuna dikkat çekiyor.
Bugün modern Ankara’nın kalbi olarak görülen bölgede, binlerce yıl önce farklı inançlara ait ritüellerin gerçekleştirilmiş olması ise başkentin bilinmeyen tarihine dair en çarpıcı ayrıntılardan biri olarak öne çıkıyor.