Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İstanbul’daki Büyük Çamlıca Camii içerisinde yer alan 1071 Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Maarifin Kalbinde Ramazan” programına katıldı. “Ramazanı Kutluyorum Okulumu Süslüyorum” ödül töreninde konuşan Tekin, eğitimde milli bilinç ve değerler eğitiminin önemine dikkat çekerken, müfredatta yapılan değişikliklere ilişkin de kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Ramazan ayı boyunca okullarda gerçekleştirilen etkinliklerde dereceye giren öğrencilere ödüllerini takdim eden Bakan Tekin, programa katılan öğrencilerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Törenin açılışında ise 9’uncu sınıf öğrencisi Emre Can Ermiş tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi.
“500 BİNDEN FAZLA ETKİNLİK DÜZENLENDİ”
Konuşmasında Ramazan ayı boyunca okullarda yapılan faaliyetlere değinen Tekin, öğrenciler, öğretmenler ve ailelere teşekkür ederek yürütülen çalışmaların eğitim açısından önemli olduğunu söyledi.

Samimiyetle yapılan işlerin bereketleneceğine inandıklarını belirten Tekin, Milli Eğitim Bakanlığı’nın temel hedeflerinden birinin çocuklara millet olma bilinci kazandırmak olduğunu ifade etti. Eğitim anlayışlarının sadece akademik başarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Tekin, insan hakları, adalet, barış ve ortak değerler temelinde bir nesil yetiştirmeyi amaçladıklarını kaydetti.
Bakan Tekin, Ramazan etkinlikleri kapsamında Türkiye genelinde 500 binden fazla faaliyet gerçekleştirildiğini belirterek, “Çocuklarımızın paylaşma, merhamet, doğruluk ve dayanışma gibi değerleri yaşayarak öğrenmesini istiyoruz” dedi.
MÜFREDATTA DİKKAT ÇEKEN DEĞİŞİKLİKLER
Konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri ise Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında müfredatta yapılan kavramsal değişiklikler oldu. Tarih ve coğrafya derslerinde kullanılan bazı kavramların yeniden değerlendirildiğini söyleyen Tekin, “Haçlı Seferleri” ifadesinin yerine “Haçlı Saldırıları” kavramının kullanılacağını açıkladı. Tekin, mevcut ifadenin olayların gerçek niteliğini tam olarak yansıtmadığını savundu.

Aynı şekilde “Coğrafi Keşifler” kavramının da eleştirilmesi gerektiğini ifade eden Tekin, bu sürecin aslında sömürgeciliğin başlangıcı olduğunu dile getirdi. “Orta Asya” kavramının yerine “Türkistan” ifadesinin bilimsel açıdan daha doğru olduğunu belirten Bakan Tekin, eğitim dilinde kullanılan kavramların toplumların zihinsel dünyasını şekillendirdiğini söyledi.
Tekin ayrıca Lozan Antlaşması döneminde “Ege Denizi” ifadesinin kullanılmadığını, denizin tarihsel olarak “Adalar Denizi” şeklinde adlandırıldığını belirterek, kavramların milli bilinç üzerindeki etkisine dikkat çekti.
“MİLLİ ŞUUR HER ZAMAN CANLI TUTULMALI”
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin temelinde milli bilinç, adalet ve insan hakları anlayışının bulunduğunu söyleyen Tekin, özellikle genç nesillerin tarihsel ve toplumsal farkındalıkla yetiştirilmesinin önem taşıdığını ifade etti.
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının başlamasının ardından okullarda çeşitli farkındalık çalışmaları yapıldığını belirten Tekin, eğitim kurumlarında “Çanakkale’den Gazze’ye Vatan Savunması” temasıyla etkinlikler düzenlediklerini anlattı. Tekin, “Dünyada barışı, adaleti ve insan haklarını savunan bireyler yetiştirmek istiyoruz. Bu anlayışı çocuklarımıza eğitim yoluyla kazandırmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

Bahar döneminin başlangıcında okullarda bayrak sevgisini öne çıkaran etkinlikler gerçekleştirdiklerini de ifade eden Tekin, milli birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. “Emperyal güçlerin gözü kulağı bizim üstümüzde” diyen Tekin, Türkiye’nin milli bilincini diri tutmasının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Bizim milli şuurumuz, milli bilincimiz her daim zinde olmalı. Bunun için tarihimize, kültürümüze ve değerlerimize sahip çıkmamız gerekiyor.”
RAMAZAN ETKİNLİKLERİNE YÖNELİK ELEŞTİRİLERE DE YANIT VERDİ
Bakan Tekin konuşmasında, Ramazan ayı etkinliklerine yönelik eleştirilere de değindi. Yapılan faaliyetlerin isteğe bağlı olduğunu ve öğrencilerin mahremiyetine saygı gösterildiğini ifade eden Tekin, bazı çevrelerin etkinlikleri hedef aldığını söyledi. Etkinliklerin “Talibanizm” ya da farklı siyasi söylemlerle ilişkilendirilmesine tepki gösteren Tekin, buna rağmen öğretmenler, aileler ve sivil toplum kuruluşlarının destek verdiğini belirtti.
Tekin, “Sizin öğretmenlerinizle, ailelerinizle ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte gerçekleştirdiğiniz etkinlikler bizim için çok büyük anlam taşıyor” diyerek programa katkı sunanlara teşekkür etti.