Ankara Kocatepe Camii Vaizi Adnan Üstün, Cuma vaazında Mescid-i Aksa’nın ibadete kapalı tutulmasına tepki göstererek, “mütekabiliyet” vurgusu üzerinden dikkat çeken ifadeler kullandı.
“MÜTEKABİLİYET UYGULANMALI” ÇAĞRISI
Vaazında uluslararası hukukta yer alan “karşılıklılık” ilkesine dikkat çeken Üstün, İslam dünyasındaki yöneticilere seslendi. Mescid-i Aksa’da ibadetin kısıtlanmasına karşılık verilmesi gerektiğini savunan Üstün, “Siz Mescid-i Aksa’da ezanı yasaklarsanız, ibadeti açmazsanız, bizler de kendi ülkemizde bazı ibadet yerlerini açmayız dememiz gerekir” ifadelerini kullandı.

“BASKI UYGULANMALI”
Üstün konuşmasında, uluslararası gelişmelere de atıfta bulunarak, baskı mekanizmalarının devreye sokulması gerektiğini dile getirdi. Hürmüz Boğazı üzerinden yaşanan gelişmeleri örnek gösteren Üstün, “İşte görüyorsunuz. Birkaç gündür Hürmüz Boğazı kapalı. Adamlar nasıl çırpınıyorlar, nasıl deleriz bu ambargoyu?” diyerek Mescid-i Aksa için de mütekabiliyet uygulanmalı çağrısında bulundu.
MÜTEKABİLİYETİN SINIRLARI NE?
Üstün’ün konuşmasında sıkça vurguladığı “mütekabiliyet” ilkesi, İslam hukukunda da karşılığı olan bir kavram olarak biliniyor. Bu ilke, genel anlamda yapılan bir uygulamaya benzeriyle karşılık verilmesini ifade ediyor.
MESCİD-İ AKSA BİR AYDAN UZUN SÜREDİR KAPALI
Tartışmaların merkezinde yer alan Mescid-i Aksa’nın 28 Şubat 2026’dan bu yana ibadete kapalı tutulması, İslam dünyasında tepkilere yol açıyor. Müslümanların ilk kıblesi olan kutsal mekânda, Ramazan ayı boyunca ibadetlerin yapılamaması dikkat çekti.
Teravih ve itikaf ibadetlerinin gerçekleştirilemediği süreçte, 20 Mart 2026’daki Ramazan Bayramı’nda da bayram namazı Aksa’da kılınamadı. Yaklaşık 59 yıl sonra ilk kez bayram namazının cami dışında eda edilmesi, yaşanan durumun boyutunu gözler önüne serdi.
İsrail yönetimi, Mescid-i Aksa’nın kapatılmasını “olağanüstü hal” kapsamında alınmış bir güvenlik tedbiri olarak açıkladı. ABD ile birlikte İran’a yönelik başlatılan askeri operasyonların ardından Kudüs’te güvenlik riskinin arttığını savunan yetkililer, kutsal alanlara girişlerin bu nedenle sınırlandırıldığını belirtti.