Yunanistan merkezli Topontiki gazetesi, Türkiye ile Yunanistan arasında 30 yılı aşkın süredir devam eden Ege Denizi anlaşmazlıklarını mercek altına alan kapsamlı bir analiz yayımladı. "Türklerin Ege'de İHA'larla uyguladığı yıpratma savaşı nasıl yürütülüyor?" başlıklı haberde, Türkiye'nin Ege'de geleneksel askeri yaklaşımını değiştirerek farklı bir operasyonel doktrin uygulamaya başladığı öne sürüldü.

Gazete, uzun yıllar boyunca Ege'deki gerilimin savaş uçaklarının karşılıklı müdahaleleri, it dalaşları, Atina FIR hattı ve ulusal hava sahası ihlalleriyle özdeşleştiğini belirterek, son dönemde bu tablonun önemli ölçüde değişmeye başladığını savundu. Haberde, "Yumuşak sular" döneminin ardından son birkaç hafta dışında ihlaller ve suistimallerin belirgin biçimde azaldığı ifade edilerek, Ege'de yeni bir güvenlik denklemine geçildiği iddia edildi.

"TÜRKİYE EGE'DE STRATEJİ DEĞİŞTİRİYOR" İDDİASI

Topontiki'nin analizine göre Türkiye, insanlı savaş uçaklarıyla hava gücünü göstermeye dayalı yaklaşım yerine, insansız hava araçları, gözetleme uçakları ve elektronik keşif platformlarıyla Ege'de sürekli varlık göstermeyi tercih ediyor. Yunan basını, bu değişimin Atina'daki askeri çevrelerde dikkatle takip edildiğini ve Yunanistan Genelkurmay Başkanlığı'nın yeni gelişmelerden endişe duyduğunu öne sürdü.

Haberde, Ankara'nın Ege'de artık günlük hava üstünlüğünü kanıtlama amacıyla hareket etmediği, bunun yerine uzun vadeli bilgi toplama ve gözetleme faaliyetlerine dayalı daha karmaşık bir strateji geliştirdiği iddia edildi.

Ekran Görüntüsü 2026 06 19 234957

"TÜRKİYE SON 15 YILDIR SİSTEMATİK BİR MİMARİ OLUŞTURUYOR"

Yunan gazetesi, Türkiye'nin son 15 yıldır çok katmanlı bir İstihbarat, Gözetim ve Keşif (İSG) mimarisi kurmak için sistematik yatırımlar yaptığını ileri sürdü. Analizde, Bayraktar TB2, ANKA-B, ANKA-S ve Aksungur insansız hava araçlarının artık günlük gözetleme faaliyetlerinin önemli unsurları haline geldiği belirtilirken, CN-235 ve ATR-72 deniz işbirliği uçaklarının da uzun menzilli ve geniş kapsamlı kabiliyetleriyle bu sistemi tamamladığı ifade edildi. Atina basını, bu platformların birlikte çalışarak Ege üzerinde kesintisiz bir gözetim ağı oluşturduğunu ve büyük miktarda veri toplama kapasitesi sağladığını savundu.

"TÜRK İHA'LARI YUNAN SAVUNMA SİSTEMİNİN VERİLERİNİ TOPLUYOR"

Haberde, Türk İHA'ları ve gözetleme uçaklarının sensörlerinin Yunanistan Deniz Kuvvetleri birimlerinin hareketlerini, hava üslerindeki faaliyetleri, radar emisyonlarını, iletişim modellerini ve Yunan savunma sistemine ilişkin kapsamlı bir resim oluşturabilecek bilgileri kaydettiği iddia edildi. Topontiki, bu faaliyetlerin büyük bölümünün Yunan hava üstünlüğüne doğrudan meydan okumak amacıyla yapılmadığını, asıl hedefin sistematik veri toplama olduğunu öne sürdü.

"TÜRKİYE YUNAN HAVA SAVUNMASININ VURUCU ZİNCİRİNİ HARİTALANDIRMAYA ÇALIŞIYOR"

Yunan gazetesinin en dikkat çekici değerlendirmelerinden biri ise Türkiye'nin Yunan hava savunma sisteminin işleyişini analiz etmeye çalıştığı yönündeki iddia oldu. Haberde şu ifadelere yer verildi:

"Modern askeri teori açısından bakıldığında, Türkiye, Yunan hava savunmasının 'vurucu zincirini' haritalandırmaya çalışıyor. Yani, Türkiye tehditlerin radar ekranındaki ilk izden savaş uçağının kalkışına kadar nasıl tespit edildiğini, değerlendirildiğini ve etkisiz hale getirildiğini anlamaya çalışıyor."

Gazete, Türk İHA'larının yürüttüğü gözetleme faaliyetlerinin Yunan savunma sisteminin çalışma yöntemlerinin çözümlenmesine yönelik bir bilgi toplama süreci olarak değerlendirildiğini aktardı.

Ekran Görüntüsü 2026 06 19 234920

"EGE'DE ASİMETRİ AÇIKÇA GÖRÜLÜYOR"

Topontiki, Türkiye'nin Ege'deki faaliyetlerinin yalnızca bilgi toplama amacı taşımadığını, aynı zamanda Yunanistan'a ekonomik ve operasyonel maliyet yüklediğini de öne sürdü. Haberde, "Ege Denizi örneğinde asimetri açıkça görülmektedir" denilerek, insansız sistemlerin düşük maliyetle uzun süre görev yapabilmesinin Türkiye'ye önemli avantajlar sağladığı iddia edildi. İHA'ların savaş uçaklarının aksine saatlerce havada kalabildiği, daha düşük işletme maliyetleriyle çalıştığı ve insan mürettebatını riske atmadan geniş çaplı istihbarat toplayabildiği vurgulandı.

"ANKARA DAHA KARMAŞIK BİR ŞEY DENİYOR"

Yunan gazetesi, Türkiye'nin artık her gün Yunan savaş uçaklarıyla havada karşı karşıya gelerek üstünlük göstermeye çalışmadığını savunarak şu değerlendirmeyi yaptı:

"Ankara bunun yerine, daha karmaşık bir şey deniyor: sürekli gözetim, kesintisiz bilgi toplama ve kademeli ekonomik bozulma rejimi oluşturmak."

Analizde, Ege'deki yeni rekabetin yalnızca savaş uçakları ve pilotlar arasında yaşanmadığı, teknolojik kapasite, veri toplama, sensörler, algoritmalar ve bilgi ağlarının giderek daha belirleyici hale geldiği ifade edildi.

"EGE SAVAŞI ARTIK SENSÖRLER VE ALGORİTMALAR ARASINDA"

Haberde son olarak, Türkiye'nin Mavi Vatan Kanunu'na atıfta bulunularak, Ege'de gelecekte yaşanacak rekabetin niteliğinin değiştiği öne sürüldü. Topontiki, "Ege Savaşı"nın artık yalnızca pilotlar arasında değil, sensörler, algoritmalar, bilgi ağları ve ölçek ekonomileri arasında yaşanacağını savunarak, yeni dönemde asıl sorunun birkaç dakikalık hava üstünlüğü değil, uzun soluklu stratejik rekabetin yıpratıcı etkilerine hangi tarafın daha dayanıklı olacağı olduğunu ileri sürdü.

Kaynak: Haber Merkezi