Tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarında yatırımcıların alacaklarının nasıl hesaplanacağı ve fon varlıklarının nasıl geri kazanılacağına ilişkin yeni bir dönem başlıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda kabul edilen kanun teklifiyle, belirli yatırım fonlarının tasfiye sürecine ve yatırımcılara yapılacak ödemelere ilişkin esaslar düzenlendi.
22 Ekim 2026 tarihli gelişmeye göre düzenleme, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve kanunun yayımlandığı tarihte tasfiyesi tamamlanmamış fonları kapsıyor.
Kanunla, söz konusu fonların tasfiyesinin adil, şeffaf ve etkin biçimde yürütülmesi, fon mal varlığından hukuka aykırı şekilde çıkarılan değerlerin geri kazanılması ve oluşan zararların sorumlulardan tahsil edilmesi amaçlanıyor. Geri kazanılan tutarların fon pay sahiplerine aktarılmasına ilişkin süreç de düzenleme kapsamına alınıyor.
Yatırımcılara 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme yapılabilecek
Kanunun dikkat çeken hükümlerinden biri, yatırımcılara tasfiye süreci tamamlanmadan ara ödeme yapılabilmesine ilişkin düzenleme oldu.
Buna göre, SPK tarafından belirlenen fonlarda net yatırım tutarı 1 milyon TL’nin altında olan yatırımcılara net yatırım tutarları kadar ara ödeme yapılabilecek. Net yatırım tutarı 1 milyon TL veya üzerinde olan yatırımcılar içinse ara ödeme üst sınırı 1 milyon TL olacak.
Ancak yapılacak ara ödeme, ilgili yatırımcının hesabındaki fon katılma paylarının toplam değerini aşamayacak. Bu hesaplamada, para piyasası niteliğindeki fonlar için ayrı bir uygulama öngörülüyor.
Ara ödemeler, yatırımcıların tasfiye sonunda alacakları tutarlardan mahsup edilecek. Ara ödeme yapılması sırasında yatırımcının fon katılma payları iade edilmeyecek; payların iadesi nihai tasfiye ödemesi sırasında gerçekleştirilecek.
Ödemeler nasıl hesaplanacak?
Düzenlemeye göre yatırımcıların net yatırım tutarları, fona fiilen yaptıkları nakit girişleri ve fondan aldıkları nakit çıkışları dikkate alınarak hesaplanacak.
Hesaplamada, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki (Yİ-ÜFE) değişim oranlarının aritmetik ortalaması esas alınacak. Endeksleme işlemi, ilgili giriş ve çıkışların tarihleri dikkate alınarak yapılacak.
Hesaplamalar Merkezi Kayıt Kuruluşu AŞ (MKK) tarafından gerçekleştirilecek. Böylece yatırımcıların fona yatırdığı ve fondan çektiği tutarlar, düzenlemede belirtilen yöntem doğrultusunda değerlendirilerek net yatırım tutarı belirlenecek.
Tasfiye sonucunda elde edilen dağıtılabilir nakdin, hesaplanan yatırımcı alacaklarının veya ara ödemelerin tamamını karşılamaya yetmemesi durumunda SPK, ödemelerin nasıl yapılacağına ilişkin karar alabilecek. Bu kapsamda net yatırım tutarı en düşük olan yatırımcıdan başlanarak ödeme yapılması veya tüm yatırımcılar için asgari bir ara ödeme tutarı belirlenmesi mümkün olacak.
Yapılacak ödemeler, düzenlemede belirlenen sınırları ve yatırımcıların hesaplanan haklarını aşamayacak.
Tasfiye sürecini SPK denetleyecek
Kanunla, tasfiyesine karar verilen fonların tasfiye işlemlerinin SPK’nın gözetim ve denetiminde yürütülmesi hükme bağlandı. Süreç, tasfiye ile görevlendirilen kuruluşlar tarafından gerçekleştirilecek.
SPK; fon varlıklarının tespit edilmesi ve nakde çevrilmesi, değerleme yöntemleri, fon pay sahiplerinin belirlenmesi, ara ve nihai ödemeler ile dağıtım sırasına ilişkin usul ve esasları belirleyebilecek.
Tasfiye işlemlerini yürüten kuruluşların, yatırımcıların menfaatlerini ve fon varlıklarının korunmasını gözeterek mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesi için gerekli özeni göstermesi gerekecek.
Düzenlemede ayrıca, fon varlıklarının satışı sırasında piyasa koşulları ve ilgili varlıkların gerçek değerleri dikkate alınarak farklı satış yöntemlerinin kullanılabilmesine ilişkin hükümler de yer aldı.
Fon varlıklarından çıkarılan değerler geri alınabilecek
Kanunun önemli başlıklarından biri de fonların mal varlığından hukuka aykırı biçimde çıkarılan değerlerin geri kazanılması oldu.
Düzenlemede, mevzuata aykırı işlemlerle veya şeklen mevzuata uygun görünse bile fonun menfaatine yönelik gerçek bir ekonomik amacı bulunmayan işlemlerle fon varlığından aktarılan para, sermaye piyasası aracı, mal, hak ve alacaklar ele alınıyor.
Bu tür işlemler sonucunda fonun zarara veya kayba uğratılması durumunda, öncelikli sorumluluk fonun kurucusu veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketine ait olacak.
Zararın portföy yönetim şirketinden tamamen ya da kısmen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin açıkça anlaşılması durumunda, SPK tarafından sorumlu olduğu belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile bu kişilerle birlikte hareket ettiği tespit edilenler şahsen sorumlu tutulabilecek.
Kişilerin görevlerinden ayrılmış olması da görev yaptıkları veya yönetim ve kontrolü ellerinde bulundurdukları dönemde gerçekleşen işlem ve kararlardan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacak.

El konulan mal varlıkları da geri kazanım kapsamına alınacak
Kanun, ilgili fonlarla bağlantılı fiiller nedeniyle yürütülen soruşturmalarda mal varlığı değerlerine el konulabilmesine ilişkin hükümler de içeriyor.
Fona doğrudan iadesi hukuken mümkün olan para ve sermaye piyasası araçlarının, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri çerçevesinde ilgili fona veya geri kazanım hesabına iade edilmesine karar verilebilecek.
Doğrudan fona devredilemeyen gayrimenkul gibi diğer mal varlığı değerleri bakımından ise Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) kayyum olarak atanabilmesi ve ilgili yetkiler çerçevesinde bu varlıkların dava sonucu beklenmeden satılabilmesi veya tasfiye edilebilmesi öngörülüyor.
Yargılama sonucunda müsaderesine karar verilen ve fon mal varlığından çıktığı ya da fon zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenen değerler, Hazine’ye gelir kaydedilmeden ilgili yatırım fonuna aktarılabilecek. Fonun tasfiyesi tamamlanmışsa tutarlar geri kazanım hesabına yönlendirilecek.
Geri kazanılan para yatırımcılara nasıl aktarılacak?
Kanuna göre geri kazanılan tutarlar, TMSF bünyesinde her bir fon için ayrı alt hesaplarda izlenecek. Bu hesaplarda biriken paralar TMSF’nin kendi mal varlığından ayrı tutulacak ve yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ile fon pay sahiplerine yapılacak ödemelerde kullanılabilecek.
Söz konusu tutarlar başka bir amaçla kullanılamayacak, teminat gösterilemeyecek ve kamu alacakları için dahi haczedilemeyecek.
Zorunlu masraflar düşüldükten sonra kalan tutarlar, tasfiye sürecinin durumuna göre tasfiye ile görevli kuruluşa veya Yatırımcı Tazmin Merkezi’ne (YTM) aktarılacak. Yatırımcılara yapılacak ödemeler, sahip oldukları katılma payları oranında gerçekleştirilecek.
Bir yatırımcıya yapılacak ödemenin, işlem ve aktarım maliyetleri dikkate alınarak SPK tarafından belirlenen asgari tutarın altında kalması durumunda para yatırımcı adına izlenecek. Bir sonraki dağıtımlarda hak kazanılan tutarlarla birleştirilecek ve toplam tutar asgari ödeme sınırına ulaştığında ödeme yapılacak.
Her yatırım fonu için genel bir tasfiye sistemi oluşturulmayacak
Kanunda, düzenlemenin kapsamına ilişkin sınırlama da yer aldı. Buna göre hükümler, belirtilen fonlar dışındaki diğer yatırım fonları için genel veya sürekli bir tasfiye ve sorumluluk rejimi oluşturmayacak.
Ayrıca tasfiye sürecinde elde edilen tutarlardan zorunlu yönetim ve tasfiye giderleri düşülecek. Tasfiye tamamlandıktan sonra tahsil edilen tutarlar ise mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde geri kazanım hesabına aktarılacak.
Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar SPK tarafından belirlenecek. TMSF’nin görev alanına giren konularda ise kurumun görüşü alınacak.
TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan düzenlemeyle, belirli yatırım fonlarının tasfiye işlemlerinin yürütülmesi, fon varlıklarının geri kazanılması ve yatırımcılara yapılacak ara ve nihai ödemelerin esasları belirlenmiş oldu.







