Cumhuriyet Halk Partisi’nde son haftalarda derinleşen yönetim krizi, bugün yaşanan toplu istifalarla birlikte yeni bir aşamaya geçti. Mutlak butlan kararı, ihraç tartışmaları, olağanüstü kurultay çağrıları ve yeni parti iddialarıyla sarsılan CHP’de bu kez Özgür Özel’e yakın 28 Parti Meclisi üyesi görevlerinden istifa etti.
Saat 13.00’te yapılacak kritik Parti Meclisi toplantısı öncesi gelen istifalar Ankara kulislerinde adeta deprem etkisi yarattı. İstifaların ardından gözler hem CHP Genel Merkezi’ne hem de Kemal Kılıçdaroğlu cephesinden gelecek açıklamalara çevrildi.

ÖZGÜR ÖZEL CEPHESİ: “KURULTAY ARTIK ZORUNLU”
Özgür Özel’e yakın isimler, toplu istifalarla birlikte CHP Tüzüğü’nün 24. maddesinin devreye girdiğini ve partinin olağanüstü kurultaya gitmesinin artık zorunlu hale geldiğini savunuyor.
Parti Meclisi’nin mevcut yapısıyla görevine devam edemeyeceğini öne süren isimler, yönetimin meşruiyet tartışmasının daha da büyüdüğünü ifade ediyor.
Özgür Özel yönetimine yakın isimlerden CHP Grup Başkanvekili Zeynel Emre’nin yaptığı açıklama ise tartışmaları daha da alevlendirdi.
Emre, “Bu saatten sonra kurultayın toplanmaması suçtur” ifadelerini kullanarak mevcut yönetimin olağanüstü kurultay dışında bir seçeneğinin kalmadığını savundu.
KILIÇDAROĞLU CEPHESİNDEN DİKKAT ÇEKEN YANIT
Özel cephesinin açıklamalarının ardından Kemal Kılıçdaroğlu kanadından da ilk resmi değerlendirme geldi.
CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Parti Meclisi’nin istifalara rağmen çalışmalarını sürdüreceğini belirterek, “Parti Meclisi istifalara rağmen yine de toplanacak” dedi.
Sarı’nın açıklaması, iki kanat arasındaki görüş ayrılığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Kılıçdaroğlu cephesi, istifaların doğrudan olağanüstü kurultay sonucunu doğurmadığını savunurken, Özel’e yakın isimler ise tüzüğün açık olduğunu ve kurultay sürecinin başlaması gerektiğini öne sürüyor.
CHP Tüzüğü’nde yer alan 24/3 maddesi ise tartışmaların merkezinde bulunuyor.

TÜZÜKTE NE YAZIYOR?
CHP Tüzüğü’nün 24/3 maddesine göre Parti Meclisi’nde boşalan üyeliklerin öncelikle yedek üyelerle doldurulması gerekiyor.
Yedek üyelerin çağrılmasına rağmen üye sayısının tam sayının üçte ikisinin altına düşmesi halinde ise Genel Başkan’ın 45 gün içinde kurultayı toplantıya çağırması öngörülüyor.
Özel cephesi, mevcut tabloyla birlikte kurultay sürecinin fiilen başladığını savunurken, Kılıçdaroğlu kanadı ise öncelikle yedek üyelerin devreye alınacağını ve PM’nin çalışmalarına devam edeceğini belirtiyor.
MERKEZ YÖNETİM KURULU TARTIŞMASI
Parti içindeki kriz yalnızca Parti Meclisi ile sınırlı kalmadı.
İstifaların ardından Merkez Yönetim Kurulu’nun durumu da tartışma konusu haline geldi.
Özgür Özel’e yakın isimler, Parti Meclisi’ndeki sayı düşüşü nedeniyle PM içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu’nun da düştüğünü öne sürüyor.
Kılıçdaroğlu cephesi ise MYK’nın görevine devam edeceği görüşünde.
CHP kulislerinde bugün yapılacak toplantının ardından yeni disiplin süreçleri, yeni istifalar ve yeni siyasi hamlelerin gündeme gelebileceği konuşuluyor.
OLAĞANÜSTÜ KURULTAY İDDİALARI GÜÇLENDİ
Son dönemde CHP’de olağanüstü kurultay için imza toplandığı yönündeki iddialar Ankara siyasetinin en sıcak başlıklarından biri haline gelmişti.
Özgür Özel’e yakın delegelerin kurultay için yoğun çalışma yürüttüğü öne sürülürken, toplu istifaların bu süreci hızlandırmak amacıyla gerçekleştirildiği değerlendiriliyor.
Parti içinde bazı isimler çözümün yeniden kurultaya gitmek olduğunu savunurken, bazı kanatlar ise yargı sürecinin sonucunun beklenmesi gerektiğini düşünüyor.
YENİ PARTİ SENARYOLARI KULİSLERİ HAREKETLENDİRDİ
CHP’de yaşanan krizle birlikte kulislerde yeni parti senaryoları da konuşulmaya başlandı.
Siyasi çevrelerde, sürecin uzaması veya olağanüstü kurultay ihtimalinin ortadan kalkması halinde Özgür Özel’e destek veren bazı milletvekilleri, belediye başkanları ve parti yöneticilerinin yeni bir siyasi oluşuma yönelebileceği iddiaları dillendiriliyor.
Her ne kadar resmi bir açıklama yapılmasa da, parti içerisindeki sert ayrışma bu senaryoların daha yüksek sesle konuşulmasına neden oluyor.
GÖZLER KRİTİK TOPLANTIDA
CHP’de bugün yapılacak Parti Meclisi toplantısının yalnızca mevcut yönetim krizini değil, partinin geleceğini de şekillendirecek kritik bir dönemeç olduğu değerlendiriliyor.
Mutlak butlan kararıyla başlayan süreç, ihraçlar, olağanüstü kurultay çağrıları, yeni parti iddiaları ve son olarak toplu istifalarla birlikte CHP tarihinin en sert iç mücadelelerinden birine dönüşmüş durumda.
Toplantıdan çıkacak kararların hem CHP yönetimi hem de muhalefetin geleceği açısından belirleyici olabileceği ifade ediliyor.



