Türkçenin tarih boyunca milletin birlik ve beraberliğini sağlayan en önemli değerlerden biri olduğunu belirten Öztürk, “Dil; toplumu millet yapan, insanların birbiriyle iletişim kurmasını sağlayan ve toplumu bir arada tutan en önemli unsurlardan biridir. Toprak, millet, bayrak, marş, tarih ve dil; bir ülkeyi oluşturan temel değerlerdir” dedi.

Türkçenin 13 Mayıs 1277 tarihinde Karamanoğlu Mehmet Bey’in fermanıyla resmi dil ilan edildiğini hatırlatan Öztürk, “749 yıllık resmi dil geçmişimiz kutlu olsun” ifadelerini kullandı.
Açıklamasında gelişmiş ülkelerin kendi dillerine verdiği öneme dikkat çeken Öztürk, birçok ülkenin uluslararası alanda kendi dilini yaygınlaştırmak için çalışmalar yürüttüğünü söyledi. Turistik bölgelerde ve resmi alanlarda öncelikle kendi dillerinin kullanıldığını belirten Öztürk, Türkçenin uluslararası platformlarda yeterince temsil edilmediğini ifade etti.
Türk devletleri ve Türk topluluklarının geniş bir coğrafyaya yayıldığını kaydeden Öztürk, Türk milletinin tarih boyunca farklı kültürlere ve dillere hoşgörüyle yaklaştığını dile getirdi. Buna karşın birçok ülkenin kendi dilini korumak adına ciddi politikalar uyguladığını belirten Öztürk, dilin toplumları bir arada tutan güçlü bir bağ olduğunu vurguladı.
Türkçenin köklü geçmişine de değinen Öztürk, Göktürk Yazıtları, Divan-ı Lugati’t-Türk, Dede Korkut Hikâyeleri, Kutadgu Bilig ve Atabetü’l Hakayık gibi eserlerin Türk dilinin tarihsel zenginliğini ortaya koyduğunu söyledi.

Öztürk ayrıca Göbeklitepe ve Karahantepe gibi tarihi alanların insanlık tarihi açısından önemine işaret ederek, Mustafa Kemal Atatürk döneminde Mu kıtası ve Maya dili üzerine yapılan araştırmalara da değindi. Atatürk’ün, Türk dili ve tarihi üzerine yapılan çalışmaları yakından takip ettiğini ifade eden Öztürk, Tahsin Mayatepek’in Meksika’da yaptığı araştırmaların Türkçe ile Maya dili arasındaki benzerlikleri incelemeye yönelik olduğunu söyledi.
Türkçenin çok eski bir geçmişe sahip olduğunu ifade eden Ebru Öztürk, “Dilimizin değerini bilmek, Türkçeyi korumak, geliştirmek ve gelecek nesillere doğru şekilde aktarmak hepimizin sorumluluğudur” dedi.


