ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran’a yönelik devam eden askeri operasyonlara ilişkin yaptığı açıklamada sürecin uzun soluklu olmayacağını söyledi. Washington yönetiminin planlamasına göre çatışmaların aylarca sürmeyeceğini ifade eden Rubio, “Burada söz konusu olan aylar değil, haftalar” diyerek operasyonların kısa sürede sonuçlanabileceğine işaret etti.
“KARA BİRLİKLERİNE GEREK YOK”
ABD yönetiminin stratejisine dair ipuçları veren Rubio, İran’daki hedeflere ulaşmak için kara birliklerinin sahaya sürülmesine ihtiyaç duyulmayacağını vurguladı. Açıklama, operasyonların daha çok hava ve teknolojik kapasiteye dayalı yürütüldüğünü ortaya koyarken, Washington’un doğrudan kara savaşı riskinden kaçınmak istediğini gösterdi. Rubio ayrıca, operasyonların “uzun süreli bir çatışmaya dönüşmeyeceği” konusunda net bir duruş sergiledi.
2 İLA 4 HAFTALIK SÜRE VURGUSU
ABD basınına yansıyan bilgilere göre, Rubio’nun G7 Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda yaptığı değerlendirmede operasyonların 2 ila 4 hafta daha sürebileceğini ifade ettiği öne sürüldü. Bu süre zarfında sahadaki askeri hareketliliğin devam edeceği, ancak nihai hedeflere ulaşılmasının ardından sürecin sonlandırılmasının planlandığı belirtiliyor. Toplantıda ayrıca bölgeye yeni ABD askerlerinin sevk edildiği ve olası senaryoların masada olduğu da dile getirildi.
DİPLOMASİ KANALLARI AÇIK TUTULUYOR
Rubio’nun açıklamalarında dikkat çeken bir diğer başlık ise diplomasi oldu. ABD’nin İran ile doğrudan olmasa da aracılar üzerinden iletişimini sürdürdüğü ifade edildi. Washington yönetiminin, Tahran’dan gelen mesaj ve işaretleri yakından takip ettiği belirtilirken, tarafların müzakereye yaklaşabileceği sinyali verildi. Rubio, İran’da karar alma mekanizmasının net olmadığına dikkat çekerek, bazı yetkililerin güvenlik endişeleri nedeniyle doğrudan temas kurmaktan kaçındığını iddia etti.
NÜKLEER ENDİŞE VURGUSU
Açıklamasında İran’ın eylemlerine sert sözlerle değinen Rubio, mevcut saldırıların hedeflerini genişlettiğini ve bunun uluslararası güvenlik açısından risk oluşturduğunu savundu. Özellikle nükleer silah ihtimali üzerinden yapılan değerlendirmeler, ABD’nin bu süreci yalnızca bölgesel değil küresel bir güvenlik meselesi olarak gördüğünü ortaya koydu.





