Kararla birlikte Suriye’nin bu statüden kaynaklanan önemli yaptırım ve kısıtlamalarla karşı karşıya kalmasına neden olan süreçte yeni bir aşamaya geçildi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, kararın Suriye’nin uluslararası ekonomiye yeniden entegre olmasının önündeki önemli engellerden birini kaldıracağını belirtti.
47 YILLIK STATÜ SONA ERDİ
ABD, Suriye’yi 1979 yılında “teröre destek veren ülkeler” listesine dahil etmişti. Böylece Şam yönetimi yaklaşık 47 yıl boyunca Washington’ın söz konusu sınıflandırmasının beraberinde getirdiği ekonomik ve diplomatik kısıtlamalarla karşı karşıya kaldı.
24 Ağustos 2026 itibarıyla alınan son kararla Suriye’nin bu statüsü resmen kaldırıldı. ABD Dışişleri Bakanlığı, zorunlu 45 günlük Kongre bildirim ve inceleme sürecinin tamamlanmasının ardından kararın yürürlüğe girdiğini açıkladı.
ABD Hazine Bakanlığı da Suriye’nin artık “Terör Listesindeki Hükümetlere Yönelik Yaptırımlar Yönetmeliği” kapsamında uygulanan söz konusu yasaklara tabi olmadığını bildirdi.

HTŞ KONUSUNDA DA DİKKAT ÇEKEN ADIM
Washington’ın kararı yalnızca Suriye devletinin statüsünün kaldırılmasıyla sınırlı kalmadı.
ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), Heyet Tahrir Şam’ın (HTŞ) “Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar ve Engellenen Kişiler” listesindeki kaydını kaldırdı. ABD Dışişleri Bakanlığı da HTŞ’nin “Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terörist” (SDGT) statüsünün kaldırıldığını duyurdu.
Bu gelişme, Esad yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinin ardından Suriye’de yaşanan siyasi dönüşümün Washington tarafından desteklenmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
RUBİO: ÖZEL SEKTÖR YATIRIMLARININ ÖNÜNDEKİ ÖNEMLİ ENGEL KALKTI
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, kararın ardından yaptığı açıklamada Washington’ın son bir yılda Suriye’ye yönelik yaptırımların hafifletilmesi amacıyla önemli adımlar attığını belirtti.
Rubio, Suriye’nin “Terörü Destekleyen Ülke” statüsünün ve HTŞ’nin söz konusu terör tanımlamasının kaldırılmasının, özel sektör yatırımlarının Suriye’ye yönelmesinin önündeki önemli engelleri ortadan kaldıracağını ifade etti. ABD yönetimi, söz konusu adımların Suriye’nin ekonomik toparlanmasına ve küresel ekonomiye yeniden entegre olmasına katkı sağlayacağını savunuyor.
Washington’ın yaklaşımında, Suriye yönetiminin uluslararası terör faaliyetlerinden uzaklaşma yönünde attığı adımlar ve verdiği taahhütler de etkili oldu.

TRUMP YÖNETİMİNDEN ŞAM’A YENİ DÖNEM MESAJI
ABD’nin kararı, Başkan Donald Trump’ın Suriye politikasındaki değişimin önemli göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Washington, Esad yönetiminin sona ermesinin ardından Şam’la ilişkilerinde önceki döneme kıyasla daha farklı bir politika izlemeye başladı. Suriye’ye yönelik yaptırımların gevşetilmesi ve ekonomik ilişkilerin önünün açılması yönündeki adımlar, yeni dönemin temel başlıkları arasında yer aldı.
Reuters’ın değerlendirmesine göre son karar, Suriye’nin küresel finans sistemine yeniden dahil olması ve savaş sonrası yeniden yapılanma için yabancı yatırım çekmesi açısından önemli bir engeli ortadan kaldırabilir.
SURİYE’DEN İLK AÇIKLAMA: “TARİHİ GELİŞME”
Şam yönetimi de ABD’nin kararını memnuniyetle karşıladı.
Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani, kararın ardından yaptığı açıklamada ülkenin 47 yıl boyunca “teröre destek veren ülkeler” şeklinde sınıflandırılmasının eski rejimin politikalarıyla bağlantılı olduğunu belirtti.
Şeybani, Suriye’nin söz konusu sınıflandırmadan çıkarılmasını “tarihi bir gelişme” olarak nitelendirirken, ülkenin uluslararası izolasyonun izlerini ortadan kaldırmaya devam edeceğini ifade etti. Suriye Dışişleri Bakanı ayrıca ABD Başkanı Donald Trump, Marco Rubio ve ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack’a teşekkür etti.
ABD’NİN LİSTESİNDE ARTIK ÜÇ ÜLKE KALDI
Suriye’nin çıkarılmasıyla birlikte ABD’nin “teröre destek veren ülkeler” listesinde İran, Küba ve Kuzey Kore kaldı.
Suriye’nin 1979’dan bu yana listede bulunması dikkate alındığında, Washington’ın son kararı yalnızca teknik bir yaptırım değişikliği olarak değil, ABD’nin Orta Doğu politikasındaki önemli yön değişikliklerinden biri olarak değerlendiriliyor.
KARARIN SURİYE EKONOMİSİNE ETKİSİ MERAK EDİLİYOR
Suriye açısından kararın en önemli sonuçlarından birinin ekonomik ve finansal ilişkilerin normalleşmesi olması bekleniyor.
Yaklaşık 14 yıl süren savaşın ardından ağır bir yıkımla karşı karşıya kalan Suriye’nin altyapısını yeniden inşa edebilmesi için dış yatırım ve uluslararası finansman büyük önem taşıyor. ABD’nin son kararı, Şam yönetiminin Batılı finans kuruluşları ve özel sektörle daha rahat ilişki kurabilmesinin önünü açabilecek gelişmelerden biri olarak görülüyor.
Bununla birlikte Suriye’ye yönelik tüm yaptırımların tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Eski Devlet Başkanı Beşar Esad ve çevresindeki bazı isimler ile IŞİD ve El Kaide bağlantılı yapılar başta olmak üzere çeşitli kişi ve kuruluşlara yönelik yaptırımların devam ettiği bildiriliyor.
ŞAM-WASHİNGTON HATTINDA YENİ DÖNEM
ABD’nin Suriye’yi 47 yıl sonra “teröre destek veren ülkeler” listesinden çıkarması, Esad sonrası dönemde Şam ile Washington arasındaki ilişkilerin normalleşmesi açısından yeni bir dönemin kapısını araladı.
Karar, Suriye’nin uluslararası ekonomik sisteme yeniden dahil edilmesi, savaşın ardından ülkenin yeniden inşası ve yabancı yatırımların artırılması açısından önemli bir gelişme olarak öne çıkarken, Washington’ın yeni Suriye yönetiminden beklentileri de sürecin geleceğini belirleyecek.
Öte yandan ABD’nin bu adımı, Suriye’deki yeni yönetimin uluslararası toplumla ilişkilerini güçlendirme çabasına verilen en somut desteklerden biri olarak kayıtlara geçti.




