Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünlüğün Güçlendirilmesi Kanun Teklifi için kritik mesai başladı. “Çerçeve yasa” olarak anılan ve 12 maddeden oluşan teklif, TBMM Adalet Komisyonu’nda ele alınırken siyasi parti temsilcileri de düzenlemeye ilişkin görüşlerini ortaya koydu. Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel’in açılış konuşmasının ardından muhalefet milletvekilleri usule ilişkin söz aldı. Toplantıda teklifin kapsamı, uygulanma şartları ve terörle mücadele sürecinin hukuki boyutuna ilişkin farklı değerlendirmeler yapıldı.

MUHALEFETTEN USUL VE SALON İTİRAZI

Komisyon toplantısının başlamasının ardından ilk olarak usule ilişkin değerlendirmeler gündeme geldi. Yeni Yol Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, aynı saatlerde TBMM Genel Kurulu’nda Adalet Komisyonu’nun görev alanına giren suça sürüklenen çocuklarla ilgili kanun görüşmelerinin sürdüğünü hatırlattı. Şahin, bu nedenle Adalet Komisyonu üyelerinin aynı gün ve saatte Genel Kurul ile komisyon arasında bırakılmasının sorun oluşturduğunu ifade etti.

İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun ise toplantının gerçekleştirildiği salonun fiziki açıdan yetersiz olduğunu savunarak komisyonun daha uygun bir salonda toplanmasını talep etti. Usule ilişkin değerlendirmelerin ardından teklifin imza sahipleri söz aldı.

GÜL: “SADECE BİR YASAL DÜZENLEME İÇİN TOPLANMADIK”

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, konuşmasında teklifin yalnızca teknik bir kanun değişikliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Gül, atılan adımların Türkiye’nin güvenliği, huzuru ve geleceği açısından önemli bir fırsat oluşturduğunu belirterek, sürecin devlet kurumlarıyla toplumun beklentilerini aynı zeminde buluşturmayı amaçladığını ifade etti.

Şehitleri rahmetle, gazileri ise minnetle anan Gül, terörün Türkiye'ye yalnızca can kaybı ve güvenlik sorunları açısından değil, ekonomik bakımdan da ağır bir fatura çıkardığını söyledi. Gül, terör nedeniyle bugüne kadar yaklaşık 2,3 trilyon dolarlık doğrudan ve dolaylı ekonomik kayıp yaşandığını belirterek bu rakamın Türkiye’nin üç kez yeniden inşa edilmesine veya 30 adet 6 Şubat depreminin maliyetine denk olduğunu savundu.

AK Parti Grup Başkanvekili, terörün sona erdirilmesiyle ortaya çıkacak kaynakların ülkenin geleceğine yönlendirilmesi gerektiğini belirterek, milli servetin gençlerin istihdamı, eğitim, bilim, teknoloji ve sosyal kalkınma alanlarında kullanılabileceğini dile getirdi.

Tarihi Mekke Anlaşması sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ilk açıklama!
Tarihi Mekke Anlaşması sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ilk açıklama!
İçeriği Görüntüle

Abdülhamit Gül

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE BİR PAZARLIK DEĞİL”

Gül, konuşmasında “Terörsüz Türkiye” hedefinin siyasi bir pazarlık konusu olmadığını, toplumun huzur ve güvenlik beklentisinin bir sonucu olduğunu söyledi. Siyaset kurumunun çözümün adresi olarak TBMM’yi öne çıkardığını belirten Gül, sürecin farklı siyasi aktörlerin ortak iradesiyle yürütülmesinin önemine işaret etti. Gül’ün konuşmasının öne çıkan bölümünde şu ifadeler yer aldı:

“Biz bugün burada sadece bir yasal düzenleme için bir araya gelmedik; bu süreç, devlet aklıyla millet vicdanını buluşturan ortak akıl ürünüdür. Haliyle bugün konuştuğumuz bu irade, sadece bir grubun veya ittifakın değil, doğrudan doğruya milletimizin teklifidir.”

“TERÖR ŞİDDETİ SİSTEMATİK OLARAK KULLANIR”

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da komisyon görüşmelerinde söz alan isimlerden biri oldu. Yıldız, terör kavramının yalnızca güvenlik boyutuyla ele alınamayacağını belirterek, terörün siyasi veya dini hedeflere ulaşmak amacıyla şiddeti sistematik biçimde kullanmasıyla ortaya çıktığını ifade etti.

Terörle Mücadele Kanunu’nun ilgili hükümlerine işaret eden Yıldız, terörün; baskı, korkutma, yıldırma ve sindirme yöntemleri kullanılarak devletin anayasal düzenini, ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğünü, devlet otoritesini ve kamu düzenini hedef alan eylemleri kapsadığını söyledi. Yıldız’ın değerlendirmesinde, terör örgütlerinin amacı, örgüt mensuplarının sorumluluğu ve terör suçlarının hukuki niteliği üzerinde duruldu.

DEM PARTİ: “KÖKLÜ ÇÖZÜMÜN BAŞLANGIÇ NOKTASI”

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise teklifin imzacıları arasında yer aldıklarını belirterek düzenlemeye farklı bir perspektiften yaklaştı. Koçyiğit, DEM Parti olarak kanun teklifini Türkiye’de uzun süredir devam eden sorunların kalıcı biçimde çözülmesi açısından bir başlangıç olarak gördüklerini söyledi.

Düzenlemenin yalnızca teknik bir yasa değişikliği olmadığını savunan Koçyiğit, asıl meselenin uzun yıllardır devam eden sorunların hukuk, demokrasi, demokratik siyaset ve müzakere yoluyla çözülmesine yönelik iradenin ortaya konulması olduğunu ifade etti. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında demokratik siyasetin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Koçyiğit, geçmiş dönemde yaşanan acıların ve ödenen bedellerin ardından yeni bir dönemin eşiğine gelindiğini dile getirdi.

Koçyiğit ayrıca Kürt sorununun demokratik zeminde ele alınmasının önünün açıldığını savunarak, inkâr ve ayrımcılık döngüsünün kırılması gerektiğini söyledi. DEM Parti Grup Başkanvekili, demokratik çözümün demokratik siyaset, müzakere, ortak akıl ve uzlaşı temelinde gerçekleştirilebileceğini belirtti.

MHP’DEN TEKLİFİN HUKUKİ ÇERÇEVESİNE VURGU

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise teklifin hukuki sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akçay, düzenlemenin suçun hukuki niteliğini ortadan kaldırmadığını, ceza sorumluluğunu silmediğini ve devam eden soruşturma, kovuşturma veya kesinleşmiş hukuki sonuçları kendiliğinden ortadan kaldıran bir düzenleme olmadığını vurguladı.

Akçay’ın açıklamasına göre teklifin uygulanması otomatik bir tahliye ya da ceza ertelemesi mekanizması anlamına gelmiyor. Düzenlemenin hayata geçirilebilmesi için belirli şartların yerine getirilmesi gerekiyor.

Abdülhamit Gül2

ÖN ŞART: ÖRGÜTÜN FESHİ VE SİLAHLARIN TESLİMİ

Akçay, teklif açısından kritik koşullardan birinin PKK/KCK’nın fiili varlığının sona erdiğinin ve kontrolündeki silahların tamamen teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi olduğunu belirtti.

Bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesi ve ardından Resmî Gazete’de yayımlanması öngörülen sürecin temel unsurlarından biri olarak aktarılıyor. Teklif metninde de düzenlemenin uygulanması bakımından örgütün silahsızlanmasına ilişkin tespit ve teyit mekanizması esas alınıyor. Akçay, silahların tamamen teslim edilmesi ve örgütün fiili varlığının sona erdiğinin belirlenmesi gerçekleşmeden kanundaki ilgili hükümlerin işletilemeyeceğini söyledi.

BAZI AĞIR SUÇLAR DÜZENLEME DIŞINDA

Teklifin dikkat çeken başlıklarından biri de hangi suçların kapsam dışında tutulacağına ilişkin hükümler. Akçay, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçların düzenleme kapsamında olmayacağını ifade etti.

Teklifte ayrıca ceza sürelerine göre farklı erteleme süreleri öngörülüyor. Buna göre 15 yıla kadar hapis cezasını gerektiren durumlarda beş yıl, 15 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren durumlarda ise 10 yıl erteleme öngörülüyor. Akçay, bu mekanizmanın “af” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunarak, düzenlemenin belirli koşullara bağlı bir hukuki süreç olduğunu vurguladı.

MECLİS’TE YENİ DÖNEMİN HUKUKİ ZEMİNİ TARTIŞILIYOR

Adalet Komisyonu’ndaki görüşmeler, Türkiye’nin terörle mücadele ve toplumsal bütünleşme başlıklarında yeni bir hukuki çerçeve oluşturma arayışının önemli aşamalarından biri olarak öne çıkıyor.

Teklifin 12 maddelik yapısı içerisinde özellikle örgütün silahsızlanması, bunun güvenlik kurumlarınca tespiti ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesi, belirli suçlara ilişkin hukuki sonuçların ertelenmesi ve bazı ağır suçların kapsam dışında tutulması başlıkları dikkat çekiyor.

Komisyondaki konuşmalar ise teklifin siyasi partiler tarafından farklı açılardan değerlendirildiğini ortaya koydu. AK Parti düzenlemeyi millet iradesi ve Türkiye’nin geleceği açısından bir fırsat olarak değerlendirirken, MHP hukuki sorumluluk ve şehit-gazi hassasiyetine vurgu yaptı. DEM Parti ise düzenlemeyi daha geniş kapsamlı demokratik çözüm sürecinin başlangıcı olarak nitelendirdi.

Kaynak: Haber Merkezi