Ankara’da aktarmalar, uzun bekleme süreleri ve kampüslere ulaşım güçlüğü, toplu taşıma kullanan yurttaşların günlük yaşamını etkiliyor. Evrensel’den Doğa Baybuğa’nın haberinde konuşan Ankaralılar, sefer sıklığından araçların fiziki koşullarına, öğrenciler ise abonman ücretinden ring kuyruklarına kadar yaşadıkları sorunları anlattı.
Ankara’da toplu taşıma kullanan yurttaşlar, farklı ilçeler arasında doğrudan ulaşım seçeneklerinin yetersizliğinden ve aktarmalar nedeniyle uzayan yolculuklardan şikâyet ediyor. Özellikle hafta sonları ve akşam saatlerinde yaşanan beklemeler, işe ve okula ulaşımın yanı sıra sosyal yaşamı da etkiliyor.
Evrensel’den Doğa Baybuğa’nın haberine göre, ulaşımın Kızılay merkezli yapısından yakınan yolcular, doğrudan gidildiğinde kısa sürecek mesafeler için birden fazla araç kullanmak zorunda kaldıklarını belirtiyor. Üniversite öğrencileri ise kampüslere ulaşabilmek için gün doğmadan yola çıktıklarını anlatıyor.
“20-30 DAKİKA SÜRECEK YOL, AKTARMALARLA 1,5 SAATİ BULUYOR”
Büyükesat’ta yaşayan bir yurttaş, farklı semtler arasında doğrudan ulaşım imkânlarının yetersiz olduğunu belirterek yaşadığı sorunu şöyle ifade etti:
“Ankara’ya ilk kez gelen biri Kızılay’dan istediği yere ulaşabilir ancak farklı noktalar arasında direkt ulaşım imkanı yok. Büyükesat’tan Mamak’a ya da Etimesgut’tan Eskişehir Yolu’na gitmek isteyen biri önce Kızılay’a inmek zorunda. Direkt gidebilse 20-30 dakika sürecek yol, aktarmalar sebebiyle 1.5 saati buluyor.”
Yurttaşın anlatımına göre, yolculuk süresini uzatan yalnızca araç içinde geçirilen zaman değil. Aktarma noktalarındaki beklemeler de ulaşımın önemli bir bölümünü oluşturuyor.
HAFTA SONU VE AKŞAM SEFERLERİNDEN ŞİKÂYET
Aynı yurttaş, hafta sonları ve geç saatlerde otobüs bekleme sürelerinin uzadığını, araçlarda yaşanan arızaların da yolculukları zorlaştırdığını söyledi:
“Pazar günleri araç bekleme sürem bir saati aşıyor. Saat 22.00’den sonra iki otobüs arası 45 dakikadan fazla. Otobüsler vaktinde gelmediği gibi durumları da kötü. Yaz boyu tavanlardan su aktı, koltuklar ıslandı, klimalar çalışmadı. Kapısı arızalanan, yolda kalan otobüslerden perişan olduk. Özel halk otobüslerinde yolcuyla tartışan şoförler de ayrı bir çile.”
MAMAK VE ESENBOĞA’DA RAYLI SİSTEM BEKLENTİSİ
Haberde, Ankara’nın raylı sistem ağındaki eksikliklere de dikkat çekildi. Nüfusu 700 bine yaklaşan Mamak’ta metro beklentisinin sürdüğü, ilçe sakinlerinin ulaşımda otobüs ve dolmuşları kullanmaya devam ettiği belirtildi.
Esenboğa Havalimanı’na raylı sistem bağlantısının bulunmaması da haberde ele alınan sorunlar arasında yer aldı. Ulaştırma Bakanlığının 2019 yatırım programına aldığı belirtilen havalimanı metrosunda, aradan geçen yıllara rağmen yapım çalışmalarına başlanmadığı aktarıldı.
BEYTEPE’YE ULAŞMAK İÇİN GÜN DOĞMADAN KALKIYOR
Üniversite öğrencileri açısından ulaşım sorunu, kampüse varıldıktan sonra da devam ediyor. Yakacık Mahallesi’nde yaşayan Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü öğrencisi, Beytepe Kampüsü’ndeki dersine yetişebilmek için sabah erken saatlerde kalktığını anlattı:
“İlk otobüs 06.20’de kalkıyor. Kaçırdığım an 08.40’taki dersi de kaçırıyorum. İlk otobüsün metroya ulaşması 50 dakika, metroyla Beytepe durağına gitmek bir 50 dakika daha alıyor. Kampüse varınca da bitmiyor; yetersiz olan Beytepe ringlerini beklemek için metrelerce kuyruğa giriyoruz.”
Öğrenci, otobüs ve metro yolculuğunun ardından kampüs içindeki ring araçları için de beklemek zorunda kaldığını belirtti.
“KENDİME AYIRDIĞIM PARAYI NEDEN ULAŞIMA YATIRMAK ZORUNDAYIM?”
Okula yakın bir eve taşınmanın kira bedelleri nedeniyle mümkün olmadığını söyleyen Hacettepeli öğrenci, ulaşım giderlerinin bütçesine etkisini şu sözlerle anlattı:
“Okula yakın eve çıkmak istesem, en uygun evlerin kiraları 30 bin TL’den başlıyor. Üstelik bu fiyattaki evler tamamen eskimiş durumda. 650 liralık öğrenci abonmanı bütçemizde büyük bir yük. Kısıtlı bütçemden kendime ayırdığım parayı neden ulaşıma yatırmak zorundayım?”
“HAYATIMI OTOBÜS SAATLERİNE GÖRE PLANLIYORUM”
Yaşamkent’te yaşayan, Kızılay’da çalışan ve Sıhhiye’de öğrenim gören bir Ankara Üniversitesi öğrencisi ise sabahları araçlardaki yoğunluk, akşamları da seferlerin seyrekliği nedeniyle sorun yaşadığını belirtti. Ulaşım koşullarının hem çalışma hem de eğitim hayatını etkilediğini anlatan öğrenci, şunları söyledi:
“Sabahları yoğunluktan otobüslere binemiyorum, akşamları ise seyrek seferler yüzünden uzun süre bekliyorum. Hayatımdaki çoğu şeyi otobüs saatlerine göre planlamak zorundayım. Bu durum sosyal hayatımı da engelliyor. Abonman ücretinin 450 TL’den 650 TL’ye çıkması bizi çok zorladı.”




