Ankara’da çocuk işçiliği ve Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamaları üzerine yürütülen tartışmalar, düzenlenen kapsamlı bir çalıştayla akademik ve hukuki zeminde ele alınıyor. Ankara Barosu tarafından organize edilen “Çocuk İşçiliği ve MESEM Çalıştayı”, başkentte hukukçuları, akademisyenleri, sendika temsilcilerini ve çocuk hakları savunucularını bir araya getirdi.

14 Mart 2026 tarihinde Ankara Barosu Eğitim Merkezi’nde başlayan ve gün boyu süren çalıştayda, özellikle MESEM kapsamında yürütülen eğitim-çalışma modelinin çocuk hakları açısından yarattığı tartışmalar masaya yatırılıyor. Saat 09.30’da başlayan programın 17.00’ye kadar devam etmesi planlanıyor.

AÇILIŞ KONUŞMASINI BARO BAŞKANI YAPTI

Çalıştayın açılış konuşmasını Ankara Barosu Başkanı Avukat Mustafa Köroğlu gerçekleştirdi. Köroğlu konuşmasında çocuk işçiliği konusunun yalnızca hukuki değil aynı zamanda sosyal ve vicdani bir mesele olduğuna dikkat çekti. Program kapsamında gün boyunca yapılacak oturumlarda çocukların çalışma hayatına erken yaşta dahil edilmesinin hukuki, toplumsal ve psikolojik sonuçları çok yönlü biçimde değerlendiriliyor.

Çalıştayda sendika temsilcileri, akademisyenler, gazeteciler ve çocuk hakları alanında çalışan uzman isimler söz alarak konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaşıyor.

AKADEMİSYENLER VE UZMANLAR SÖZ ALDI

Programda konuşmacılar arasında Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanı Kadem Özbay, İş Müfettişleri Derneği’nden Gülcan Eriş, Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı’ndan Dr. Nail Dertli, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi Ankara Temsilcisi Pınar Abdal, gazeteci Filiz Gazi, psikiyatrist Merve Cura, Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Kasım Karataş, Çalışma ve Toplum Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Dr. Murat Özveri ile Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Derneği’nden Doç. Dr. Hicran Atatanır yer alıyor.

Oturumların moderatörlüğünü ise Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Avukat Cemile Didem Karaboğa ile İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Kurulu Başkanı Avukat Nesli Akkaya üstleniyor.

MESEM UYGULAMALARI TARTIŞILIYOR

Çalıştayda özellikle 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu çerçevesinde faaliyet gösteren Mesleki Eğitim Merkezleri kapsamındaki uygulamalar ele alınıyor. Kanuna göre çırak, kalfa ve ustaların eğitimi ile işletmelerde yapılacak mesleki eğitimi kapsayan bu modelin, uygulamada çocuk işçiliğini artırdığı yönündeki eleştiriler toplantının ana gündemini oluşturuyor.

Uzmanlar, MESEM kapsamındaki öğrencilerin çoğu zaman sanayi sitelerinde, atölyelerde ve organize sanayi bölgelerinde çalıştırıldığını, bu durumun iş sağlığı ve güvenliği açısından ciddi riskler barındırdığını dile getiriyor. Ayrıca çocukların eğitim hakkı ile çalışma hayatı arasında kurulan dengenin uygulamada çoğu zaman bozulduğu ve bazı işletmelerde öğrencilerin fiilen işçi gibi çalıştırıldığı yönünde değerlendirmeler paylaşılıyor.

HUKUKİ ÇERÇEVEYE DİKKAT ÇEKİLDİ

Çalıştayda yapılan sunumlarda, Türkiye’de çocukların korunmasına ilişkin hukuki düzenlemelere de dikkat çekildi. Anayasa’nın 41. maddesi devletin çocukları her türlü istismar ve şiddete karşı korumakla yükümlü olduğunu vurgularken, İş Kanunu’na göre 15 yaşın altındaki çocukların çalıştırılması yasak. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 138 sayılı Asgari Yaş Sözleşmesi ve 182 sayılı “En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması” sözleşmeleri de çocukların sağlık ve güvenliğini tehlikeye atan işlerde çalıştırılmasını yasaklıyor.

Buna karşın uygulamada denetim yetersizliği, uzun çalışma saatleri ve güvenlik önlemlerinin eksikliği gibi sorunların yaşandığı ifade edildi.

BAROLARIN TALEPLERİ GÜNDEME GETİRİLDİ

Çalıştay kapsamında hukukçular ve uzmanlar tarafından dile getirilen öneriler arasında MESEM uygulamasının yeniden değerlendirilmesi, bağımsız denetim mekanizmalarının oluşturulması ve çocukların fiilen çalıştırılmasına yol açan uygulamaların durdurulması öne çıktı.

Ayrıca işyerlerinde düzenli ve sıkı denetimlerin yapılması, çocukların tehlikeli işlerde çalıştırılmasını önleyecek yeni düzenlemelerin hazırlanması ve eğitim hakkını merkeze alan yeni bir modelin geliştirilmesi gerektiği vurgulandı.

“ÇOCUKLARIN HAKKI KORUNMALI”

Toplantıda yapılan değerlendirmelerde çocukların ekonomik sömürüye karşı korunmasının devletin temel sorumluluğu olduğu ifade edilirken, mesleki eğitim adı altında çocukların riskli çalışma ortamlarına yönlendirilmesinin kabul edilemez olduğu görüşü dile getirildi.

Türkiye’nin gökyüzünde devrim! Baykar K2 ile sınırlar aşılıyor!
Türkiye’nin gökyüzünde devrim! Baykar K2 ile sınırlar aşılıyor!
İçeriği Görüntüle

Çalıştayın sonunda hazırlanacak raporun ilgili kurumlarla paylaşılması ve çocuk haklarının korunmasına yönelik politika önerilerinin kamuoyuna sunulması bekleniyor.

Kaynak: Fatma Doğanay