AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Akın Gürlek, uzun yıllardır kamuoyunun gündeminde yer alan Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Bakan Gürlek, dosyada kilit isim olarak görülen firari şüpheli Umut Altaş hakkında uluslararası arama sürecinin sürdüğünü belirtti. Gürlek, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Umut Altaş hakkında kırmızı bülten çıkardık. ABD yetkili makamlarına da işin önemine binaen dosyanın hassasiyetini ilettik. Umut Altaş bence olayı çözecek kişi. Çünkü olayın en yakın tanığı.”
FİRARİ ŞÜPHELİ İÇİN ULUSLARARASI TAKİP
Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre Umut Altaş’ın 2022 yılında önce Meksika’ya, ardından yasa dışı yollarla Amerika Birleşik Devletleri’ne geçtiği tespit edilmişti. Bunun üzerine hakkında kırmızı bülten çıkarılmış, iadesi için uluslararası süreç başlatılmıştı. Bakan Gürlek’in açıklamasıyla birlikte, Türkiye’nin ABD makamları nezdinde dosyayı aktif şekilde takip ettiği de ortaya çıktı.

DOSYAYA GİREN YENİ DELİLLER DİKKAT ÇEKMİŞTİ
2020 yılından bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku dosyasında son dönemde yeni deliller gündeme gelmişti. Soruşturma kapsamında olay gecesine ilişkin güvenlik kayıtları, dijital veriler ve bazı mesajlaşmalar yeniden incelenmişti. Dosyada yer alan iddialara göre, firari şüpheli Umut Altaş’ın babasıyla yaptığı WhatsApp yazışmaları resmi delil olarak soruşturma evrakına girmişti. Mesaj içeriklerinin, olayın arka planına dair önemli ipuçları taşıdığı değerlendirilmişti.
Gülistan Doku dosyasında flaş gelişme! O ismin mesajları ortaya çıktı: "Öteceğim her şeyi"
TUTUKLAMALAR VE YENİ GÖZALTILAR GÜNDEME GELMİŞTİ
Yeniden derinleştirilen soruşturma kapsamında çok sayıda kişi hakkında işlem yapılmıştı. Bazı şüpheliler tutuklanırken, bazı isimler adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Soruşturmanın yalnızca kayıp dosyası olmaktan çıkıp kasten öldürme, delil gizleme ve delil karartma şüpheleri çerçevesinde yürütüldüğü belirtilmişti.
ROJİN KABAİŞ DOSYASINDA DA YENİ GELİŞME
Bakan Gürlek, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisiyken kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş hakkında da açıklama yaptı. Gürlek, soruşturma kapsamında özel teknik ekip oluşturulduğunu belirterek şunları söyledi:
“Rojin’in telefonunun incelenmesi için özel ekip kurduk, soruşturmada olumlu gelişme olabilir.”
Van’da kaybolan Rojin Kabaiş’in sırrı çözülecek! Telefon İspanya’ya gönderildi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR İÇİN YENİ YARGI PAKETİ
Adalet Bakanı Gürlek, çocuk suçluluğu ile mücadele konusunda da yeni düzenleme hazırlığında olduklarını açıkladı. Gürlek, 12’nci Yargı Paketi kapsamında cezaların artırılmasına yönelik çalışma yürütüldüğünü belirtti. Bakan Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile de görüş alışverişi yapıldığını vurgulayarak, düzenleme çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.
NE OLMUŞTU?
Tunceli’de üniversite öğrencisi olan Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolmuştu. Günler süren arama çalışmalarına rağmen kendisine ulaşılamamıştı. Olay ilk etapta kayıp vakası olarak değerlendirildi. Zaman içinde ortaya çıkan yeni deliller dosyanın yönünü değiştirdi. Soruşturma, yalnızca kayıp dosyası olmaktan çıktı; kasten öldürme, cesedin gizlenmesi ve delil karartma şüpheleri kapsamında ele alınmaya başlandı. Aradan geçen yıllara rağmen dosyanın aydınlatılamaması kamuoyunda tepkilere yol açmış, aile ise adalet çağrısını sürdürdü. Bakan Gürlek’in son açıklamaları ise soruşturmanın yeni bir döneme girdiğini gösterdi.

Van’da üniversite öğrencisi olan Rojin Kabaiş ise kaybolduktan 18 gün sonra cansız halde bulunmuştu. 21 yaşındaki genç kadının ölümü kamuoyunda büyük yankı uyandırmış, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatılmıştı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, Kabaiş’in ölümünün suda boğulma sonucu gerçekleştiği tespit edilmişti. Ancak olayın intihar, kaza ya da üçüncü şahıs etkisiyle meydana gelip gelmediği konusunda kesin değerlendirme yapılamamıştı.
Rojin Kabaiş'in ölümüyle ilgili yeni gelişme! Yeni adli tıp raporu hazırlandı!
Raporda, cenaze üzerinde yapılan detaylı otopsi ve radyolojik incelemelerde, çürüme nedeniyle bazı bulguların net şekilde değerlendirilemediği belirtilmişti. Sol el parmağında ayrışmaya bağlı deformasyon dışında kırık veya metalik cisim izine rastlanmamıştı. Biyolojik örnekler üzerinde yapılan analizlerde ise iki farklı erkek DNA profiline rastlandığı kaydedilmişti. Ancak bu örneklerin kontaminasyon kaynaklı olup olmadığının belirlenemediği, kesin sonucun ancak şüphelilerle yapılacak karşılaştırmalı inceleme sonrası netleşeceği ifade edilmişti.




