RAMAZAN ARIKAN’IN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN DAVA 5 KASIM’DA BAŞLAYACAK
Ankara’da 16 Aralık 2025 tarihinde hayatını kaybeden 43 yaşındaki müteahhit Ramazan Arıkan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmanın ardından hazırlanan dosyada yeni ayrıntılar ortaya çıktı.
Dosyada Arıkan’ın eski eşi Sultan Seki (40), oğlu Batuhan Arıkan (16), Sultan Seki’nin sevgilisi olduğu belirtilen Mustafa Ünal (42), kızı Hacer Sude Arıkan (20), sağlık çalışanı Ertan Ede (39), Avukat Özge Topsoy (31), Sude Arıkan’ın arkadaşının annesi Teslime Çelik (40) ve diğer sanıklar yer aldı.
Soruşturma dosyasına telefon kayıtları, kamera görüntüleri, adli tıp raporları ve çeşitli delillerin girdiği belirtildi. Davanın ilk duruşmasının 5 Kasım’da görülmesi bekleniyor.

AVUKATTAN TEMMUZ VE AĞUSTOS AYLARINA İLİŞKİN ZEHİRLEME İDDİASI
Yaklaşık 20 yıldır avukatlık yaptığını belirten Soner Aslan, Arıkan’a yönelik ilk zehirleme girişiminin 2025 yılının temmuz veya ağustos aylarında gerçekleştirildiğini ileri sürdü. Aslan, daha sonra ölümle sonuçlanan ikinci bir planın devreye sokulduğunu iddia ederek şunları söyledi:
"2025 yılının Temmuz ya da Ağustos aylarında anne Sultan Seki, oğul Batuhan ve Anne Sultan Seki'nin sevgilisi Mustafa tırın yanındayken Ramazan Arıkan'ı öldürmek üzerine bir plan, program yapıyorlar. Bununla ilgili olarak da GATA denilen hastanede görevli bir temizlik personeli ve Mustafa Ünal tarafından tanınan sanık Özge'den ilaç temini ile ilgili olarak bir görüşme trafiği başlıyor. İlk başta Temmuz ve Ağustos ayında bir zehirleme girişimi söz konusu oluyor. Fare zehri ile bunu gerçekleştiriyorlar. Ancak o tarihli hastane kayıtlarında da görüldüğü üzere fare zehri bu noktada bir etki etmediği için ölüm gerçekleşmiyor. Ramazan Arıkan'ın yaklaşık 400-500 milyon liralık bir mal varlığı var. Bu mal varlığına erişimi sağlayabilmek için ölüm olayının gerçekleşmesi kendileri açısından elzem olduğundan, devamında 16 Aralık 2025 günü Sultan, oğluna daha önceden verdiği ilacı yanına almasını söylüyor. Batuhan ve babası Ramazan pikniğe gidiyorlar. Bu sırada Mustafa'yı da Sultan, kuzeni olarak tanıtıyor"
Aslan, piknik sırasında Ramazan Arıkan’ın salatasına ve ayranına ilaç katıldığını ileri sürdü. Ayranı içtikten sonra sersemlemeye başladığı belirtilen Arıkan’ın, Mustafa Ünal’ın kullandığı araçla eve götürüldüğünü anlattı. Aslan’ın aktarımına göre Arıkan arka koltukta, Batuhan ise ön koltukta otururken Sultan Seki de başka bir araçla onları takip etti.
AVUKAT, EVDE YAŞANDIĞI İLERİ SÜRÜLENLERİ ANLATTI
Soner Aslan, eve gelinmesinin ardından Batuhan’ın önce içeride başka birinin bulunup bulunmadığını kontrol ettiğini, ardından babasının koluna girerek eve çıkmasına yardımcı olduğunu öne sürdü.
Aslan, dosyadaki anlatımlara ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Yaklaşık 1 buçuk saat civarında bir mücadele gerçekleşiyor. Öncelikle babanın suyuna bir ilaç katması oluyor. Ramazan buna rağmen ölmüyor. Mustafa ölümün kesinlikle gerçekleşmesini planladıkları için atletini yırtıyor. Batuhan, babasının kollarına tutuyor. Mustafa şırıngayla kalbine enjekte ediyor. Bu sırada ölüm gerçekleşmemiş kalp atıyor, hareket kabiliyeti çok az da olsa varmış. Batuhan'ın anlatımları bu yönde. İlk şırıngadan sonra ölüm gerçekleşmemiş diye tekrar kalpten enjekte ediyor. Ölüm tekrar gerçekleşti mi diye kontrol ediyor. Gerçekleşmediği için bu defa da kalçadan enjekte etmek suretiyle ölümün gerçekleşmesini bekliyorlar"
“HALLETTİNİZ Mİ?” İDDİASI DOSYAYA GİRDİ
Aslan, Ramazan Arıkan’ın kızı Sude’nin kapıyı çalmasının ardından kapının bir süre açılmadığını, daha sonra genç kadının içeri alındığını anlattı.
Sultan Seki’nin de eve gelmesinin ardından Batuhan, Sultan ve Mustafa’nın evden ayrıldığını belirten Aslan, Sultan’ın Mustafa’ya şırınga ve benzeri bazı malzemeler verdiğini, Mustafa’nın da bunları uzak bir noktaya attığını öne sürdü.
Aslan ayrıca araç başında Batuhan’ın anneannesi Döndü’nün "Hallettiniz mi?" diye sorduğunu, Batuhan’ın ise "Hallettik anneanne" şeklinde cevap verdiğini aktardı.
AVUKAT SANIKLAR HAKKINDAKİ SUÇLAMALARI AÇIKLADI
Döndü hakkında verilen takipsizlik kararına Avukat Soner Aslan ile Avukat İbrahim Gür tarafından itiraz edildiği belirtildi.
Aslan, dava kapsamında sanıklar hakkında yöneltilen suçlamalara ilişkin şu açıklamayı yaptı:
"Tüm bu eylemlere yönelik olarak Sultan, Batuhan ve Mustafa'yla ilgili olarak ‘tasarlayarak öldürme sebebiyle' bir ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi var. Aynı şekilde Hacer'e yönelik olarak da üstüne karşı ‘tasarlayarak öldürme eylemine ilişkin' olarak bir ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi var. İlaç temin eden hastane personeli ve sanık Özge ile ilgili olarak da ‘yardım etme' sıfatıyla bir cezalandırma talebi. Suç delillerini gizleme Teslime'ye yönelik olarak da buna ilişkin bir cezalandırma talebiyle dava açılmış durumda. Şu an Sultan, Mustafa, Batuhan ve Ertan tutuklu durumda. Diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı"
Sanıklar hakkındaki suçlamalara ilişkin yargılama süreci devam ederken, nihai kararı mahkeme verecek.
“BABASININ ÖLDÜĞÜNÜ GÖRÜYOR”
Soner Aslan, Ramazan Arıkan’ın ölümünün ardından evde yaşandığı ileri sürülen gelişmeleri de anlattı. Aslan, Sude’nin babasını gördükten sonra arkadaşına haber verdiğini, daha sonra bazı delillerin evden çıkarıldığını iddia ederek şunları söyledi:
"Sude eve girdikten sonra Sultan, Batuhan ve Mustafa evden ayrılıyorlar. Sude arkadaşıyla telefonla konuşurken babasının olduğu odaya giriyor. Babasının öldüğünü görüyor ve bu noktada arkadaşıyla konuşurken de arkadaşı Hazal hemen Sultan'a telefon açıyor. Diyor ki ‘Ramazan amca ölmüş herhalde eve bir gidin'. Hazal annesine söylüyor ve Hazal'ın annesi Teslime olay yerine geliyorlar. Olay yerinde odaya Batuhan, Sultan ve Teslime içeri giriyorlar. Sultan, Batuhan'a yönelik olarak diyor ki ‘Teslime teyzen her şeyi biliyor. O atleti, ilaçları, delilleri ver'. Teslime bunları teslim alıyor. Evine götürüyor. Atleti önemsiz diye atıyor. Sözde ilacı ‘ne olduğunu bilmiyorum' diye döküyor. Sözde içerisinde bir kısım altından bahsediliyor. Altını da daha sonra Sultan'a teslim ettiğini söylüyor"
TELEFONDAKİ İLAÇ FOTOĞRAFLARI DA DOSYADA
Soner Aslan, soruşturma kapsamında sanıkların ifadeleri arasında çelişkiler bulunduğunu savundu.
Mustafa Ünal’ın telefonunda ilaçlara ait fotoğrafların tespit edildiğini söyleyen Aslan, Ünal’ın fotoğraflar kendisine gösterildiğinde önce bunlar hakkında bilgisi olmadığını söylediğini, ardından fotoğrafları Sultan’ın gönderdiğini ve görüntülerin Sultan’ın kullandığı araçta çekildiğini kabul ettiğini aktardı.
Aslan’ın anlatımına göre Sultan Seki ise söz konusu fotoğrafları Mustafa Ünal’a gönderdiği iddiasını reddetti.
Aslan ayrıca Mustafa Ünal ile Sultan Seki’yi, Sultan’ın annesi Döndü’nün tanıştırdığının ifade edildiğini söyledi. Ramazan Arıkan’ın bu ilişkiden haberdar olmadığını belirten Aslan, ilişkinin çevreden gizlendiğini ileri sürdü. Aslan’a göre Sultan Seki, ilk ifadesinde Mustafa Ünal ile gönül ilişkisini kabul etmedi ancak mesaj kayıtları gösterildikten sonra ilişkiyi kabul etti.
“KULLANILAN İLAÇ KSİLAZİN”
Arıkan’ın ölümünde kullanıldığını belirttiği maddenin ksilazin olduğunu söyleyen Soner Aslan, olay yerindeki bazı ayrıntıların da önceden oluşturulduğunu iddia ettikleri senaryonun parçası olduğunu savundu.
Aslan şöyle konuştu:
"Halk arasında dana deviren olarak da tabir edilen ancak at sakinleştirici özelliği ve orada kullanılan ksilazin etken maddesinin olduğu bir ilaç kullanılıyor. Olayın gerçekleştiğinde de Batuhan'ın babasının kollarını tutup direkt kalbe enjekte edilmesi de vücutta salınımın daha hızlı olmasının ve ölümün kesinlikle gerçekleşmesine yönelik bir iradeyi ortaya koyuyor. Cenaze olduğunda aslında bir plan ve kurgu üzerine hareket ettiklerinden eve ‘içki şişesi koymuşlar'. Oysaki herhangi bir içki kullanılmıyor. Kendi ifadelerinde de bu içki şişesini ‘senaryonun bir ürünü olarak koyduklarını' kabul ediyorlar. Cenaze sırasında ve olay yerinde planı uygulamak adına ‘dışarıdan ne yedi, ne içti, ben ne bileyim' demek suretiyle, aslında bir zehirlenme ya da aldığı bir alkol, uyuşturucu gibi bir ithamda bulunmak suretiyle aslında dikkatleri başka yere çekmeye çalışıyorlar. Ancak bu şekilde olmadığı adli tıp raporuyla da çok sabit oldu"
AVUKAT TELEFON GÖRÜŞMESİ VE KAMERA KAYITLARINA DİKKAT ÇEKTİ
Aslan, Ramazan Arıkan’ın oğlu Batuhan’ın Mustafa Ünal ile yaptığı ileri sürülen telefon görüşmesinin de dosyada bulunduğunu belirtti.
Dosyada kamera kayıtları, adli tıp raporu ve sanıkların telefonlarından elde edilen materyaller bulunduğunu söyleyen Aslan, delillerin yeterli olduğu görüşünü dile getirerek şunları kaydetti:
"Diyor ki, ‘biz patlayacaksak ablam yüzünden patlayacağız' şeklinde bir beyanı var. Dolayısıyla bir iletişim tespiti var. Kamera kayıtları var. Kamera kayıtlarının dışında adli tıp raporu var. Sanıkların telefonlarından elde edilen deliller var. Batuhan tarafından ikrar var. Tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde sanıkların tümünün cezalandırılmasına yönelik ilk duruşmada dahi bir ceza ve karar verilebilir durumda. Dosyanın delil açısından herhangi bir eksikliği yok"
Bu değerlendirmeler müşteki tarafın avukatına ait olurken, delillerin hukuki niteliği ve sanıkların cezai sorumluluğu yargılama sonucunda mahkeme tarafından değerlendirilecek.
“AİLE ÇOK YIKIK VE DÖKÜK DURUMDA”
Ramazan Arıkan’ın ailesinin yaşanan süreçten ağır şekilde etkilendiğini belirten Aslan, Arıkan’ın birlikte iş yaptığı ağabeyi Adem Arıkan ile ölümünden önce yaptığı ileri sürülen bir konuşmaya da değindi.
Aslan şu ifadeleri kullandı:
"Aile bağları çok sık olduğu için aile çok yıkık ve dökük durumda. Ramazan aslında olaydan bir süre öncesinde de Adem'e ‘abi beni zehirlediler biliyor musun?' diyerek aslında Temmuz ve Ağustos'taki olaydan bahsetmiş. Adem anlam verememiş ama tabii ölüm olayı gerçekleştikten sonra bir önceki eylemlerinde aslında bir zehirleme girişimi oldu ortaya çıkmış"
İLK DURUŞMA 5 KASIM’DA
Soner Aslan, ilk duruşmada sanıkların ifadelerinin alınmasının ardından dosyanın tamamlanmasını beklediklerini söyledi.
Aslan, tutuksuz yargılanan sanıkların da tutuklanmasını mahkemeden talep edeceklerini belirterek, dosyadaki deliller doğrultusunda sanıkların cezalandırılması yönündeki taleplerini sürdüreceklerini ifade etti.
Davanın ilk duruşmasının 5 Kasım’da görülmesi bekleniyor. Sanıklar hakkındaki suçlamalarla ilgili nihai değerlendirme ve hüküm yargılama sonucunda mahkeme tarafından verilecek.







