Toplu taşıma yolculuklarında görülen uyku hâli; uyku yetersizliği, araç titreşimleri ve ortam koşullarıyla ilişkili olabiliyor. Araştırmalar, belirli ritmik hareketlerin uykuya geçişi kolaylaştırabildiğini gösterirken, cam kenarında oturmanın doğrudan uykuya neden olduğuna ilişkin kesin bir bulgu bulunmuyor.

Ankara’da otobüs, metro ve Başkentray yolculuklarında yaşanan uyuklama hâli, uyku ve hareket üzerine yapılan araştırmalarla açıklanabiliyor. Çalışmalarda uyku yetersizliği, düşük frekanslı titreşimler, ritmik sallanma ve sıcaklık gibi etkenler inceleniyor. Ancak bu araştırmalar, Ankara’daki toplu taşıma araçlarında yapılmış ölçümlere dayanmıyor.

UYKU YETERSİZLİĞİ YOLCULUKTA BELİRGİNLEŞEBİLİYOR

ABD Ulusal Kalp, Akciğer ve Kan Enstitüsüne göre yeterli ve kaliteli uyuyamamak, gündüz yorgunluğuna ve uyuklamaya neden olabiliyor. Hareketsiz otururken veya araçta yolculuk ederken sık sık uykuya dalma eğilimi, uyku yetersizliğinin belirtileri arasında yer alıyor.

ARAÇ TİTREŞİMLERİ UYKULULUĞU ARTIRABİLİYOR

Avustralya’daki RMIT Üniversitesinde yürütülen bir sürüş simülatörü araştırmasında, düşük frekanslı titreşimlerin katılımcıların uyanıklık düzeyini etkilediği belirlendi. Araştırmada, titreşime maruz kalan katılımcılarda yaklaşık 15 dakika içinde uykululuk belirtilerinin arttığı bildirildi.

Ankara Tunalı’da taşlar yerinden oynadı! Çankayalılar bakın ne için endişeli!
Ankara Tunalı’da taşlar yerinden oynadı! Çankayalılar bakın ne için endişeli!
İçeriği Görüntüle

Bulgular belirli deney koşullarına dayanıyor; bütün araçlar ve yolcular için aynı sürede aynı etkinin oluşacağını göstermiyor.

RİTMİK SALLANMA UYKUYA GEÇİŞİ ETKİLİYOR

2019’da yayımlanan bir araştırmada, 18 yetişkinin sabit ve yavaşça sallanan yataklarda geçirdiği geceler karşılaştırıldı. Sallanan yatakta uykuya geçiş süresinin kısaldığı, derin uyku süresinin arttığı ve uyanmaların azaldığı tespit edildi.

Çalışma, kontrollü sallanmanın uyku üzerindeki etkisini ortaya koyuyor. Toplu taşıma araçlarındaki düzensiz hareketler ise deneyde kullanılan hareket koşullarından farklılık gösteriyor.

SOPİTE SENDROMU NEDİR?

Hareketle ilişkili esneme, uyuklama, halsizlik ve etkinliklere katılma isteğinde azalma, bilimsel literatürde “sopite sendromu” kapsamında değerlendiriliyor.

Ashton Graybiel ve James Knepton tarafından 1976’da tanımlanan bu belirtiler, hareket hastalığının bulantı ve kusma gibi belirtileri olmadan da ortaya çıkabiliyor. Bununla birlikte, yolculuk sırasında uyuklamak tek başına sopite sendromu tanısı anlamına gelmiyor.

SESİN UYKU ÜZERİNDEKİ ETKİSİ KOŞULLARA GÖRE DEĞİŞİYOR

Gürültülü bir ortamda uyumakta zorlanan kişilerle yapılan bir araştırmada, beyaz gürültünün bazı uyku ölçümlerinde iyileşme sağladığı görüldü. Ancak bu sonuç, motor ve ray seslerinin aynı etkiyi oluşturduğunu göstermiyor.

Araç içindeki seslerin özellikleri hız, motor, yol yüzeyi ve frenleme gibi etkenlere göre değiştiğinden, bu seslerin tamamını beyaz gürültü olarak değerlendirmek mümkün değil.

SICAKLIĞIN ETKİSİ LABORATUVARDA İNCELENDİ

Kontrollü bir araştırmada, cilt sıcaklığındaki hafif artışın uykuya geçiş süresini kısaltabildiği belirlendi. Ancak bulgu, soğuk havadan sıcak bir otobüse geçen herkesin uyuyacağını veya bu geçiş sırasında mutlaka tansiyon düşüşü yaşanacağını göstermiyor.

KARBONDİOKSİT İÇİN ARAÇ İÇİ ÖLÇÜM GEREKİYOR

Karbondioksit düzeyi, kapalı ortamlarda havalandırmanın yeterliliğini değerlendirmek için kullanılan göstergelerden biri. Yüksek ölçümler, dışarıdan gelen temiz hava miktarının artırılması gerektiğine işaret edebiliyor.

Kaynak: Haber Merkezi