Ankaralı başarılı tiyatrocu Yusuf Bahri Özsoy ile 29 Ekim Perşembe Günü sahnelenecek olan "Ve Şeytan Ziyadesi ile Karizmatikti" isimli oyunu öncesinde özel bir röportaj yaptık. ankaranethaber.com'un sorularını yanıtlayan Özsoy mesleki hayatı ile ilgili özel açıklamalarda bulundu.
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Yusuf Bahri ÖZSOY kimdir?
Ben Yusuf Bahri ÖZSOY. 1987 Ankara doğumluyum. Atatürk Üniversitesi, Kamu Hukuku Anabilim Dalı, Güvenlik ve Adli Bilimler programında yüksek lisans yaptım; ancak her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi ben de öğrenim gördüğü alanla alakalı mesleği olmayan o hatrı sayılır çoğunluğa dahilim. Uzun yıllar medya sektöründe çalıştım. TRT ağırlıklı olmak üzere birçok belgesel filmde yönetmenlik, metin yazarlığı ve After Effects editörlüğü yaptım. 2013 yılında ulusal bir televizyon kanalında yayınlanan “Fırıldak Ailesi” isimli yetişkinlere yönelik 2D animasyon projesinde 3 bölüm senaryo asistanlığı, 2 bölüm senaristlik yaptım. Sonrasında kendi özel reklam şirketimi kurarak 2d animasyon videolar üretmeye başladım. Şimdi ise özel bir 3D animasyon stüdyosunda genel koordinatörlük yapıyorum; ancak kendimi senaryo ve metin yazarı olarak tanımlamayı yeğliyorum; zira yapmaktan en büyük keyif aldığım iş bu…

Tiyatro ile yollarınız ne zaman kesişti?
Aslında tiyatro hep vardı ve var olmaya da devam edecek. Çocukluğumdan beri en büyük hayalim “tiyatrocu” olmaktı. Çevremdeki genel kanı da hep bu yöndeydi. “Bu çocuk kesin tiyatrocu olacak!” diyorlardı ve fakat annem başta olmak üzere ailem bu durumdan pek hoşnut değildi; çünkü tiyatroculuk para kazanılabilecek bir iş değildi ve parasızlık artı çile garantiliydi. Kararlılığımı ispat etmek için konservatuvar sınavına girdim. Fakat Hacettepe Üniversitesi konservatuvar sınavında –tabiri caizse- iki seksen uzanınca tiyatroya kısa süreliğine küstüm. Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış tabii… Ama insan sevdiğine küser biliyorsunuz. Bu sevda hiçbir zaman kalbimi terk etmedi. Etmeyecek gibi de… Özel tiyatrolarda alaylı olarak tiyatro oyunları yazıp oynamaya, tiyatro oyunculuğu yapmaya devam ettim. Yani ailemin “Yapma demiyorum, hobi olarak yine yap” temennisini gerçekleştiriyordum. Ta ki ilk “adamakıllı” oyunum diye tabir edebileceğim “Ve Şeytan Ziyadesiyle Karizmatikti”ye kadar…
Öyleyse gelelim “Ve Şeytan Ziyadesiyle Karizmatikti” oyununa… Tam olarak çıkış noktası neydi bu oyunun?
Aslına bakarsanız sipariş usulü yazdığım bir oyun bu… Tiyatrosu olan bir arkadaşım bir gün bana “Yahu sen niye tiyatro oyunu yazmıyorsun? Şöyle az dekorlu bir oyun yaz da oynayalım” dedi. Çünkü her özel tiyatro gibi o da bilet paralarının tamamını dekora ve salon kirasına harcamak istemiyordu haklı olarak. Ben de taşınmak üzere olan bir adamdan yola çıkarak daha önce hikayesi hazır olan yazdığım başka bir eseri harmanlayıp bu oyunu yazdım. Yani dekoru neredeyse tamamen kolilerden oluşan bir oyun çıkmış oldu ortaya… Fakat çıkış noktası basit olsa da hikaye olarak daha sağlam bir temeli var bittabi… Hikayesini çok önceden kurgulamıştım ve ağırlıklı olarak “ziyadesiyle” benim yaşamımdan ilhamla kaleme alındı.
Peki “Ve Şeytan Ziyadesiyle Karizmatikti” oyununun konusu nedir? Kısaca bahsedebilir misiniz?
Aslına bakarsanız tatkaçıran (spoiler) vermeden bu işi başarabilmem biraz güç; ama deneyeceğim. Platonik bir aşığın, aşkına karşılık alabilmek için ruhunu Şeytan’a satmasını ve Şeytan’ın aşk denen illetle karşılaştığında yaşadığı bocalamayı konu alıyor. Ancak bir ters köşemiz var ki işte orası tam olarak oyunda zurnanın zırt dediği yer. O yüzden o “zırt” için bile oyunun seyredilmesi gerektiğini düşünüyorum. Seyircilerin özgün oyunlara karşı tutumu biraz mesafelidir malumunuz. Seyirci haklı olarak risk almak istemez. Fakat izleyen herkesin keyif alabileceği, “iyi ki gelmişim” diyeceği bir oyun olduğunu söyleyebilir ve bunun garantisini gönül rahatlığıyla verebilirim. Zira oyun salt bir güldürüden ziyade içinde felsefî yaklaşımlar barındıran, psikolojiye göz kırpan, az biraz dolu bir oyun. Kendim yazdım diye söylemiyorum, gerçek bu. Valla ben izleyenlerin yalancısıyım. Şu an aynı oyunun 3. sezonunu oynuyoruz. İlk iki sezonda çok güzel geri dönüşler aldık. Umarım bu sezonda da seyircimizi memnun etmeyi başaracağız.
“Ve Şeytan Ziyadesiyle Karizmatikti” oyunun kadrosunda kimler yer alıyor?
İlk iki sezon temsillerini başka tiyatro ve organizasyon şirketleriyle gerçekleştirmiştik. Fakat ilk sezondaki kadın oyuncu arkadaşım Senem Hasret Özşimşek “Matit Organizasyon”u eşi Berk Özşimşek ile birlikte kurunca oyunu güvendiğim insanlara teslim etmek istedim. Kısacası şu an bu oyunu Matit Organizasyon bünyesindeki arkadaşlarla birlikte gerçekleştiriyoruz. Oyuncu kadrosunda Senem Hasret Özşimşek, Atacan Şanlı’nın yanı sıra bendeniz yer almaktayım. Fakat “Ve Şeytan Ziyadesiyle Karizmatikti” oyununda sahnede görünmeyip oyunun her aşamasında emeği bulunan isimleri de anmadan edemeyeceğim. Başta Berk Özşimşek, Gamze Demir, Özge Çetin olmak üzere şu an isimlerini anamadığım birçok arkadaşımız da oyunun arka planında bizlere desteklerini esirgemiyorlar. Var olsunlar!

Sizin kaleminizden çıkan başka oyunlar da var mı bu sezon?
Evet… Yine Matit Organizasyon bünyesinde yönetmenliğini Senem Hasret Özşimşek’in yaptığı “Kuzgun: Edgar Allan Poe” isimli psikolojik gerilim türündeki tek kişilik oyunumun ilk temsilini 12 Aralık günü gerçekleştireceğiz. Ünlü gotik korku edebiyatı yazarı, modern dedektiflik öykülerinin babası sayılan ve birçok sanatçıya ilham olmuş Edgar Allan Poe’nun ölmeden önceki son anlarını konu alan; kendi sözlerinden alıntılarla harmanladığım bu oyuna da tüm tiyatro severleri bekliyorum.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Ve Şeytan Ziyadesiyle Karizmatikti” oyunumuz 3. Sezon ilk temsilini 29 Ekim Perşembe günü gerçekleştirecek. Tüm tiyatro severleri, “Yedi Kocalı Hürmüz”den sıkılanları ve biraz da farklı oyun izlemek isteyen herkesi bekliyoruz. Ayrıca bu oyun vesilesiyle Matit Organizasyon bünyesinde yer alan ve birlikte çalışmaktan çok büyük keyif aldığım Senem Hasret Özşimşek’in kaleme alıp yönettiği “Raskolnikov – Bir Suç ve Ceza Uyarlaması”, “Beatrice” ve “Mektupların Ardındaki Kadın Milena” oyunlarına da herkesi bekliyoruz. Çıkın çıkın gelin efendim.





