Yunan kamuoyunda Türkiye’nin Libya ile geliştirdiği ilişkiler yeniden tartışma konusu oldu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan deneyimli gazeteci ve analist Nikos Meletis, Atina’nın güvenlik perspektifini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini öne sürdü. Meletis’e göre Yunanistan’ın odaklandığı klasik tehdit algısı değişiyor. Türkiye’nin Libya ile yürüttüğü temasların askeri ve enerji boyutları bulunduğunu belirten analist, Kuzey Afrika hattının Atina için stratejik önem kazandığını ifade etti.
TÜRKİYE-LİBYA SAVUNMA TEMASLARI YAKIN TAKİPTE
Analist Meletis, Libya Genelkurmay Başkanı ile Türk mevkidaşı arasında savunma iş birliğinin genişletilmesine yönelik temasların gerçekleştiğini hatırlatarak, bu sürecin Yunanistan tarafından dikkatle analiz edilmesi gerektiğini dile getirdi.
Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat ve güvenlik iş birliği anlaşmaları, Atina’nın uzun süredir eleştirdiği başlıklar arasında yer alıyor. Bu çerçevede Türkiye’nin Batı Libya’daki askeri varlığının devam ettiği ve askeri eğitim ile danışmanlık faaliyetlerini sürdürdüğü biliniyor.
Meletis, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Batı Libya’daki konumunun kalıcı hale geldiğini savunarak şu ifadeyi kullandı:
“Kendimizi kandırmayalım, Türk askerleri Batı Libya'yı asla terk etmeyecek ve yeni silah sistemleriyle varlıklarını sürekli genişletecekler; bunun için de haklı sebepleri var.”
ENERJİ DENKLEMİ VE DOĞU AKDENİZ GERİLİMİ DE ELE ALINDI
Analize göre mesele yalnızca askeri değil; enerji boyutu da en az savunma başlığı kadar kritik. Doğu Akdeniz’de hidrokarbon arama faaliyetleri ve deniz yetki alanları tartışmaları son yıllarda Türkiye ile Yunanistan arasında diplomatik gerilime yol açmıştı. Yunanistan’ın ABD merkezli enerji şirketi Chevron ile Doğu Akdeniz’de arama faaliyetlerine yönelik anlaşma imzalamasının ardından, Libya tarafında Türkiye ile askeri iş birliğinin güçlendirilmesine dönük mesajların gelmesi Atina’da dikkatle izleniyor.
Meletis, Türkiye’nin Kuzey Afrika üzerinden Yunanistan’ı hem stratejik hem de enerji ekseninde çevrelemeye çalıştığını iddia etti. Bahsi geçen iddia, Atina’daki güvenlik ve dış politika çevrelerinde farklı değerlendirmelere yol açtı.
GİRİT’İN GÜNEYİ GÜNDEMDE
Analist, Türkiye’nin Libya’ya verdiği önemin sadece askeri iş birliğiyle sınırlı olmadığını, Doğu Akdeniz’de enerji arama faaliyetlerinin de gündemde olduğunu savundu. Özellikle Girit Adası’nın güneyinde yürütülmesi muhtemel petrol ve doğal gaz arama çalışmaları, Yunan kamuoyunda hassasiyetle takip edilen başlıklar arasında bulunuyor.
Girit çevresindeki deniz alanları, Atina ile Ankara arasında deniz yetki alanı tartışmalarının merkezinde bulunuyor. Bu nedenle bölgede atılacak her adım, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda diplomatik sonuçlar da doğurabilecek nitelikte.
YUNAN-İSRAİL İŞ BİRLİĞİ VURGUSU
Haberde dikkat çeken bir diğer unsur ise Türkiye’ye karşı denge arayışında İsrail ile iş birliğinin ön plana çıkarılması oldu. Yunanistan ile İsrail arasındaki savunma ve enerji temelli iş birlikleri son yıllarda artış göstermişti. Analizde, iki ülke arasındaki askeri tatbikatların özellikle Yunan-Türk geriliminin yüksek olduğu deniz bölgelerinde düzenli hale getirilmesinin stratejik bir mesaj niteliği taşıdığı ifade edildi. Bu tür ortak faaliyetlerin Doğu Akdeniz’deki güç dengelerine etki edebileceği yorumları yapıldı.




