İstanbul’un Güngören ilçesine bağlı Mehmet Nesih Özmen Mahallesi’nde 14 Ocak’ta meydana gelen olayda, 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, bir baklavacının önünde çıkan kavgada E.Ç. tarafından bıçaklandı. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Çağlayan, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

Olay kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı da sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşım yaptı.

“BİR EVİN IŞIĞI SÖNDÜ, BİR ANNE YARIM KALDI”

İlber Ortaylı, paylaşımında son dönemde gençlerin hayatını kaybettiği olaylara dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Ahmet Minguzzi, Ata Emre, Hakan, Berkay şimdi de Atlas… Bir gencimizi daha bu memleketin üzeri örtülen hoyratlığına kurban verdik. Bir evin ışığı söndü, bir annenin ömrü yarım kaldı. Böylesi anlarda serinkanlılık tavsiye etmek kolaydır ama insanın içi yanarken aklın sükûneti zor tutulur.”

“KARŞIMIZDA SADECE BİR SUÇ YOK”

Ortaylı, yaşananların tekil bir adli vaka olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:

“Karşımızda yalnızca bir suç değil, aynı zamanda pervasız ve küstah bir zihniyet duruyor. Ne hukuku umursayan ne de vicdanla bağı olan bu hâlin, kendini neye yasladığı meçhul. Fakat bütün bu karanlığın içinde gözden kaçmaması gereken bir hakikat var; bu ülkede hâlâ adalet diye ayağa kalkan, sesi kısılmayan, vicdanını kaybetmemiş bir halk mevcut.”

“BU DAVA ARTIK TOPLUMUN DAVASIDIR”

Atlas Çağlayan cinayetinin yalnızca ailesini ilgilendiren bir mesele olmadığını belirten Ortaylı, davanın toplumsal bir boyut kazandığını ifade etti:

Oylat Kaplıcaları yolunda kar engeli: 20 araç mahsur kaldı
Oylat Kaplıcaları yolunda kar engeli: 20 araç mahsur kaldı
İçeriği Görüntüle

“Bu dava artık yalnızca Atlas’ın ailesinin, arkadaşlarının meselesi değil. Elbette hiçbir karar onların acısını dindirmeyecek; evlat boşluğu mahkeme salonlarında kapanmaz. Ancak adil, açık ve tereddütsüz bir hüküm, toplumun yaralanmış adalet duygusuna bir nebze olsun merhem olabilir.”

“HUKUKUN CAYDIRICILIĞI SINANMAKTADIR”

Ortaylı, açıklamasını şu çarpıcı ifadelerle tamamladı:

“Zira mesele tekil bir cinayetin ötesine geçmiştir. Bu, Türkiye’de hukukun caydırıcılığının, kamunun vicdanının ve ‘bir daha olmayacak’ diyebilme iradesinin sınavıdır. Eğer bu sınavda sınıfta kalınırsa, kaybettiklerimiz yalnızca gençlerimiz olmaz.”

Kaynak: Haber Merkezi