Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Haziran 2025’te İran ile İsrail arasında yaşanan ve kamuoyunda 12 Gün Savaşı olarak anılan çatışmalara ilişkin dikkat çekici bir ayrıntıyı ilk kez paylaştı. Bakan Fidan, savaş başlamadan yalnızca birkaç saat önce ABD’den telefon aldıklarını belirterek, bölgedeki gerilimin perde arkasına dair önemli mesajlar verdi.

“Savaş Başlamadan Saatler Önce ABD’den Telefon Geldi”

Hakan Fidan, 12 Gün Savaşı’nın başlamasından hemen önce ABD’den gelen bir telefon görüşmesini anlattı. Fidan, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio tarafından gece saatlerinde arandıklarını belirterek, “İranlılara söyleyin, birkaç saat içinde her şey olabilir” şeklinde bir uyarı aldıklarını ifade etti. Bu gelişmenin ardından İranlı mevkidaşıyla temasa geçtiğini aktaran Fidan, İran tarafının duruma şaşkınlıkla yaklaştığını belirterek, “Nasıl olur, görüşme tarihi verdik” yanıtını aldığını söyledi. Bakan Fidan, bu süreci “Görüşen ABD idi, vuran İsrail’di” sözleriyle özetledi. Bölgedeki gerilimin yalnızca iki ülkeyle sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çeken Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bölgesel iş birliği platformlarının önemine vurgu yaptı. Fidan, Orta Doğu’da yaşanan krizlerin temelinde güven eksikliğinin yattığını belirterek, bölge ülkelerinin birbirine güven telkin etmesinin hayati olduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konudaki yaklaşımına da değinen Fidan, askeri, siyasi ve ekonomik alanlarda bölgesel dayanışmanın kurumsal hale getirilmesi yönünde güçlü bir irade bulunduğunu ifade etti. Önümüzdeki dönemde bölgesel istikrara katkı sağlayacak yeni adımların gündeme gelebileceğini söyledi.

“Bölgedeki Savaş Daha Geniş Bir Alana Yayılabilir”

Bakan Fidan, İran’a yönelik olası büyük çaplı bir saldırının zincirleme sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. İran’ın böyle bir durumda karşılık vereceğini açıkça ifade ettiğini hatırlatan Fidan, bölge ülkelerindeki hedeflerin ve ABD üslerinin bu sürecin parçası olabileceğine dikkat çekti. Enerji altyapılarının hedef alınmasının, çatışmaların daha geniş bir coğrafyaya yayılmasına neden olabileceğini vurgulayan Fidan, böyle bir senaryonun nerede duracağının öngörülemez olduğunu söyledi. İran’a yönelik askeri müdahaleler üzerinden yapılan rejim değişikliği tartışmalarına da değinen Fidan, bu yaklaşımın gerçekçi olmadığını belirtti. Hava saldırılarıyla bir rejimin yıkılmasının mümkün olmadığını ifade eden Fidan, savaşların büyük insani dramlar ve istikrarsızlıklar doğurduğunu vurguladı. İran’da yaşanan kayıplara ilişkin farklı rakamların dolaştığını söyleyen Bakan Fidan, resmi açıklamalarda bile çok yüksek can kayıplarının dile getirildiğine dikkat çekerek, insan hayatı söz konusu olduğunda sayıların büyüklüğünün vahametini ortaya koyduğunu belirtti.

“Rejim Değişikliği Boş Bir Hayal”

Fidan, İran’a yönelik rejim değişikliği beklentilerinin “boş bir hayal” olduğunu ifade etti. Sorunun İran’ın rejim yapısından ziyade aldığı kararlar ve uyguladığı politikalarla ilgili olduğunu vurgulayan Fidan, bazı rejimlerin son derece merkezi yapıya sahip olmasına rağmen küresel sorunlara yol açmadığı sürece uluslararası tepkiyle karşılaşmadığını söyledi. Diplomaside hem resmi kayıtlara geçen görüşmeler hem de dostane temaslar bulunduğunu hatırlatan Fidan, sorunların doğru tanımlanmasının çözüm açısından kritik olduğunu dile getirdi.

Özarslan’ın istifası sonrası Mansur Yavaş’ın o sözleri yeniden hatırlandı: “Keçiören Çankaya ile yarışacak”
Özarslan’ın istifası sonrası Mansur Yavaş’ın o sözleri yeniden hatırlandı: “Keçiören Çankaya ile yarışacak”
İçeriği Görüntüle

İran’ın Uranyum Zenginleştirme Süreci

İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri konusuna da değinen Bakan Fidan, bu meselenin son 30 yıldır İran’ın temel gündemlerinden biri olduğunu söyledi. İran yönetiminin atom bombası üretiminin haram olduğuna dair dini fetvaya rağmen, nükleer kapasiteye yakın teknik yetenekler geliştirdiğini ifade eden Fidan, bu durumun uluslararası yaptırımların temel gerekçesi haline geldiğini belirtti. Fidan, atom bombası üretimiyle ilgili somut bir veri olmadığını ancak uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin başlı başına küresel bir sorun olarak görüldüğünü vurguladı.

Kaynak: Haber Merkezi