Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP kurultay davasına ilişkin verdiği karar, finans piyasalarında güçlü yankı uyandırdı. Mahkeme, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile mevcut parti yönetiminin görevden uzaklaştırılmasına, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve önceki yönetimin yeniden görevi devralmasına hükmetti.
Kararın ardından gözler anında piyasalara çevrilirken, özellikle Borsa İstanbul’da sert satış baskısı dikkat çekti. Gün içinde zaten temkinli hareket eden yatırımcıların, kararın açıklanmasının ardından hızla satış yönlü pozisyon aldığı görüldü.
SATIŞLAR KARAR SONRASI HIZLANDI
BIST 100 endeksi güne 14.012 puan seviyesinde başladı. Gün boyunca siyasi gelişmelere ilişkin beklentiler nedeniyle piyasada dalgalı bir seyir izlendi. Ancak saat 17.30 sonrasında mahkeme kararının kamuoyuna yansımasıyla birlikte satışların sertleştiği görüldü.

TradingView verilerine göre BIST 100 endeksi saat 17.40 itibarıyla 13.643 seviyesine kadar geriledi. Böylece endekste kısa sürede ciddi bir değer kaybı yaşandı. Piyasalarda özellikle banka hisseleri ve yüksek işlem hacmine sahip büyük şirketlerde yoğun satışlar dikkat çekti. Yatırımcıların riskten kaçınma eğilimine yönelmesiyle birlikte işlem hacminde de ani artış yaşandı.
BORSA İSTANBUL’DA DEVRE KESİCİ NEDEN ÇALIŞTI?
Yaşanan sert düşüş sonrası Borsa İstanbul’da “devre kesici” sistemi devreye alındı. Endeks bazında yüzde 5 ve üzerindeki ani kayıplarda yatırımcı paniğini kontrol altına almak amacıyla uygulanan sistem, işlemleri geçici süreyle durduruyor.
Kararın ardından kayıpların yüzde 6’yı aşması üzerine saat 17.42 itibarıyla endeks bazlı devre kesici aktive edildi ve işlemler geçici olarak durduruldu. Uygulamanın temel amacı, piyasadaki aşırı oynaklığı azaltmak ve yatırımcıların sağlıklı değerlendirme yapabilmesi için zaman tanımak olarak biliniyor. Özellikle ani siyasi veya ekonomik gelişmeler sonrasında oluşabilecek panik satışlarının önüne geçilmesi hedefleniyor.

SİYASİ GELİŞMELER BORSAYI NASIL ETKİLİYOR?
Uzmanlara göre finans piyasaları yalnızca ekonomik verilerden değil, siyasi gelişmelerden de doğrudan etkileniyor. Çünkü yatırımcılar için en önemli unsurlardan biri “öngörülebilirlik” ve “istikrar” olarak kabul ediliyor. Siyasi alanda yaşanan beklenmedik gelişmeler; hükümet politikaları, ekonomi yönetimi, seçim süreçleri, yargı kararları ve parti içi dengeler konusunda belirsizlik yaratabiliyor. Bu da yatırımcıların risk algısını artırıyor.
Risk algısının yükseldiği dönemlerde yatırımcılar genellikle daha güvenli gördükleri yatırım araçlarına yönelirken, hisse senedi piyasalarında satış baskısı oluşabiliyor. Özellikle yabancı yatırımcıların gelişmekte olan ülke piyasalarında siyasi risklere karşı daha hassas hareket ettiği belirtiliyor. Ekonomi çevreleri, CHP’ye ilişkin mahkeme kararının kısa vadede piyasalarda dalgalanmayı artırabileceğini, yatırımcıların ise sürecin siyasi ve ekonomik sonuçlarını yakından takip edeceğini ifade ediyor.
PİYASALARDA BELİRSİZLİK VURGUSU
Analistler, piyasalarda en sert fiyat hareketlerinin genellikle belirsizlik dönemlerinde yaşandığını belirtiyor. Siyasi gelişmelerin ardından yatırımcıların önünü görememesi durumunda, kısa vadeli sert satışların ortaya çıkabildiği ifade ediliyor. Uzmanlara göre piyasaların yeniden dengelenebilmesi için siyasi sürecin netleşmesi, ekonomi yönetimine ilişkin beklentilerin korunması ve yatırımcı güveninin yeniden sağlanması kritik önem taşıyor.



