Gezi Parkı davasında aldığı 18 yıllık hapis cezası ve sonrasında yaşanan AYM-Yargıtay-TBMM süreci nedeniyle kamuoyunun gündeminde kalan Atalay, 1 Ekim 2026'da 24 saatlik açlık grevine başladığını açıkladı. Peki Can Atalay kimdir, neden tutuklu ve Can Atalay olayı nedir?

Recep Gür TESK yedek yönetiminde yer aldı Recep Gür kimdi?
Recep Gür TESK yedek yönetiminde yer aldı Recep Gür kimdi?
İçeriği Görüntüle

CAN ATALAY KİMDİR?

Tam adı Şerafettin Can Atalay olan Can Atalay, 24 Mart 1976'da İstanbul'da doğdu. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olan Atalay, avukatlık yaptı. Meslek hayatında özellikle toplumsal olaylar, iş kazaları ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran davalarda mağdur yakınlarının ve çeşitli kişi ve kuruluşların avukatlığını üstlendi.

Soma maden faciası, Ermenek maden kazası, Çorlu tren kazası ve Hendek'teki havai fişek fabrikası patlaması gibi davalarda avukat olarak görev aldı. Atalay aynı zamanda Taksim Dayanışması içerisinde yer aldı ve Gezi Parkı'na ilişkin hukuki süreçlerde avukatlık yaptı.

CAN ATALAY NEDEN CEZAEVİNDE?

Can Atalay'ın cezaevinde bulunmasının temel nedeni, Gezi Parkı davasında aldığı hapis cezası. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 25 Nisan 2022'de Atalay'ı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüse yardım” suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırdı. Bölge Adliye Mahkemesi'nin ardından dosya Yargıtay incelemesine taşındı ve Yargıtay 3. Ceza Dairesi 28 Eylül 2023'te mahkûmiyet hükmünü onadı.

Atalay bu süreçte ceza infaz kurumunda bulunuyordu. 2023 seçimlerinde ise Türkiye İşçi Partisi'nden Hatay milletvekili seçildi. Yüksek Seçim Kurulu'nun kesin sonuçlarında Hatay'da TİP'in bir milletvekili çıkardığı ve bu milletvekilinin Şerafettin Can Atalay olduğu yer aldı. Milletvekili seçilmesinin ardından tahliye talebinde bulunan Atalay'ın başvurusu Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından 13 Temmuz 2023'te reddedildi. Bu karara yapılan itiraz da Yargıtay 4. Ceza Dairesi tarafından reddedildi.

Ekran Görüntüsü 2026 10 01 131854

ANAYASA MAHKEMESİNDEN CAN ATALAY KARARI

Can Atalay'ın cezaevinde kalmaya devam etmesi, milletvekili seçilmesinin ardından Anayasa Mahkemesi'ne taşınan başvurularla yeni bir hukuki sürecin başlamasına neden oldu. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 25 Ekim 2023'te verdiği kararda Atalay'ın seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine hükmetti. AYM, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama, infazın durdurulması ve ceza infaz kurumundan tahliyenin sağlanması yönünde işlemler yapılmasına karar verdi.

Ancak bu kararın ardından yargı makamları arasındaki görüş ayrılığı devam etti. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, AYM'nin ihlal kararına uymama yönünde karar aldı. Bu gelişme, Türkiye'de AYM kararlarının uygulanması ve yüksek yargı organları arasındaki yetki tartışmalarını gündeme taşıdı.

CAN ATALAY'IN MİLLETVEKİLLİĞİ NEDEN DÜŞÜRÜLDÜ?

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 3 Ocak 2024 tarihli kararının ardından ilgili yazı TBMM Genel Kurulunda 30 Ocak 2024'te okutuldu ve Can Atalay'ın milletvekilliğinin düştüğü bildirildi. Bu işlemin ardından konu yeniden Anayasa Mahkemesi'nin önüne geldi. AYM'nin 2024 yılında verdiği kararda, TBMM Genel Kurulunda Yargıtay kararının okunmasıyla oluşturulan durumun hukuki niteliği ayrıntılı şekilde ele alındı. Mahkeme, 25 Ekim 2023 tarihli ihlal kararının ardından Atalay hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmünün varlığından söz edilemeyeceği yönündeki değerlendirmesine yer verdi.

CAN ATALAY'IN MİLLETVEKİLLİĞİ TARTIŞMASI NEDEN SONA ERMEDİ?

Can Atalay'ın milletvekilliği konusunda yaşanan hukuki tartışma, AYM'nin kararlarının bağlayıcılığı ve bu kararların diğer yargı makamları ile yasama organı tarafından nasıl uygulanacağı başlıkları üzerinden devam etti. AYM'nin kararlarının uygulanması konusunda yaşanan anlaşmazlık nedeniyle konu uzun süre TBMM'nin de gündeminde kaldı.

Ekran Görüntüsü 2026 10 01 131921

16 Nisan 2025'te TBMM Genel Kurulunda, AYM'nin Can Atalay hakkında verdiği kararın hüküm bölümü okutuldu. Bu işlem TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından eleştirildi; Kurtulmuş, yapılan işlemin Anayasa ve TBMM İçtüzüğü açısından yetki aşımı olduğunu savundu.

Dolayısıyla Can Atalay'ın milletvekilliği ve cezaevindeki durumu, yalnızca bir ceza davasının sonucu olarak değil, aynı zamanda Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması ve yasama-yargı ilişkileri bakımından da tartışıldı.

CAN ATALAY NEDEN YENİDEN GÜNDEMDE?

Can Atalay, TBMM'nin 1 Ekim 2026'da yeni yasama yılına başlamasıyla birlikte 24 saatlik açlık grevine başladığını duyurdu. Cezaevinden yaptığı açıklamada Atalay, eyleminin Hatay halkının temsil hakkı, Anayasa'ya uyulması, AYM kararlarının uygulanması ve milletvekilliği görevini yapmasının önündeki engellerin kaldırılması yönünde bir çağrı olduğunu belirtti. Atalay açıklamasında, Meclis'in yeni yasama döneminin başladığı gün 24 saatlik açlık grevine başladığını ifade etti. TİP de yaptığı açıklamayla Atalay'ın eylemini duyurdu.

CAN ATALAY OLAYI NEDİR?

Can Atalay olayı, birden fazla hukuki ve siyasi gelişmenin kesiştiği bir süreç olarak öne çıkıyor. Sürecin başlangıç noktalarından biri Gezi Parkı davasında verilen mahkûmiyet kararı oldu. Atalay daha sonra cezaevindeyken 2023 genel seçimlerinde Hatay milletvekili seçildi.

Milletvekili seçilmesinin ardından tahliye talebinin reddedilmesi üzerine AYM'ye bireysel başvuru yapan Atalay hakkında AYM iki ayrı kararda hak ihlali tespit etti. İlk karar 25 Ekim 2023'te, ikinci karar ise 21 Aralık 2023'te verildi. İkinci kararda seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile bireysel başvuru hakkının ihlal edildiğine hükmedildi.

Kaynak: Haber Merkezi