Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un yasalaşmasının ardından sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulundu. Kanunun Türkiye ve Türk milleti için hayırlı olmasını dileyen Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nda verilen 468 evet oyunun, siyasi mutabakatın yanı sıra toplumsal sahiplenme açısından da büyük önem taşıdığını ifade etti.
Yılmaz, açıklamasında yaklaşık bir yıldır Meclis çatısı altında yürütülen çalışmalara katkı sunan siyasi parti grupları ve milletvekillerine teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a da süreç boyunca yaptığı katkılardan dolayı teşekkürlerini iletti.
“SÜREÇ DEVLET AKLI VE MİLLET İRFANI İLE YÖNETİLDİ”
Yılmaz, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan ortak raporun yasal düzenlemenin temelini oluşturduğunu belirtti. Söz konusu raporun bundan sonraki sürecin yönünü de belirlediğini kaydeden Yılmaz, sürecin Meclis'in yakın takibi ve yönlendirmesiyle ilerleyeceğini bildirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonu ve iç cepheyi güçlendirme yaklaşımına işaret eden Yılmaz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrılarıyla yaklaşık iki yıl önce başlayan sürecin Cumhur İttifakı tarafından kararlı biçimde sürdürüldüğünü ifade etti.

Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sürecin farklı aşamalarında verdiği talimatlarla “Terörsüz Türkiye” hedefinin bir devlet politikasına dönüştüğünü belirterek, kurumların çalışmaları ve ortak akıl sayesinde sürecin olgunlaştırıldığını söyledi. Bu süreçte devletin temel niteliklerinden ve milletin değerlerinden taviz verilmediğini vurgulayan Yılmaz, yürütülen çalışmaların “devlet aklı ve millet irfanı” ile titizlikle yönetildiğini kaydetti.
ERDOĞAN VE BAHÇELİ’YE TEŞEKKÜR
Açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye de teşekkür eden Yılmaz, iki liderin devletin bekası ve milletin huzuru için ortaya koyduğu liderliğe vurgu yaptı. Yılmaz, Türkiye'nin bugünkü güçlü konumuna ulaşmasında fedakarlıkları bulunan tüm şehitleri rahmetle andı. Şehit yakınları ve gazilere de minnet ve şükranlarını ileten Yılmaz, Meclis'te atılan adımın toplumsal bütünleşme ve kardeşliğin güçlenmesine katkı sağlamasını temenni etti.
“DEMOKRASİYİ VE KALKINMAYI GÜÇLENDİRMESİNİ TEMENNİ EDİYORUM”
Yılmaz, Meclis'te kabul edilen düzenlemenin toplumsal bütünleşmeyi ve kardeşliği pekiştirmesini, demokrasiyi güçlendirmesini ve Türkiye'nin kalkınmasına ivme kazandırmasını diledi. Açıklamasında bölgeye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yılmaz, düzenlemenin bölgede oynanmaya çalışılan emperyalist oyunların boşa çıkarılmasına ve “Terörsüz Türkiye” ile “terörsüz bölge” hedeflerine kalıcı katkı sağlamasını beklediğini belirtti.

Yılmaz, yürütülen sürecin herhangi bir “üçüncü göz” veya dış mekanizmaya dayandırılmadığını, tamamen milli kapasite ve akılla şekillendirildiğini ifade etti. Türkiye'nin kendi temel sorunlarını kendi imkanlarıyla çözme iradesi ve yeteneğinin ortaya konulduğunu belirten Yılmaz, bu yaklaşımı “Türkiye Modeli” olarak nitelendirdi.
“BÖLGEYİ KARIŞTIRMAK İSTEYENLERE EN GÜÇLÜ CEVAP”
Cevdet Yılmaz, sürecin etnik ve mezhebi fay hatları üzerinden bölgeyi karıştırmaya ve ülkeleri parçalamaya yönelik girişimlere karşı güçlü bir yanıt niteliğinde olduğunu savundu. Bundan sonraki aşamada silah bırakma ve tasfiye süreçlerinin mümkün olan en hızlı şekilde hayata geçirilmesini beklediklerini belirten Yılmaz, güvenlik birimleri tarafından sahada gerekli teyit ve tespitlerin yapılmasının ardından yasanın ilgili maddelerinin uygulanmaya başlanacağını ifade etti.
PROVOKASYON VE DEZENFORMASYON UYARISI
Yılmaz, sürecin hassasiyetine dikkat çekerek provokasyon ve dezenformasyon yoluyla süreci sabote etmeye çalışabilecek odaklara karşı herkesin dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Sürecin başarıyla tamamlanmasının ardından herhangi bir tarafın kaybeden olmayacağını belirten Yılmaz, sonuçta Türkiye Cumhuriyeti ve 86 milyon vatandaşın kazanacağını ifade etti.
Yılmaz, TBMM'deki oylamada ortaya çıkan 468 evet oyunun, siyasi mutabakatın ve toplumsal sahiplenmenin önemli bir göstergesi olduğunu belirterek, bundan sonraki sürecin Meclis'in takibi ve yönlendirmesiyle devam edeceğini kaydetti.




