Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM), kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak adlandırılan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi için kritik aşamaya geçildi. Terörsüz Türkiye sürecinin hukuki zeminini oluşturması amacıyla hazırlanan 12 maddelik teklif, yaklaşık 18 saat süren Adalet Komisyonu görüşmelerinin ardından Genel Kurul gündemine taşındı. Teklifin Genel Kurul aşamasına gelmesiyle siyasi partilerin düzenlemeye ilişkin tutumları da büyük ölçüde netleşti.
TBMM bünyesinde Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda oluşturulan komisyonun çalışmalarında da toplumsal bütünleşme, milli dayanışma, kardeşliğin güçlendirilmesi, hukuk devleti ve demokratik standartların geliştirilmesine yönelik yasal düzenlemeler ele alınmıştı.
TEKLİF 12 MADDEDEN OLUŞUYOR
Teklif, 367 milletvekilinin imzasını taşıyor. Düzenlemenin merkezinde örgütün fiili varlığının sona ermesi ve silahların tamamen teslim edilmesi şartı bulunuyor. Buna göre güvenlik kurumlarının örgütün faaliyetlerini sona erdirdiğini ve kontrolündeki silah ve mühimmatın teslim edildiğini tespit etmesi, ardından bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesi öngörülüyor. Söz konusu kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından düzenlemeden yararlanılması için altı aylık bir süre tanınması planlanıyor.
Teklifin kapsamına PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma, bilerek ve isteyerek yardım etme, propaganda yapma ile örgütün faaliyetleri kapsamında işlenen bazı suçlar ve terörizmin finansmanına ilişkin suçlar giriyor.

AK PARTİ VE MHP’DEN DESTEK
Düzenlemeye Cumhur İttifakı ortakları AK Parti ve MHP’nin destek vermesi bekleniyor. DEM Parti de teklifin kabul edilmesi yönünde oy kullanacağını açıklayan partiler arasında yer alıyor. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Genel Kurul’daki konuşmasında düzenlemeyi Türkiye’nin birlik ve bütünlüğü açısından değerlendirdi.
10 Ağustos’un Anafartalar Zaferi’nin yıl dönümü olduğuna dikkat çeken Gül, Çanakkale’de farklı bölgelerden insanların omuz omuza mücadele ettiğini belirterek Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile tüm şehitleri andı. Gül, Sevr Antlaşması’nı emperyalist güçlerin Türkiye’yi zayıflatmaya yönelik girişimlerinden biri olarak nitelendirirken, TBMM’nin bugün de Türkiye’nin birlik ve kardeşliğini güçlendirecek bir adım atacağını savundu.
BAKIRHAN: VATAN ORTAK, GELECEK ORTAK
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Genel Kurul’da yaptığı konuşmada düzenlemenin Kürt meselesinin çatışma zemininden hukuki ve siyasi zemine taşınması açısından fırsat oluşturabileceğini söyledi. Bakırhan, sürecin Türkiye’nin bölünmesine değil bütünleşmesine hizmet etmesi gerektiğini belirterek, “vatan ortak, gelecek ortaktır” mesajı verdi.
Türk vatandaşlarına da seslenen Bakırhan, sürecin ülkenin bütünlüğünü ve ortak değerlerini tartışma konusu haline getirmemesi gerektiğini ifade etti. Kürt halkına yönelik mesajında ise sürecin kimliğin ortadan kaldırılması değil, kimlik ve hakların hukukla buluşturulması olarak görülmesi gerektiğini savundu.

Bakırhan, yaklaşık 50 yıllık çatışma döneminden çıkarılması gereken en önemli derslerden birinin şiddetin sorunları çözmediği olduğunu belirterek, “Ateş ateşle söndürülmez” ifadesini kullandı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Bakırhan’ın konuşmasını alkışlaması da Genel Kurul’da dikkat çeken anlardan biri oldu.
CHP’DEN “EVET” MESAJI
Teklifin hazırlanması sürecinde imzası bulunan CHP de Genel Kurul’da düzenlemeye destek vereceğini açıkladı. CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, desteğin terörün kalıcı şekilde sona erdirilmesi, silahların devreden çıkarılması ve demokratik siyasetin güçlendirilmesi hedefleri çerçevesinde verileceğini bildirdi. Türeli, düzenlemeyle Türkiye’nin demokrasi ve hukuk alanında yeni bir döneme girmesinin amaçlandığını ifade etti.
YENİ YOL VE HÜDA PAR DA DESTEKLİYOR
Yeni Yol Partisi de teklifin kabul edilmesi yönünde oy kullanacağını açıkladı. Yeni Yol Grup Başkanvekili Bülent Kaya, sürecin yalnızca silahların bırakılmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, bunun ardından hukuk, demokrasi ve ekonomik kalkınma alanlarında da ilerleme sağlanması gerektiğini söyledi.
Kaya, sürece katkı sağlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ve diğer siyasi parti genel başkanlarına teşekkür etti. HÜDA PAR da düzenlemeye destek verecek partiler arasında bulunuyor.

SAADET PARTİSİ’NDEN ŞARTLI DESTEK
Saadet Partisi ise düzenlemeye doğrudan ve koşulsuz destek vermek yerine şartlı destek açıklamasında bulundu. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, meselenin yalnızca örgütün tasfiyesi olmadığını, terörü ortaya çıkaran zeminin de ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi.
Arıkan’ın açıklamalarında silahların tamamen bırakılması için uygulanacak yöntem ve usuller, örgütün tasfiyesinin güvence altına alınması, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünün korunması, TBMM’nin çözüm sürecindeki merkezi rolünün devam etmesi ve şiddete bulaşmamış kişilerin topluma yeniden kazandırılması gibi başlıklar öne çıktı.
İYİ PARTİ’DEN KESİN “HAYIR”
Teklife en sert itiraz ise İYİ Parti’den geldi. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, düzenlemenin hazırlanma ve komisyon aşamasını eleştirerek teklifin Anayasa’ya aykırı olduğunu savundu. Çömez, Türkiye’nin terörden tamamen arındırılması gerektiğini belirtirken, terörün arkasında duran ve terörle arasına mesafe koymayan kesimlere yönelik eleştirilerde bulundu.
Teklifin 10 Ağustos’ta, Sevr Antlaşması’nın yıl dönümünde Genel Kurul’a getirilmesini de eleştiren Çömez, partisinin Türkiye’de herkesin barış ve kardeşlik içerisinde yaşayabileceği bir ortamın oluşturulması için mücadele etmeyi sürdüreceğini söyledi.
DERVİŞOĞLU: YEMİNİMİZE SADIK KALACAĞIZ
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da Genel Kurul’daki konuşmasında düzenlemeye karşı olduklarını net biçimde ortaya koydu. Dervişoğlu, sürecin başından bu yana yürütülen çalışmaların kamuoyundan yeterince şeffaf biçimde paylaşılmadığını savunarak TBMM’nin sürecin yalnızca onay makamına dönüştürülmemesi gerektiğini söyledi.

Düzenlemenin İmralı’daki terör hükümlüsünün onayından geçtiği iddiasını da gündeme getiren Dervişoğlu, partisinin milletvekillerinin yeminlerine bağlı kalacağını ve teklif için “hayır” oyu kullanacağını açıkladı.
YENİDEN REFAH PARTİSİ ÇEKİMSER KALACAK
Yeniden Refah Partisi ise teklif karşısında çekimser oy kullanacağını açıkladı. Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç daha önce düzenlemenin referanduma götürülmesi gerektiği yönündeki görüşünü dile getirmişti. Genel Başkan Fatih Erbakan ise yaptığı açıklamada, sürecin sonraki aşamalarına ilişkin belirsizlikler nedeniyle partisinin çerçeve yasa teklifinde çekimser kalacağını duyurdu.
YENİ PARTİ’DE VEKİLLERE SERBESTİ
Genel Kurul öncesinde dikkat çeken bir başka karar da Yeni Parti cephesinden geldi. Partinin kapalı grup toplantısında milletvekillerinin grup olarak tek bir yönde oy kullanması yerine kendi iradeleri doğrultusunda hareket etmeleri kararlaştırıldı.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, kendisinin ve parti yönetimindeki arkadaşlarının yasaya “evet” oyu vereceğini açıkladı. Ancak milletvekillerinin kendi seçim bölgelerindeki vatandaşların beklentilerini dikkate alarak oy kullanacağını belirtti. Özel, bu tutumun milletvekillerini başıboş bırakmak anlamına gelmediğini, aksine milletvekillerinin temsil ettikleri toplumsal kesimlerin hassasiyetlerini dikkate almaları gerektiğini ifade etti.

CEZALARIN İNFAZINA İLİŞKİN DÜZENLEME
Teklifin dikkat çeken bölümlerinden birini ise örgüt faaliyeti kapsamında belirli suçlardan hüküm giyenlere ilişkin infaz düzenlemesi oluşturuyor. Düzenlemeye göre örgütün fiili varlığının sona erdiğinin ve kontrolündeki tüm silah ve mühimmatın teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesi şartıyla belirli hükümlüler açısından infazın ertelenmesine yönelik hükümler uygulanabilecek.
Buna göre, kapsam dahilindeki suçlardan 15 yıl veya daha az hapis cezasına mahkum edilen hükümlülerin cezalarının infazının 5 yıl süreyle, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilenlerin cezalarının ise 10 yıl süreyle infaz hakiminin kararıyla ertelenmesi öngörülüyor. Ancak örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkum olanlar ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar bu düzenlemenin dışında tutuluyor.
ÖRGÜTÜN GETİRDİĞİ SİLAH VE MALZEMELER KAYDA ALINACAK
Teklifte silah bırakma sürecinde teslim edilen malzemelere ilişkin de düzenleme bulunuyor. Örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri veya beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve diğer malzemelerin kayıt altına alınması öngörülüyor.
Düzenlemenin uygulanmasının izlenmesi ve değerlendirilmesi amacıyla da Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında bir kurul oluşturulması planlanıyor. Kurulda Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Milli Savunma bakanlarının yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri’nin yer alması öngörülüyor.




