Sivas Olgunlaşma Enstitüsü, Türk kültürünün geleneksel el sanatlarını araştırarak günümüze taşımak için çalışmalarını sürdürüyor. Enstitü eğitmeni Gülcan Eker, Ankara Net Haber muhabiri Cansel Yıldız’a yaptığı açıklamada, alan araştırmalarıyla ortaya çıkarılan geleneksel motiflerin kıyafet ve ürünlere uyarlandığını belirterek özellikle Sivas iğne oyalarının taşıdığı anlamlara dikkat çekti.

Geçmişten günümüze aktarılan el sanatlarının yalnızca estetik ürünler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Eker, yöresel çalışmaların arkasında uzun süren araştırmalar bulunduğunu anlattı. Köylerde yapılan alan araştırmalarında vatandaşlardan, özellikle de yörede yaşayan yaşlılardan geleneksel ürünlerin hikayelerinin ve kullanım biçimlerinin öğrenildiğini aktaran Eker, elde edilen bilgilerin daha sonra tasarımlara aktarıldığını söyledi.

Sivas Olgunlaşma Enstitüsü geleneksel kültürü araştırıyor

Sivas Olgunlaşma Enstitüsü, Türk kültürünün geçmişten geleceğe aktarılması amacıyla geleneksel el sanatları ve yöresel ürünler üzerine çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmalar kapsamında yalnızca mevcut ürünlerin yeniden üretilmesi değil, ürünlerin geçmişte hangi amaçla kullanıldığı ve taşıdığı anlamların da araştırılması hedefleniyor. Enstitü eğitmeni Gülcan Eker, yapılan çalışmalarda alan araştırmalarının önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, yörelerde gerçekleştirilen araştırmalarda köylerin yaşlılarından ve bölge halkından bilgi toplandığını ifade etti. Eker, bu süreçte elde edilen bilgilerin enstitüye taşındığını ve geleneksel ürünlerin günümüz tasarımlarına uyarlandığını söyledi. Böylece geçmişte kullanılan motif ve tekniklerin günümüzde farklı ürünlerde değerlendirilmesine yönelik çalışmalar yapılıyor.

Sivas Olgunlaşma Enstitüsü (1)

İğne oyalarının her birinin farklı anlamı bulunuyor

Sivas'ın geleneksel el sanatları arasında önemli bir yere sahip olan iğne oyaları, çalışmanın dikkat çeken başlıklarından birini oluşturuyor. Eker'in aktardığı bilgilere göre bazı oyalar geçmişte kadınların sosyal durumlarını, yaşadıkları olayları veya çevrelerine vermek istedikleri mesajları ifade etmek amacıyla kullanılıyordu. Bu yönüyle iğne oyaları, yalnızca kıyafet veya başörtülerini süsleyen el işi ürünler olmaktan çıkıp, geçmiş dönemlerde kadınların kullandığı sembolik bir iletişim biçimine de dönüşüyordu. Eker, günümüzde bu anlamların yeniden araştırıldığını ve katalog çalışmalarına aktarıldığını belirtti.

“İnsanlar her şeyi anlatamıyordu, oyalarla mesaj veriyorlardı”

Geçmişte kadınların bazı duygu ve düşüncelerini doğrudan ifade edemediğini anlatan Eker, iğne oyalarının bu noktada farklı bir anlam kazandığını söyledi. Yöresel anlatımlardan derlenen bilgilere göre bazı motifler kadınların aile içerisindeki durumlarına veya sosyal konumlarına ilişkin mesajlar taşıyordu. Bu nedenle aynı teknikle yapılmış gibi görünen farklı oyalar, taşıdıkları motiflere göre birbirinden farklı anlamlara gelebiliyordu.

Sivas iğne oyaları üzerine yapılan araştırmalarda bu sembolik anlamların tek tek kayıt altına alınması, geleneksel el sanatlarının yalnızca görsel özellikleriyle değil, kültürel arka planıyla birlikte gelecek kuşaklara aktarılmasını amaçlıyor.

Biber oyası huzursuzluğu anlatıyor

Araştırmalarda dikkat çeken örneklerden biri biber oyası. Eker'in aktardığı yöresel bilgiye göre bu motif, geçmişte aile içerisindeki huzursuzluk veya gelinin yaşadığı sıkıntıya ilişkin bir mesaj taşıyabiliyordu. Eker, geçmişte bazı kadınların yaşadıkları sorunları doğrudan dile getirmek yerine kıyafetlerinde veya başörtülerinde kullandıkları oyalar aracılığıyla çevrelerine mesaj verdiklerini anlattı. Bu örnek, geleneksel el sanatlarının dönemin sosyal hayatı hakkında da bilgi verebildiğini ortaya koyuyor.

Nazar, nişan ve askerlik için kullanılan oyalar

Araştırmalarda farklı sosyal durumları ifade eden başka iğne oyası motifleri de bulunuyor. Eker'in aktardığı örneklere göre bazı oyalar nişanlı genç kızlar tarafından kullanılırken bazı motifler eşi askerde olan kadınlarla ilişkilendiriliyor. Yeni gelinlerde kullanılan bazı oyaların ise nazar anlamı taşıdığı belirtiliyor. Muska biçiminde hazırlanan motiflerin de nazardan korunma amacıyla kullanıldığı aktarılıyor. Bu örnekler, geleneksel oyaların geçmişte kadınların günlük yaşamında ve sosyal ilişkilerinde önemli bir yere sahip olduğunu gösteriyor.

Kızılay akşam vakitleri çöplüğe dönüyor
Kızılay akşam vakitleri çöplüğe dönüyor
İçeriği Görüntüle

Sivas Olgunlaşma Enstitüsü (5)

Yaşa göre değişen motifler bulunuyor

İğne oyalarında yalnızca sosyal durumların değil, yaş dönemlerinin de dikkate alındığı örnekler bulunuyor. Eker, bazı motiflerin genç kadınlar, bazı motiflerin olgunluk dönemindeki kadınlar, bazılarının ise yaşlılık döneminde tercih edildiğini belirtti. Bu durum, aynı el sanatının farklı dönemlerde farklı mesajlar taşıyabildiğini gösteriyor. Motiflerin renkleri, biçimleri ve kullanım yerleri de taşıdıkları anlamların belirlenmesinde etkili olabiliyor.

Yöresel kumaşlar modern tasarımlarda kullanılıyor

Eker, çalışmalar kapsamında farklı yörelere ait kumaşların da tasarımlarda kullanıldığını anlattı. Özellikle Erzincan yöresinde dokunan kumaşların Kemaliye'deki el dokuması örnekleriyle birlikte değerlendirildiğini belirten Eker, bu malzemelerin modern kıyafet ve ürünlerde kullanılabildiğini söyledi. Geleneksel kumaşların günümüz tasarımlarına uyarlanmasıyla hem yöresel dokuma kültürünün korunması hem de bu ürünlerin daha geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor. Enstitüde hazırlanan bazı kıyafetlerin ve ürünlerin satışa sunulduğunu belirten Eker, geleneksel malzemelerin çağdaş tasarımlarla buluşturulmasına yönelik çalışmaların ilgi gördüğünü ifade etti.

Geleneksel el sanatları kataloglarla kayıt altına alınıyor

Araştırmalar sonucunda ortaya çıkarılan ürünlerin ve motiflerin katalog çalışmalarıyla kayıt altına alınması da kültürel mirasın korunması açısından önem taşıyor. Eker, hazırlanan kataloglarda yalnızca ürünlerin görsellerine değil, motiflerin anlamlarına ve kullanım özelliklerine de yer verildiğini söyledi. Böylece bugün bilinen ancak gelecek kuşaklar tarafından unutulma riski bulunan geleneksel bilgilerin yazılı ve görsel kaynaklara aktarılması amaçlanıyor.

Sivas Olgunlaşma Enstitüsü (3)

“Kültürü anlamlarıyla birlikte aktarmak önemli”

Eker'e göre geleneksel el sanatlarının geleceğe aktarılmasında yalnızca ürünün yeniden yapılması yeterli değil. Ürünün hangi yöreye ait olduğu, hangi teknikle hazırlandığı, geçmişte kimler tarafından kullanıldığı ve taşıdığı anlamın da bilinmesi gerekiyor. Bu nedenle Sivas Olgunlaşma Enstitüsü'nde yürütülen çalışmalar, geleneksel ürünleri günümüz yaşamına uyarlamanın yanı sıra onların kültürel arka planını da korumaya odaklanıyor. Alan araştırmalarından elde edilen bilgiler doğrultusunda hazırlanan kıyafetler, iğne oyaları ve farklı el sanatı ürünleri, geçmiş ile günümüz arasında kültürel bir bağ kurulmasını sağlıyor.

Kaynak: Cansel Yıldız