DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), İran’da son dönemde artan protestolar ve güvenlik güçlerinin sert müdahalelerine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklama, DEM Parti’nin resmî sosyal medya hesabından “İran rejimi saldırıları durdurmalı, halkın demokrasi ve özgürlük talebine yanıt vermelidir” başlığıyla yayımlandı.
“HALKIN BARIŞÇIL PROTESTOSU EN TEMEL VE MEŞRU HAKTIR”
Açıklamada, İran’da 28 Aralık’tan bu yana birçok kentte derinleşen ekonomik kriz ve yüksek enflasyon nedeniyle milyonlarca kişinin protestolara katıldığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
“28 Aralık'tan bu yana İran'ın birçok kentinde, derinleşen ekonomik kriz ve yüksek enflasyon nedeniyle farklı toplumsal kesimlerden milyonlarca insan meşru protesto gösterileri düzenlemektedir. Halkın, yaşam koşullarını ağırlaştıran ve toplumsal talepleri yok sayan politikalara barışçıl biçimde itiraz etmesi en temel ve meşru hakkıdır. İran İslam Cumhuriyeti'nin bu protestolara sert müdahalede bulunması ve şiddeti bir yönetim aracı olarak kullanması kabul edilemez.”
“HER İTİRAZA ANLAM VERİLMEK YERİNE ŞİDDETLE CEVAP VERİLDİ”
DEM Parti MYK açıklamasında, İran’da yıllardır süren ekonomik, siyasal ve toplumsal sorunların birikerek kitlesel protestolara dönüştüğü vurgulandı. Açıklamada şu değerlendirme yapıldı:
“İran'da 1979'dan bu yana ekonomik çöküş, gündelik yaşama yönelik baskılar, kadın haklarının sistematik biçimde ihlali ve farklı inanç ile kimliklere dönük ayrımcı uygulamalar nedeniyle çok sayıda kitlesel protesto yaşanmıştır. Son yıllarda sokağa taşan öfke, yalnızca ekonomik yoksunlukların değil sistematik devlet şiddeti ve cezasızlığın bir sonucu olarak birikmiştir. Ancak zamlar, işsizlik ve hayat pahalılığıyla başlayan her itiraza anlam verilmek yerine şiddetle cevap verilmiştir.”
“TEKÇİ REJİM HALKLA ARASINDAKİ MESAFEYİ DAHA DA AÇMAKTADIR”
Açıklamada, 2025 sonu ve 2026 başında artan protestoların yalnızca ekonomik değil, özgürlük taleplerini de içerdiğine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
“2025 sonu ve 2026 başında ekonomik çöküşle yeniden yükselen protestolar, ekmek ile özgürlüğün artık birbirinden ayrılamayacağını ilan etmiş durumdadır. Fakat İran rejimi bu protestolarda dile getirilen taleplerin hiçbirine yanıt vermemiş, aksine baskı ve inkâr politikalarını derinleştirmiştir. Katı merkeziyetçi ve mezhepçi bir anlayışla 47 yıldır ülkeyi yöneten tekçi rejim, toplumsal sorunlardan ders çıkarmak yerine, halkla arasındaki mesafeyi daha da açmaktadır.”
KÜRT KENTLERİNDE YOĞUNLAŞAN BASKI VE İDAM VURGUSU
DEM Parti MYK, açıklamasında özellikle Kürtlere yönelik uygulamalara dikkat çekti. Açıklamada, son protestolar sırasında yaşananlara ilişkin şu ifadeler kullanıldı:
“Bilhassa yıllardır Kürtlere, Kürt mücadele dinamiklerine ve siyasetçilerine yönelik sistematik ve ağır saldırılar sürdürülmektedir. Son protestolarda onlarca sivilin yaşamını yitirmesi, yüzlercesinin yaralanması ve binlerce kişinin tutuklanmasının yanı sıra özellikle Kürt kentlerinde yoğunlaşan saldırılar ve gözaltılar ile protestolar sürerken cezaevindeki Kürt siyasetçi ve aktivistlere yönelik idam kararlarının uygulanması, bu baskıcı siyasetteki ısrarın açık göstergesidir.”
“KÜRTLERE YÖNELİK ŞİDDET VE İNKÂR POLİTİKALARINA DERHAL SON VERİN”
DEM Parti MYK, İran yönetimine açık çağrısını şu sözlerle dile getirdi:
“Bu baskıcı ve inkârcı politikadan derhal vazgeçilmelidir. Dünyada siyasal ve toplumsal dönüşümlerin hız kazandığı bir dönemde İran rejiminin değişime kapalı tutumu sürdürülebilir değildir. İran'da yaşayan halkların özgürlük, adalet ve eşitlik talebi artık engellenemez bir noktaya ulaşmıştır. Bu nedenle İran yönetimine açık çağrımızdır: İran halklarına, özellikle Kürtlere yönelik şiddet, inkar ve baskı politikalarına derhal son verin. İran'ın ve İran halklarının geleceği zor ve şiddet yoluyla değil, toplumla diyalog ve müzakere yoluyla kurulabilir.”
“İRAN’IN TEK ÇIKIŞ YOLU DEMOKRATİKLEŞMEDİR”
Açıklamanın son bölümünde DEM Parti MYK, İran’daki farklı halkların taleplerine destek verdiklerini vurgulayarak şu ifadelere yer verdi:
“DEM Parti olarak; İran'da Kürtlerin, Farsların, Beluçların, Azerilerin, kadınların ve gençlerin dile getirdiği haklı ve meşru talepleri desteklediğimizi bir kez daha vurguluyoruz. İran Devleti'nin içinde bulunduğu siyasal ve toplumsal çıkmazdan kurtulmasının tek yolu demokratikleşmedir. Bunun dışında bir seçenek yoktur.”
Açıklamada ayrıca, protestolar sırasında yaşamını yitirenler için İran halkına başsağlığı dilenirken, barışçıl ve meşru protesto eylemlerinin selamlandığı ifade edildi.



