Vali açıkladı: Öldürülen öğretmen canını alan yeğenine evladı gibi bakmış!
Vali açıkladı: Öldürülen öğretmen canını alan yeğenine evladı gibi bakmış!
İçeriği Görüntüle

Komedyen Deniz Göktaş hakkında, “Cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” ile “suçu ve suçluyu övme” suçlamalarıyla açılan davada karar çıktı. Göktaş, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan 11 ay 20 gün, dini değerleri alenen aşağılama kapsamında değerlendirilen suçlamadan ise 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, “suçu ve suçluyu övme” suçlaması yönünden ise beraat kararı verdi. Göktaş'ın hükümle birlikte tahliyesine karar verildi.

88 GÜN SONRA İLK KEZ HAKİM KARŞISINA ÇIKTI

“Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisinin YouTube'da yayımlanmasının ardından hakkında soruşturma başlatılan Deniz Göktaş, 3 Temmuz 2026'da tutuklanmıştı. Hakkında hazırlanan iddianamede üç ayrı suçlama yöneltilirken, ilk duruşma 28 Eylül'de yapıldı. Göktaş yaklaşık 88 günlük tutukluluğun ardından ilk kez hakim karşısına çıktı.

Duruşma, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, salon kapasitesinin yetersiz olması nedeniyle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin duruşma salonunda görüldü. Duruşma savcısı esas hakkındaki mütalaasında Göktaş'ın cezalandırılmasını ve tahliye edilmesini talep etti.

GÖKTAŞ SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ

Savunmasında gösterisindeki ifadelerin siyasi eleştiri ve hiciv kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Göktaş, iddianamede yer alan bazı cümlelerin gösterinin bütününden koparılarak aktarıldığını savundu. Kendisini ve gösterisini hedef alan tepkilerin organize edildiğini öne süren Göktaş, yurt dışına yaptığı seyahatlerin de farklı biçimde yorumlandığını söyledi. Göktaş, bu bölümde şöyle konuştu:

"Şahsıma ve gösterime yöneltilen tepkiler kesinlikle organik değildir. Sosyal medya gündemini, Telegram gruplarında organize olarak aynı dakikada tek bir kişiye topluca saldıran trol hesaplar belirlemektedir. Benim gösterime yapılan da bu tarz organize bir linç kampanyasından ibarettir"

Deniz Göktaş Ne Iş Yapıyor

Yurt dışı seyahatleriyle ilgili de konuşan Göktaş, şu ifadeleri kullandı:

"Turnem biter bitmez her yıl olduğu gibi yurt dışındaki arkadaşlarımın yanına gittim. Gelecek görmedikleri için yurt dışına gidip oturum izni alan bütün arkadaşlarıma, her gittiğimde Türkiye'ye dönmeleri ve beyin göçünü tersine çevirmeleri için ikna etmeye çalışan biriyim. Buna rağmen rutin seyahatlerimin basında ‘yurt dışına kaçtı' şeklinde haber yapıldı. Bunları onların yanında okumak da trajikomikti"

KILIÇDAROĞLU İLE GÖRÜŞME İDDİASI

Göktaş, gözaltı ve adliye sürecine ilişkin savunmasında eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istemediğini ancak adliye koridorunda bir komiserin yönlendirmesiyle görüştürüldüğünü öne sürdü. Göktaş, bu konuda şunları söyledi:

"Ertesi sabah Çağlayan Adliyesi'ne getirildim. Savcılık ifademde davaya konu olan gösterideki şakaları anlattım. Savcılık sorgusundan sonra, hakimliğe çıkarılmayı beklerken aileme, avukatlarıma ve bana ‘Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyor musun' diye soruldu. Görüşmek istemediğimi söyledim. Buna rağmen adliye koridorunda bir komiserin yönlendirmesiyle kendisiyle görüştürüldüm"

Göktaş, ardından "Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm. Ben böyle bir görüşme istemiyordum" dedi.

"SÖZLERİMDE İNSANLARI KİN VE DÜŞMANLIĞA TAHRİK EDEN BİR ŞEY OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM"

Hakkındaki halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçlamasına da değinen Göktaş, gösterisindeki ifadelerin bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini savundu. Göktaş, savunmasında şu ifadeleri kullandı:

"Benim sözlerimde insanları kin ve düşmanlığa tahrik eden bir şey olduğunu düşünmüyorum. Dini değerleri alenen aşağılayarak şehir şehir sahneye çıkmam, hayatımın akışına da yaptığım işe de uygun değil"

2026 06 29 Deniz Goktas Youtube Jpg

Göktaş, dini konuların toplum açısından hassas meseleler olduğunu belirterek şakanın beğenilmemesi veya eleştirilmesinin doğal olduğunu söyledi. Gösterisindeki ifadeler nedeniyle rahatsızlık duyulabileceğini kabul eden Göktaş, bunun cezai sorumluluk kapsamında değerlendirilmesine itiraz etti.

"BU ŞAKANIN KUTSAL KİTABI NASIL HEDEF ALDIĞINI ANLAMIYORUM"

Göktaş'ın savunmasında üzerinde durduğu konulardan biri de gösterisindeki “dördüncü kitap” ifadesi oldu. Göktaş, sözlerinin alışılmadık veya rahatsız edici bulunabileceğini ancak bunların aşağılama amacı taşımadığını belirterek şöyle konuştu:

"Sözlerim hatalı, alışılmadık veya kulak tırmalayıcı bulunabilir. Bunlar tartışılabilir. Ancak bunun saygısızlık ve aşağılama düzeyine ulaştığını düşünmüyorum. İddianameye konu edilen paragrafın tamamına bakıldığında buradaki tartışma, kutsal kitabın kendisinden çok hakkındaki sözlerle ilgili. Bir çevirinin yanlış veya hatalı olduğunu söylemek, kitaba inanan insanları aşağılamak anlamına gelmez"

Göktaş daha önce savcılık ifadesinde de gösterideki ifadelerin mizah kapsamında olduğunu ve dini değerleri aşağılama kastı taşımadığını savunmuştu.

İDDİANAMEDE ÜÇ AYRI SUÇLAMA YER ALDI

Göktaş hakkında hazırlanan iddianame 4 Eylül 2026'da kabul edilmişti. İddianamede “cumhurbaşkanına alenen hakaret”, “basın ve yayın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama” ve “suçu ve suçluyu övme” suçlamaları yer aldı. Savcılık, suçlamalar kapsamında toplamda 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep etmişti. Soruşturmanın merkezinde, Göktaş'ın 24 Haziran 2026'da YouTube'da yayımlanan “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisindeki ifadeler bulunuyordu.

MAHKEMEDEN TAHLİYE KARARI

Duruşma sonunda mahkeme, Deniz Göktaş'a Cumhurbaşkanına hakaret suçundan 11 ay 20 gün, dini değerleri alenen aşağılama suçundan 7 ay 15 gün olmak üzere toplam 1 yıl 7 ay 5 gün hapis cezası verdi. Mahkeme, “suçu ve suçluyu övme” suçlaması yönünden ise Göktaş'ın beraatine hükmetti. Verilen kararın ardından Göktaş'ın tahliyesine karar verildi.

Kaynak: Haber Merkezi