Kemoterapi tedavisinde hekim tarafından belirlenen programa uyulması, yeterli sıvı alınması ve dinlenmeye zaman ayrılması hasta bakımının önemli parçalarını oluşturuyor. Tedaviye ara verilmesi veya uygulama takviminin değiştirilmesi ise hastanın durumuna göre onkoloji ekibi tarafından kararlaştırılıyor.

Medicana’nın “Kemoterapi Hatırlatması” başlıklı bilgilendirme paylaşımında, tedavinin düzenli sürdürülmesi, doktor önerilerinin izlenmesi, sıvı tüketimi ve dinlenmenin önemine dikkat çekildi. Paylaşımda hastalara “Tedavinize düzenli devam edin”, “Doktorunuzu dinleyin”, “Bol sıvı tüketin” ve “Dinlenmeye özen gösterin” mesajları verildi.

Kemoterapi sürecinde bu önerilerin uygulanması, hastanın aldığı ilaçlara, genel sağlık durumuna ve yaşadığı yan etkilere göre şekilleniyor. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü’nün (NCI) hasta bilgilendirme kaynakları da tedavi takibinin ve yan etkilerin sağlık ekibine bildirilmesinin önemini vurguluyor.

TEDAVİ TAKVİMİ HER HASTADA AYNI OLMUYOR

Kemoterapinin hangi sıklıkta ve ne kadar süre uygulanacağı; kanserin türüne, evresine, tedavinin amacına, kullanılan ilaçlara ve vücudun tedaviye verdiği yanıta göre belirleniyor.

Tedavi, ilaç uygulamasının ardından dinlenme dönemlerinin bulunduğu kürler halinde planlanabiliyor. Bu aralar, vücudun toparlanmasına ve sağlıklı hücrelerin yenilenmesine zaman tanıyor.

NCI, hastaların tedavi seanslarını kendi kararlarıyla atlamamasını öneriyor. Bununla birlikte bazı yan etkiler ortaya çıktığında hekim, uygulama takvimini değiştirebiliyor. Dolayısıyla düzenli tedavi, hekim tarafından planlanan aralar ve gerekli görülen değişikliklerle birlikte yürütülüyor.

SIVI TÜKETİMİ HASTANIN İHTİYACINA GÖRE PLANLANMALI

Tedavi sırasında görülebilen kusma ve ishal, vücudun sıvı ve mineral kaybetmesine yol açabiliyor. Özellikle şiddetli ishalde susuz kalma riski artıyor ve durumun sağlık ekibine bildirilmesi gerekiyor.

Bu nedenle sıvı tüketimine dikkat edilmesi önem taşıyor. Ancak günlük alınacak sıvının miktarı ve uygun içecekler konusunda hastanın kendi tedavi ekibinden öneri alması gerekiyor. NCI’nin beslenme rehberi, özellikle kusma yaşayan hastalarda sıvı ve elektrolit kaybının değerlendirilmesini, ne kadar ve hangi sıvıların tüketileceğinin sağlık profesyonelleriyle görüşülmesini öneriyor.

DİNLENMEYE ZAMAN AYRILMALI, HAREKET KİŞİYE GÖRE DÜZENLENMELİ

Kemoterapi sırasında görülebilen yorgunluk, günlük yaşamı etkileyebiliyor. Kansere ve tedaviye bağlı yorgunluk, alışılmış yorgunluktan farklı olarak uyku veya dinlenmeyle tamamen geçmeyebiliyor.

Gün içinde kısa dinlenme araları verilmesi, uyku düzeninin korunması ve daha fazla enerji gerektiren işlerin kişinin kendini iyi hissettiği saatlere bırakılması öneriliyor. Sağlık ekibinin uygun bulduğu yürüyüş gibi fiziksel aktiviteler de yorgunluğun yönetilmesine yardımcı olabiliyor.

Dinlenmeye rağmen devam eden veya günlük işleri yapmayı engelleyen belirgin halsizliğin ise hekime bildirilmesi gerekiyor. Kansızlık, enfeksiyon, beslenme sorunları ve uyku bozuklukları gibi etkenler değerlendirmeye alınabiliyor.

BULANTI VE İŞTAHSIZLIK GÖZ ARDI EDİLMEMELİ

Kemoterapi, ağız ve sindirim sistemindeki sağlıklı hücreleri de etkileyebildiği için bulantı, kusma, ağız yaraları, tat değişiklikleri ve iştahsızlık gibi sorunlara neden olabiliyor. Bu belirtiler, yeterli beslenmeyi güçleştirebiliyor.

Kalp hastalığı teşhisi konan 8 günlük bebek Siirt’ten Ankara’ya hava ambulansıyla sevk edildi
Kalp hastalığı teşhisi konan 8 günlük bebek Siirt’ten Ankara’ya hava ambulansıyla sevk edildi
İçeriği Görüntüle

Beslenme desteği hastanın ihtiyacına göre düzenleniyor. Küçük ve sık öğünler bazı hastalarda yemek yemeyi kolaylaştırabilirken, kilo kaybı veya yeterince beslenememe durumunda diyetisyen değerlendirmesi gerekebiliyor. Bulantı ve kusmayı önlemeye ya da azaltmaya yönelik ilaçların kullanımı da tedavi ekibi tarafından planlanıyor.

38 DERECE VE ÜZERİNDEKİ ATEŞTE BEKLENMEMELİ

Bazı kemoterapi ilaçları, enfeksiyonlarla mücadele eden beyaz kan hücrelerinin sayısını azaltabiliyor. Bu durum, tedavinin belirli dönemlerinde enfeksiyon riskini yükseltebiliyor.

NCI’ye göre 38 derece ve üzerindeki ateş, titreme, boğaz ağrısı, öksürük, idrar yaparken ağrı veya kateter çevresinde kızarıklık gibi belirtilerde sağlık ekibiyle hemen iletişime geçilmesi gerekiyor. Tedavi sırasında gelişen enfeksiyonlar acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Ateş düşürücü ilaçların enfeksiyon belirtilerini gizleyebileceği belirtilirken, bu ilaçların kullanılmasından önce de hekim veya hemşireyle görüşülmesi öneriliyor.

YAN ETKİLERİN ŞİDDETİ TEDAVİNİN BAŞARISINI GÖSTERMİYOR

Kemoterapiye bağlı yan etkiler kişiden kişiye değişiyor. Yan etkilerin ağır olması tedavinin daha etkili olduğu, hafif olması veya hiç görülmemesi ise etkisiz kaldığı anlamına gelmiyor.

Tedaviye verilen yanıt; hekim muayenesi, gerekli kan testleri ve görüntüleme yöntemleriyle değerlendiriliyor. Hastaların yaşadıkları değişiklikleri kontrollerde paylaşması, sürecin kendi ihtiyaçlarına göre yönetilmesine yardımcı oluyor.

Kaynak: Sevda Ecem Karapolat