Elazığ'da özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde eğitim gören 14 yaşındaki Muhammed Cüneyt Yalçın'ın darp edildiği iddiası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Down sendromu, otizm ve epilepsi tanıları bulunan çocuğun vücudunda darp izlerinin tespit edilmesinin ardından aile tarafından adli süreç başlatılırken, Türkiye Down Sendromu Derneği de aileye destek vermek amacıyla Elazığ'a geldi.
Elazığ Adliyesi önünde düzenlenen basın açıklamasında konuşan Türkiye Down Sendromu Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Avukat Cansu Korkmaz, olayın yalnızca bireysel bir vaka olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, özel eğitim kurumlarında güvenliği artıracak düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

OLAYIN ARDINDAN ADLİ VE İDARİ SÜREÇ BAŞLADI
İddiaya göre geçtiğimiz hafta eğitim aldığı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde şiddete maruz kalan Muhammed Cüneyt Yalçın'ın durumu kurum yetkilileri tarafından ailesine bildirildi. Bunun üzerine merkeze giden baba Mehmet Yalçın, oğlunun özellikle ense, sırt ve omuz bölgelerinde darp izleri bulunduğunu fark etti.
Yaşadığı şokun ardından oğlunu Fırat Üniversitesi Hastanesi Acil Servisi'ne götüren baba, burada darp raporu aldırdı. Daha sonra savcılığa suç duyurusunda bulunan aile, olayda kurumun ihmali bulunduğunu ileri sürdü. Olayın kamuoyuna yansımasının ardından Elazığ Valiliği, İl Milli Eğitim Müdürlüğü aracılığıyla idari soruşturma başlatılacağını açıkladı.

"MADDİ GERÇEKLİĞİN ORTAYA ÇIKMASINI İSTİYORUZ"
Adliye önünde açıklamalarda bulunan Avukat Cansu Korkmaz, Türkiye Down Sendromu Derneği'nin aileyi yalnız bırakmadığını belirterek sürecin yakından takip edildiğini söyledi. Korkmaz, olayın ardından aileye darp görüntülerinin ulaştırıldığını, bunun üzerine darp raporu alınarak Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu ifade etti.
Merkez yönetiminin darp olayının başka bir özel gereksinimli öğrenci tarafından gerçekleştirildiğini öne sürdüğünü aktaran Korkmaz, buna rağmen rehabilitasyon merkezinin gözetim ve denetim yükümlülüğü açısından ciddi ihmaller bulunduğunu savundu. Dernek olarak amaçlarının maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olduğunu vurgulayan Korkmaz, etkili bir soruşturma yürütülmesi konusunda savcılığa güvendiklerini dile getirdi.

"SINIFLARDA KAMERA OLSAYDI GERÇEK ORTAYA ÇIKARDI"
Korkmaz, yaşanan olayın aydınlatılmasında kamera sistemlerinin önemine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:
"Eğer rehabilitasyon merkezindeki sınıflarda kamera sistemi bulunsaydı, bu darp olayını kimin gerçekleştirdiği çok net şekilde ortaya çıkabilirdi. Şu anda özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinin ciddi bir ihmalinin söz konusu olduğunu düşünüyoruz."
Benzer olayların ilk kez yaşanmadığını ifade eden Korkmaz, özel eğitim kurumlarında güvenlik tedbirlerinin artırılması gerektiğini belirtti.

"ÖZEL EĞİTİM SINIFLARINA KAMERA SİSTEMİ GETİRİLMELİ"
Türkiye Down Sendromu Derneği adına konuşan Korkmaz, en önemli taleplerinin özel eğitim sınıflarında kamera sisteminin zorunlu hale getirilmesi olduğunu söyledi. Korkmaz, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Bu olayları yaşamaktan ve duymaktan büyük bir üzüntü duyuyoruz. Bunun önüne geçebiliriz. Bir daha başka bir çocuğun, başka bir gencin başına gelmemesi için ve bu şiddetin yeniden tekrarlanmaması için kamera sisteminin sınıflara getirilmesini gerekiyor."
Ayrıca Danıştay'ın sınıflardaki kamera uygulamalarına ilişkin kararlarına işaret eden Korkmaz, gerekli mevzuat düzenlemelerinin tamamlanmasının benzer olayların önlenmesinde önemli rol oynayacağını ifade etti.

BABA YALÇIN: "OĞLUM KENDİNİ İFADE EDEMİYOR"
Baba Mehmet Yalçın da yaşanan sürecin yalnızca kendi ailesini değil, Türkiye'deki tüm özel gereksinimli çocukları ilgilendirdiğini söyledi. Benzer olaylara maruz kalan ancak sesini duyuramayan çok sayıda çocuğun olabileceğini belirten Yalçın, bu nedenle mücadeleyi sürdürmek istediklerini ifade etti.
"Oğlum daha ağır yaralanabilirdi, hatta hayatını kaybedebilirdi." diyen Yalçın, kurumdan kamera kayıtlarını görmek istediklerinde kendilerine sınıflarda ve koridorlarda kamera bulunmadığının söylendiğini aktardı. Merkez yönetiminin darp olayının başka bir özel gereksinimli öğrenci tarafından gerçekleştirildiğini öne sürdüğünü belirten Yalçın, yaşananların kısa sürede tek bir çocuk tarafından meydana getirilmesinin mümkün olmadığını düşündüğünü dile getirdi.

"VELİLER ÇOCUKLARINI İSTEDİKLERİ AN GÖREBİLMELİ"
Yetkililere çağrıda bulunan Mehmet Yalçın, güvenlik kameralarının özel eğitim kurumlarının sınıf ve koridorlarında da bulunması gerektiğini söyledi. Velilerin talep ettikleri zaman çocuklarını izleyebilmeleri gerektiğini belirten Yalçın, eğitim ortamlarının daha şeffaf hale getirilmesini istedi.
Yalçın ayrıca özel eğitim kurumlarında görev yapan öğretmen ve personelin psikolojik açıdan düzenli olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, "Bu çocuklar özel çocuklar. Benim oğlum 14 yaşında ve kendisini ifade edemiyor. Biz şeffaflık istiyoruz. Çalışan öğretmenler psikolojik olarak denetlensin" dedi.
Elazığ Adliyesi önündeki basın açıklamasına Elazığ Down Sendromlular Derneği Başkanı Fethi Ahmet Balın, Türkiye Sakatlar Derneği Elazığ Şube Başkanı Metin Fırat ile down sendromlu çocukların aileleri de katılarak destek verdi.

