Ankara’da son dönemde artan “su krizi” tartışmalarıyla ilgili Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü kapsamlı bir basın açıklaması yayımladı. DSİ’nin verileri, başkentte yaşanan sıkıntının bir su yokluğundan değil, yerel yönetimlerin sorumluluklarını yerine getirmemesinden kaynaklandığını ortaya koydu. Açıklamada, Ankara’nın mevcut baraj kapasitesiyle 237 günlük içme suyuna sahip olduğu, ancak altyapı ve yönetim eksiklikleri nedeniyle bu kaynağın etkin kullanılamadığı vurgulandı.
ANKARA’NIN İÇME SUYU KAYNAKLARI YETERLİ
DSİ’nin açıklamasına göre Ankara’nın içme suyu ihtiyacı; Çamlıdere Barajı, Kurtboğazı Sistemi barajları, Çubuk II Barajı ve Kesikköprü Barajından karşılanıyor.
07 Ocak 2026 itibarıyla Ankara’daki içme suyu barajlarının aktif doluluk oranı yüzde 4,7 olarak ölçüldü. Geçen yıl aynı tarihte bu oran yüzde 22,7 seviyesindeydi. Barajların toplam aktif su hacmi ise 69 milyon metreküp olarak kayıtlara geçti.
GÜNLÜK İHTİYAÇ 1 MİLYON 240 BİN METREKÜP
Ankara’nın bu dönemdeki günlük içme suyu ihtiyacı 1 milyon 240 bin metreküp olarak açıklandı. Barajlardaki ölü hacim dahil toplam su miktarı 294 milyon metreküp seviyesinde bulunuyor. DSİ, yalnızca barajlar dikkate alındığında Ankara’nın 237 gün yetecek su rezervine sahip olduğunu net bir şekilde ifade etti.
Ancak açıklamada kritik bir noktaya dikkat çekildi: Barajların ölü hacminde bulunan suyun şehre verilebilmesi için ASKİ Genel Müdürlüğü’nün pompa sistemlerini kurması gerekiyor. Bu yatırım yapılmadığı sürece mevcut suyun tamamının kullanılamadığı belirtildi.
KAYIP-KAÇAK ORANI ALARM VERİYOR
DSİ’nin en dikkat çeken tespitlerinden biri ise Ankara’daki kayıp-kaçak oranı oldu. Açıklamaya göre şehir şebekesindeki kayıp-kaçak oranı yüzde 37 seviyesinde bulunuyor.
Bu oranın mevzuat sınırı olan yüzde 25’e düşürülmesi halinde, Ankara’nın 53 günlük içme suyu ihtiyacını karşılayacak 65 milyon metreküp suyun barajlarda kalabileceği vurgulandı. DSİ, kayıp-kaçağın azaltılmasına yönelik tüm tedbirlerin ASKİ Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunda olduğunun altını çizdi.
“SORUMLULUK BELEDİYEDE”
Açıklamada hukuki çerçeve de hatırlatıldı. 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7. maddesi (r) bendi uyarınca; su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, gerekli tesisleri kurmak ve işletmek büyükşehir belediyelerinin asli görevi olarak tanımlanıyor.
DSİ, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin bazı açıklamalarının aksine, içme suyunun kaynağından son kullanıcıya ulaşana kadar tüm sürecin sorumluluğunun ABB ve ASKİ’ye ait olduğunu vurguladı. Belediyelerin bütçelerinden yeterli kaynak ayırmamaları nedeniyle bazı projelerin DSİ tarafından yapılmasının talep edildiği, ancak bunun belediyelerin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı ifade edildi.
Depoların, içme suyu şebekelerinin yapımı ve kayıp-kaçağın azaltılmasının tamamen belediyelerin yükümlülüğü olduğu özellikle belirtildi.
DSİ ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR
DSİ’nin Ankara’da yürüttüğü çalışmalar da açıklamada detaylandırıldı. Ankara Büyükşehir Belediyesi ve ASKİ’nin talebi üzerine imzalanan protokol kapsamında, Çamlıdere Barajı’ndan gelen ana iletim hattındaki yenileme çalışmalarına 28 Mayıs 2025’te başlandığı ve projede yüzde 80 fiziki gerçekleşme sağlandığı bildirildi.
Sözleşmeye göre işin bitiş tarihi 28 Mayıs 2027 olmasına rağmen, projenin 2026 yılı içinde tamamlanmasının hedeflendiği açıklandı.
DSİ’nin Ankara'nın içme suyu durumu ile alakalı basın açıklaması şöyle;
Mevcut durumda Ankara’nın içme suyu ihtiyacı; Çamlıdere Barajı’ndan, Kurtboğazı Sistemindeki barajlardan, Çubuk II Barajı’ndan ve Kesikköprü Barajı’ndan karşılanmaktadır.
Ankara ilinin 07.01.2026 tarihi itibarıyla içmesuyu barajlarındaki aktif doluluk oranı %4,7’dir. Geçen yıl aynı tarihte ise doluluk oranı %22,7 olarak tespit edilmiştir. Barajların mevcut durumda bugün itibarı ile toplam aktif hacmi 69 milyon m³’tür.
Ankara ilinin mevcutta bu dönemde günlük 1 milyon 240 bin m³ içmesuyu ihtiyacı bulunmaktadır. Ankara’ya içmesuyu sağlayan barajlardaki ölü hacim dahil toplam su miktarı 294 milyon m³’tür. Bu durumda Ankara ilinin sadece barajlar dikkate alındığında 237 günlük suyu mevcuttur. Ancak barajların ölü hacmindeki suyun şehre verilebilmesi için ASKİ Genel Müdürlüğünce pompa sistemlerinin kurulması gerekmektedir.
Ankara ilinin içmesuyu şebekesindeki kayıp-kaçak oranı %37 seviyesinde olup, bu oran ASKİ Genel Müdürlüğünce mevzuat sınırı olan %25’lere indirilmiş olsaydı, Ankara ilinin 53 günlük içme suyu ihtiyacını karşılayacak 65 milyon m³ su barajlarda kalmış olacaktı.
Kayıp-kaçağın düşürülmesine yönelik her türlü tedbirin alınması ASKİ Genel Müdürlüğü sorumluluğundadır.GÖREV VE SORUMLULUKLAR
5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7. Maddesi (r) bendine göre;
“Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak” Büyükşehir Belediyelerinin görev, yetki ve sorumlulukları arasındadır.Ankara Büyükşehir Belediyesinin basın açıklamasında iddia edildiğinin aksine, içme suyunun kaynağından son kullanıcıya getirilinceye kadar tüm görev ve sorumluluk, Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nda belirtildiği üzere Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin / ASKİ’nin asli görevidir.
Ancak kanuni sorumlulukları olmasına rağmen Belediyeler, bütçelerinden yeterli kaynak ayırmamaları sebebiyle bazı içme suyu temin projelerinin DSİ tarafından yapılmasını talep etmektedirler. Belediyelerin talebi üzerine Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü; içme suyuna ilişkin çalışmalarını 1053 sayılı Kanun’a göre; yatırım programında yer alması, ödeneğinin bulunması ve ilgili Belediyelerin protokolü imzalaması kaydıyla, kaynaktan depoya kadar olan içme suyu tesislerini yapabilmektedir.
Bu durum Belediyelerin sorumluluğunu kaldırmamaktadır. Ayrıca depo ve içme suyu şebekelerini yapmak, kayıp-kaçağı azaltmak ise yalnızca Belediyelerin sorumluluğundadır.DSİ TARAFINDAN YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALAR
Ankara Büyükşehir Belediyesi / ASKİ’nin talebi ile imzalanan protokol sonrasında DSİ tarafından gecikmeye mahal verilmeden Çamlıdere Barajı’ndan gelen ana iletim hattında Yenileme Çalışmalarına 28.05.2025’te başlanılmış ve %80 fiziki gerçekleşme sağlanmıştır.
Sözleşmeye göre iş bitim tarihi 28.05.2027 olmasına rağmen, bu iş, süresinden önce, 2026 yılında tamamlanacaktır.




