Suça sürüklenen çocuklara ilişkin köklü değişiklikler içeren "Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme; ceza sorumluluğundan dijital denetime, bıçak yasağından ebeveyn sorumluluğuna kadar geniş bir alanı kapsıyor.
TELEFON, TABLET VE BİLGİSAYAR DENETİME AÇILIYOR
Kanunla getirilen en dikkat çekici yenilik, "dijital risklerden korunma tedbiri" oldu.
Bu tedbir kapsamında çocuğun kullandığı telefon cihazı, telefon hattı veya her türlü bilgisayar, tablet ve benzeri dijital cihaz bildirilecek. Cihazın tedbir kararından sonraki hareketleri, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından 3 aydan az, 2 yıldan fazla olmamak üzere çeşitli takip yazılımlarıyla kurum denetimine açılabilecek.
Ayrıca riskli olarak tanımlanan bazı mecralar, uygulamalar ve dijital platformlara erişimin engellenmesine karar verilebilecek.

20 İLA 300 SAAT ARASI GÖREV
Kanunla, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar için "yönlendirme tedbirleri" adı altında yeni bir güvenlik tedbiri kategorisi oluşturuldu. Bu tedbirler beş başlıkta toplanıyor:
Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri: Spor kulüpleri, gençlik merkezleri ve spor tesislerinde; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yerel yönetimler eliyle 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişime katkı sağlayacak görev alınması.
Kitap ve kütüphane tedbiri: Kütüphane ve okuma salonu gibi yerlerde 20 saatten 300 saate kadar görev alınması ya da yetkililerce belirlenen eserlerin okunması.
Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri: Park, bahçe, sahil gibi belirlenecek bölgelerde 20 saatten 300 saate kadar çevre temizliği, bitki bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine katılım.
Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve davranışsal bağımlılık tedbiri: Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından yürütülecek tedavi ve rehabilitasyon programlarının tamamlanması.
Dijital risklerden korunma tedbiri: Yukarıda ayrıntılandırılan cihaz denetimi ve erişim engeli.
Tedbirlerin uygulanması sırasında direnç ya da zorluk çıkması halinde kolluktan yardım istenebilecek.

CEZA SORUMLULUĞUNDA YENİ DENGE
Türk Ceza Kanunu'nda yapılan değişiklikle yaş gruplarına göre ceza rejimi yeniden düzenlendi.
12-15 yaş grubu: Fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemiş olan çocukların ceza sorumluluğu olmayacak; haklarında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunacak.
Algılama ve yönlendirme yeteneğinin bulunması halinde ise suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiriyorsa 13 yıldan 18 yıla, müebbet hapis cezasını gerektiriyorsa 10 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası verilecek. Diğer cezalar yarı oranında indirilecek ve her fiil için verilecek hapis cezası 9 yılı geçemeyecek.
15-18 yaş grubu: Suç ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiriyorsa 19 yıldan 27 yıla, müebbet hapis cezasını gerektiriyorsa 15 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası uygulanacak. Diğer cezalarda üçte bir indirim yapılacak; her fiil için verilecek hapis cezası 15 yılı aşamayacak.
AĞIR SUÇLARDA YAŞ İNDİRİMİ UYGULANMAYABİLECEK
Kanuna eklenen yeni hükümle; kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli ile daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûm edilmiş olma hususlarından biri veya birkaçı göz önünde bulundurularak, kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 15-18 yaş grubundaki çocuklar hakkında yaş indirimi uygulanmayabilecek.
Ayrıca 12-15 yaş grubundaki çocuklara bir üst grubun ceza rejiminin uygulanabilmesi konusunda hâkime takdir yetkisi tanınacak.

EBEVEYNLERE HAPİS: SİLAHTAN VELAYETE
Kanunla ebeveyn sorumluluğu da ağırlaştırıldı.
Silah muhafazası: Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a eklenen maddeye göre, ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi — fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde — 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak.
Bakım yükümlülüğü: Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi için öngörülen "1 yıla kadar" hapis cezası, "3 aydan 2 yıla kadar" olarak yeniden belirlendi.
Çaresiz durumda terk: Hamile olduğunu bildiği eşini veya kendisinden gebe kalmış evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye verilecek ceza, 3 aydan 1 yıla kadar iken 6 aydan 2 yıla kadar yükseltildi.
Özen noksanlığı: Velayet hakları kaldırılmış olsa dahi itiyadi sarhoşluk, uyuşturucu kullanımı ya da onur kırıcı tavırlar sonucu çocuklarının ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan ana veya babaya öngörülen ceza, "3 aydan 1 yıla kadar" yerine 1 yıldan 3 yıla kadar olacak.
TEDBİRE UYMAYAN AİLEYE 10 GÜNE KADAR TAZYİK HAPSİ
Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kişi; fiil suç teşkil etse dahi ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre çocuk hâkimi kararıyla 3 günden 10 güne kadar tazyik hapsi ile cezalandırılacak.
Bu kararlara karşı itiraz yolu açık olacak. Tazyik hapsine ilişkin kararlar kesinleşmesinin ardından Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yerine getirilecek.
ÇOCUKLARA BIÇAK SATIŞI YASAĞI 1 ARALIK'TA BAŞLIYOR
Kabahatler Kanunu'na "Amaç dışı bıçak taşıma" başlığıyla yeni bir madde eklendi.
Buna göre, ilgili kanun kapsamı dışında kalan her tür bıçak ile diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin, ruhsatlandırılan yerler ve iş yerleri dışında satışı ve sergilenmesi yasaklanacak. Bu hüküm 1 Aralık 2026'da yürürlüğe girecek.
Söz konusu aletlerin 18 yaşından küçük çocuklara satılması, çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması da yasak kapsamında olacak.
Cezalar şöyle:
- Yasaklara uymayanlara 5 bin lira idari para cezası
- Bıçak veya aletlerin sayı ya da nitelik bakımından vahim olması halinde 10 bin lira
- Kabahatin işlendiğini öğrenip yetkili makamlara bildirmeyen işletici veya sorumluya 5 bin lira
Kabahate konu eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilecek. İdari para cezasına ve el koymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine ise mülki amir karar verecek.
Kabahati işlediği sırada 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında ise mülki amir tarafından çocuk hâkiminden koruyucu, destekleyici ve yönlendirme tedbiri talebinde bulunulacak.
Madde hükmü internet satışları ve mesafeli satışlar için de uygulanacak. Bir sanat veya mesleğin icrası ve eğitim için gerekli bıçak, şiş ve benzerlerinin icra yerinde ve icra eden kişilerce kullanılması ise bu kapsamda olmayacak.
"SUÇA SÜRÜKLENEN" İBARESİ DEĞİŞTİ
Kanunla, mevzuattaki "suça sürüklenen" ibaresi "adli süreçteki" olarak değiştirildi. Bu değişiklik Çocuk Koruma Kanunu, Sosyal Hizmetler Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili maddelerinde uygulanacak.
Çocuk hakkında kamu davası açılması halinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirilecek.
SOSYAL İNCELEME ZORUNLU HALE GELDİ
15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması artık zorunlu olacak. Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından 15 yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde gerekçe iddianamede veya kararda gösterilecek.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılan düzenlemeyle, 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen iddianame, mahkeme tarafından 15 gün içinde incelenerek Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilecek.
İNFAZ REJİMİNDE DEĞİŞİKLİK
Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikle, çocuk hükümlülerin cezalarının infazına doğrudan çocuk eğitimevlerinde değil, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlanacak. İyi halli olduğu tespit edilen çocuklar eğitimevlerine ayrılacak.
12-18 yaş grubu çocuklar; cinsiyetleri, fiziki gelişim durumları ve suç türleri göz önüne alınarak kapalı ceza infaz kurumlarının ayrı ayrı bölümlerinde barındırılacak.
Eğitimevine ayrılma kararı; psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, rehberlik uzmanı, öğretmen ve Türkiye Barolar Birliği Çocuk Hakları Komisyonu'nun görevlendireceği avukat gibi en az bir uzmanın katılımıyla idare ve gözlem kurulunca en geç 3 ayda bir yapılacak değerlendirme sonucunda verilecek.
Kasıtlı suçlardan toplam 3 yıl veya daha az, taksirli suçlardan toplam 5 yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olan çocuk hükümlülerin cezaları ise doğrudan çocuk eğitimevlerinde infaz edilecek.
15 YAŞ ALTI İÇİN "BİR GÜN İKİ GÜN" SAYILACAK
Kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, uyuşturucu imal ve ticareti ile suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçları hariç olmak üzere; koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında hükümlünün 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği 1 gün, 2 gün olarak dikkate alınacak.
ACİL KORUNMA İÇİN 24 SAAT KURALI
Çocuk Koruma Kanunu'na eklenen hükme göre; akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol ya da uyuşturucu bağımlılığı, davranışsal bağımlılık veya ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi ya da başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen çocuk için özel bir prosedür işletilecek.
Sağlık kurumuna gelen veya getirilen çocuk hakkında tedaviye ihtiyaç bulunduğu uzman tabip tarafından tespit edilirse, acil korunma kararı alınması amacıyla 24 saat içinde rapor düzenlenecek.
Sağlık kurumu, raporun düzenlendiği tarihten itibaren en geç 24 saat içinde çocuk hâkimine başvuracak. Başvurudan itibaren en geç 48 saat içinde 3 uzman hekimden oluşan resmî sağlık kurulu raporu mahkemeye sunulacak. Hâkim ise en geç 48 saat içinde karar verecek.
Bu süreçte çocuğa gerekli tıbbi müdahale ve tedavi uygulanacak. Hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve kişisel ilişkinin kurulmasına veya sınırlandırılmasına karar verebilecek.
KOORDİNASYON AİLE BAKANLIĞI'NDA
Tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından; il ve ilçelerde ise vali ve kaymakamlar tarafından sağlanacak. Sekretarya hizmetleri aile ve sosyal hizmetler il müdürlükleri tarafından yürütülecek.
Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.




