Şair Emre Demir, Azerbaycan'da gerçekleştirilen 2. Genç Şairler Festivali kapsamında yaşadığı deneyimleri kaleme aldığı yazısında, şiirin yalnızca estetik bir sanat dalı olmadığını, aynı zamanda milletleri ve kültürleri birbirine yaklaştıran güçlü bir bağ olduğunu vurguladı.

Demir'e göre bir şiir bazen coğrafi sınırların, siyasi ayrılıkların ve kilometrelerce uzaklıkların ötesine geçerek ortak bir hafıza oluşturabiliyor. Özellikle ortak tarih, dil ve kültür etrafında birleşen Türk dünyasında şiirin bu birleştirici etkisi festival boyunca somut şekilde hissedildi.

Festival, 16-18 Temmuz tarihleri arasında, TÜRKSOY, Haydar Aliyev Vakfı ile Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan'ın yazarlar birliklerinin ortak organizasyonuyla Azerbaycan'da düzenlendi. Etkinlik boyunca şehir gezileri, kültürel programlar, şiir dinletileri ve edebiyat sohbetleri gerçekleştirildi.

TÜRKİYE'DEN ÜÇ ŞAİR FESTİVALE KATILDI

Türkiye'yi festivalde Ümit Çiçekli, Melike Yavuzay ve Emre Demir temsil etti. Emre Demir, kendisine bu organizasyonda yer alma fırsatı sunan kurumlara ve emeği geçen herkese teşekkür ederek, böylesine anlamlı bir etkinliğin parçası olmanın hayatındaki önemli deneyimlerden biri olduğunu ifade etti.

BAKÜ'DE YABANCILIK HİSSETMEDİ

Festival yolculuğu 15 Temmuz'da Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de başladı. Havalimanında organizasyon ekibi tarafından karşılanan katılımcılar daha sonra konaklayacakları otele geçti. Emre Demir, Bakü'ye adım attığı ilk andan itibaren kendisini yabancı bir ülkede değil, adeta kendi memleketinde hissettiğini dile getirdi.

2-301

İnsanların sıcak yaklaşımı ve misafirperverliği sayesinde hiçbir yabancılık yaşamadığını belirten Demir, şehrin modern mimarisi ile tarihi dokusunun bir arada varlığını sürdürmesinden etkilendiğini anlattı.

Motor sporlarına duyduğu ilgi nedeniyle Bakü'de Formula 1 hazırlıklarını yerinde görmenin de kendisi için ayrı bir heyecan oluşturduğunu aktardı. Akşam saatlerinde Hazar Denizi kıyısında diğer ülkelerden gelen genç şairlerle gerçekleştirilen ilk buluşmanın kısa sürede güçlü dostluklara dönüştüğünü belirten Demir, ortak dilin ve ortak kültürün insanlar arasındaki tüm mesafeleri ortadan kaldırdığını ifade etti.

BAKÜ'DEN ŞUŞA'YA UZANAN DUYGUSAL YOLCULUK

Festivalin ikinci gününde kafile, yaklaşık altı-yedi saat süren kara yolculuğuyla Şuşa'ya geçti. Yol boyunca Azerbaycan'ın geniş bozkırlarını ve verimli ovalarını izleyen Emre Demir, Anadolu'yu hatırlatan bu manzaraların zihninde yeni dizelerin doğmasına vesile olduğunu anlattı. Bozkırların kendisine Neşet Ertaş'ı hatırlattığını ifade eden Demir, bu uzun yolculuğun adeta yeni bir şiirin ilham kaynağına dönüştüğünü söyledi.

ŞUŞA'DA TARİHİN VE ZAFERİN İZLERİ

Şuşa'ya ulaşıldığında bölgenin coğrafyasının tamamen değiştiğini anlatan Demre, dağların, vadilerin ve serin havanın Bakü'den oldukça farklı bir atmosfer oluşturduğunu belirtti.

Karabağ'ın sembol şehirlerinden biri olan Şuşa'nın, 28 yıllık işgalin ardından yeniden özgürlüğüne kavuşmasının izlerinin her noktada hissedildiğini ifade eden Demir, camilerden tarihi yapılara kadar pek çok eserin yaşanan acıları sessizce anlattığını dile getirdi. Şehirde iki gün boyunca konaklayan katılımcılar, hem tarihi mekanları ziyaret etti hem de bölge halkının yaşadığı acıları ve yeniden ayağa kalkma mücadelesini dinledi.

"Ölünceye kadar bakacağım" dedi, sözünü tutmayınca tapusunu kaybetti
"Ölünceye kadar bakacağım" dedi, sözünü tutmayınca tapusunu kaybetti
İçeriği Görüntüle

3-246

AĞDAM'DA ŞİİRLER TÜRK DÜNYASI İÇİN SESLENDİRİLDİ

Festival programının en önemli bölümlerinden biri Ağdam'da gerçekleştirildi. Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'dan gelen genç şairler burada eserlerini okudu. Programa medya kuruluşları ve sanatseverler de yoğun ilgi gösterdi. Şiir dinletilerinin ardından katılımcılar yeniden Şuşa'ya dönerek Vaqif Poeziya Günleri kapsamındaki etkinliklere katıldı.

Molla Penah Vâkıf'ın anıt mezarı önünde düzenlenen programda Azerbaycanlı devlet yetkilileri, sanatçılar ve ozanlar konuşmalar yaptı, şiirler seslendirdi. Tiyatro gösterileri, halk müziği performansları ve kültürel etkinlikler festivale ayrı bir renk kattı. Özellikle uluslararası tanınırlığa sahip Habil Memmedov ve Talebelerinin sahne performansı katılımcılardan büyük beğeni topladı. Festival sonunda katılımcı şairlere ödülleri takdim edilirken Emre Demir'e de madalya verildi.

ÇIDIR DÜZÜ'NDE DUYGUSAL ANLAR

Festivalin son gününde katılımcılar Şuşa'nın simge noktalarından Çıdır Düzünü ziyaret etti. Karabağ Savaşı'nın kritik noktalarından biri olan bölgede Azerbaycan askerlerinin gösterdiği kahramanlık hikâyeleri anlatıldı.

Emre Demir, özellikle Azerbaycan askerlerinin sarp kayalıkları tırmanarak gerçekleştirdiği operasyonların dinleyen herkeste büyük gurur oluşturduğunu ifade etti. Ancak bölgede yaşanan acıları ve savaşın izlerini görmek ise festival heyetinde derin bir hüzün oluşturdu.

Şehit bir Azerbaycan askerinin cephede çektiği görüntülerin izlenmesi sırasında katılımcıların duygu dolu anlar yaşadığını belirten Demir, bu ziyaretin hayatı boyunca unutamayacağı anılar arasında yer aldığını aktardı.

4-184

ŞUŞA'NIN YENİDEN İNŞASI DİKKAT ÇEKTİ

Şuşa gezisinde dikkatini çeken en önemli unsurlardan birinin şehirde sürdürülen yeniden imar çalışmaları olduğunu belirten Emre Demir, doğayla uyumlu yapılaşmanın öne çıktığını ifade etti. Yapımı devam eden büyük caminin ilerleyen yıllarda şehrin simgelerinden biri olacağını söyleyen Demir, tarihi yapılar, çeşmeler, kervansaraylar ve Sovyet döneminden kalan eserlerin de ziyaret edilen noktalar arasında bulunduğunu aktardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyevin birlikte su içerken fotoğraflarının yer aldığı çeşmenin de dikkat çeken sembollerden biri olduğunu kaydetti.

"ŞİİRE GÖSTERİLEN SAYGI BENİ ETKİLEDİ"

Yazısının değerlendirme bölümünde Azerbaycan ve diğer Türk devletlerinden gelen şairlerin şiire gösterdiği ilginin kendisini derinden etkilediğini belirten Emre Demir, bu yaklaşımın Türkiye açısından da önemli bir örnek oluşturduğunu ifade etti.

Festival boyunca Prof. Dr. Muhammed Enes Kala, Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, çağdaş Azerbaycan şiirinin önemli isimlerinden Selim Babullaoğlu ve TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev başta olmak üzere birçok isimle bir araya gelme fırsatı bulduğunu belirten Demir, bu isimlerin bilgi ve tecrübelerinden yararlanmanın kendisi için büyük kazanım olduğunu dile getirdi. Organizasyonda emeği geçen Ulgar Bey, Ezgi Zorlu ve Murat Kahraman'a da teşekkür eden Demir, festival boyunca kurulan dostlukların ve ortak şiir ikliminin unutulmayacağını vurguladı.

"YAŞASIN BÜYÜK TÜRK ŞİİRİ"

Emre Demir, yazısını Türk dünyasının kültürel birlikteliğine vurgu yaparak tamamladı. Genç Şairler Festivali'nin yalnızca bir edebiyat etkinliği olmadığını, Türk dünyası arasında kültürel bağları güçlendiren önemli bir buluşma olduğunu belirten Demir, bu organizasyonların artarak devam etmesini temenni etti. Şair, yazısını şu güçlü ifadeyle noktaladı: "Yaşasın Büyük Türk Şiiri!"

Kaynak: Hacer Koca