AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, son günlerde kamuoyunun gündeminde bulunan fon soruşturmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Çelik, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın parti içerisindeki görevlerinden ayrılma talebinin Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edildiğini açıkladı.
Çelik, Kaya’nın bundan sonra AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) ve Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) içerisinde görev almayacağını belirterek, “Sayın Kaya artık MYK, MKYK üyesi değildir” ifadelerini kullandı.
Böylece Kaya’nın AK Parti yönetimindeki görevleri sona ermiş oldu. Kaya, 2025 yılında gerçekleştirilen AK Parti 8. Olağan Büyük Kongresi'nde MKYK üyeliğine seçilmiş, ardından partinin MYK'sında Genel Başkan Yardımcılığı görevini üstlenmişti. AK Parti'nin resmi internet sitesinde de eylül ayına kadar Kaya'nın Genel Başkan Yardımcısı olarak yürüttüğü çalışmalara ilişkin duyurular yer alıyordu.
KAYA GÖREVLERİNDEN AFFINI İSTEMİŞTİ
Fatma Betül Sayan Kaya, 26 Eylül gecesi yaptığı açıklamayla AK Parti'deki tüm görevlerinden affını istediğini duyurdu. Kaya, açıklamasında son dönemde kendisi hakkında çeşitli iddia ve değerlendirmelerin gündeme geldiğini belirterek, bunların bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın söz konusu iddiaların kapsamlı şekilde araştırılması yönündeki yaklaşımına da değinen Kaya, yürütülecek inceleme ve soruşturmanın siyasi tartışmaların etkisinde kalmaması gerektiğini ifade etti. Kaya, siyasi sorumluluk gerekçesiyle parti içerisinde yürüttüğü görevlerden ayrılma talebini Erdoğan'a ilettiğini açıkladı.

FON SORUŞTURMASINDA İNCELEMELER GENİŞLETİLDİ
Kaya'nın görevlerinden ayrılma kararının arka planında, İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmaların bulunduğu süreç öne çıkıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma, nitelikli dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında incelemeler yapılıyor.
Soruşturmanın mali boyutunda MASAK ve Merkezi Kayıt Kuruluşu üzerinden farklı işlemler de araştırılıyor. Soruşturma kapsamında 26 Eylül itibarıyla tutuklu sayısının 51'e yükseldiği bildirildi. Ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, temmuz, ağustos ve eylül aylarında belirli fonlardan çıkış yapan yatırımcıların adet, tutar ve bakiye bilgilerinin tespit edilmesini istedi.
MALİ İNCELEMELERİN KAPSAMI GENİŞLİYOR
Soruşturma kapsamında mali incelemeler de genişletildi. Başsavcılığın 17 Eylül'de MASAK'a gönderdiği yazıyla bazı yatırım ve portföy yönetim şirketleri ile bunların alt kuruluşlarının yöneticilerine ilişkin mali verilerin incelenmesi talep edildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek de 26 Eylül'deki açıklamasında, 1 Temmuz-16 Eylül dönemindeki fonların incelenmesi sonucunda 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlığının dondurulduğunu, 37 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandığını açıkladı.
Soruşturmanın bir başka ayağında ise son üç ay içerisinde bazı fonlardan çıkış yapan yatırımcıların işlemleri inceleniyor. Bu kapsamda yatırımcı bazında alım-satım değerleri, mevcut katılma payları ve ilgili dönemlerdeki hareketlerin tespit edilmesi isteniyor.

ÖMER ÇELİK: KARANLIKTA HİÇBİR ŞEY KALMAYACAK
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, fon soruşturmasıyla ilgili önceki açıklamasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla sürecin parti ve devlet kurumları tarafından takip edildiğini belirtmişti. Çelik, iddiaların araştırılacağını, usulsüzlüklerin ortaya çıkarılması halinde sorumluların hukuk önünde hesap vereceğini ifade ederek, “Karanlıkta hiçbir şey kalmayacak ve gereği yapılacaktır” demişti.
Çelik ayrıca yaşanan gelişmelerin Türkiye'nin finansal sistemi ve ekonomisi açısından sistemik bir risk oluşturmadığını, sorunun sermaye piyasalarının sınırlı bir bölümünde ve belirli sayıdaki fonda ortaya çıktığını belirtmişti.
FİNANSAL İSTİKRAR KOMİTESİNDEN DEĞERLENDİRME
Fon soruşturması devam ederken Finansal İstikrar Komitesi de 17 Eylül'de sermaye piyasalarındaki gelişmeleri değerlendirdi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında gerçekleştirilen toplantının ardından yapılan açıklamada, Borsa İstanbul ve sermaye piyasalarının işleyişine ilişkin temel veya yapısal bir risk bulunmadığı belirtildi.
Hareketliliğin sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketinin yönettiği bazı fonlarda yaşanan kredi ve likidite sorunlarından kaynaklandığı değerlendirmesi yapıldı. Komite, piyasa bozucu eylemlerin tespit edilmesi halinde ilgili düzenleyici ve denetleyici kurumların yetkilerini kullanacağını da bildirdi.
FON ÖDEMELERİYLE İLGİLİ İDDİALARA YALANLAMA
Soruşturma sürecinde sosyal medyada fon yatırımcılarına yapılacak ödemeler nedeniyle vatandaşlardan ücret, vergi veya katkı payı alınacağı yönünde iddialar da gündeme geldi. İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Tasfiye edilen veya edilecek fonların yatırımcı ödemeleri için vatandaşlardan herhangi bir ad altında ücret tahsil edilmesinin söz konusu olmadığı bildirildi.


