ABD Adalet Bakanlığı (DOJ) tarafından yayımlanan yeni Jeffrey Epstein dosyalarında, 2017 yılı Şubat–Mart aylarına ait e-posta ve sevkiyat kayıtları yer aldı.
Bu belgelerde: BAE bağlantılı iş kadını Aziza (Azize) Al-Ahmadi ile Suudi Arabistan bağlantılı Abdullah Al-Maari isimli bir kişi arasında üç parça özel siyah kumaşın ABD’ye gönderilmesine dair yazışmalar bulunuyor.

Belgelerdeki bilgilere göre bu kumaşlar: Kâbe’nin iç kısmında kullanıldığı belirtilen bir parça, daha önce dış örtüde (Kisve) kullanıldığı ifade edilen bir parça, aynı malzemeden üretilmiş ancak hiç kullanılmamış bir parça olarak tanımlanıyor.
Sevkiyatın British Airways üzerinden yapıldığı, ABD gümrüğünden geçebilmesi için parçalardan birinin “sanat eseri (artwork)” olarak kayda alındığı belgelerde yer alıyor.
BU PARÇALAR EPSTEİN’A NE ZAMAN GÖNDERİLDİ?
Kayıtlara göre sevkiyat 2017 yılında gerçekleşti. Bu tarih önem taşıyor çünkü Jeffrey Epstein bu dönemde 2008’deki cinsel suç mahkûmiyeti sonrası, Resmî olarak seks suçlusu statüsünde bulunuyordu.
Bu durum, olayın kamuoyunda daha fazla tepki çekmesine neden oldu.

DOSYALARDA DİKKAT ÇEKEN E-POSTA DETAYI
Belgelerde yer alan bir e-postada Aziza Al-Ahmadi’nin Epstein’a şu ifadeyi kullandığı görülüyor:
“Bu siyah parçaya en az 10 milyon Müslüman dokundu; dualarını, gözyaşlarını ve umutlarını bıraktı.”
Bu ifade, kumaşın manevi değerinin özellikle vurgulandığını gösteriyor. Ancak belgelerde kullanım amacıyla ilgili herhangi bir ritüel, büyü veya törensel ifade yer almıyor.
KÂBE ÖRTÜSÜYLE BÜYÜ YAPILDIĞI İDDİASI NEREDEN ÇIKTI?
“Büyü yapıldı” iddiası, resmî belgelerden değil, tamamen sosyal medya paylaşımlarından kaynaklanıyor. Özellikle X (Twitter), Instagram, YouTube ve Facebook’ta şu iddialar yayılıyor:
Kisve parçalarının okült veya satanist ritüellerde kullanıldığı, Epstein’ın “ruhsal enerji toplamak” amacıyla bu parçaları talep ettiği, Kâbe örtüsünün “halı gibi kullanıldığı”, Müslümanlara karşı sembolik veya spiritüel bir saldırı yapıldığı iddia edildi.
Şu ana kadar; ABD Adalet Bakanlığı belgelerinde, savcılık iddianamelerinde, güvenilir uluslararası ve yerli haber kaynaklarında büyü, kara büyü, ritüel veya satanist kullanım iddiasını destekleyen tek bir somut kanıt bulunmuyor.
Dosyalar yalnızca kumaş sevkiyatını ve bu kumaşların manevi değerinin yazışmalarda dile getirildiğini ortaya koyuyor.




