İŞÇİLER HANGİ ALACAKLAR İÇİN DAVA AÇABİLİYOR?
Çalışanlar işverenlerinden; normal çalışma ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yapılan çalışma ücretleri, ikramiye ödemeleri, kullanılmamış yıllık izin ücretleri ile kıdem, ihbar, kötü niyet ve haksız fesih tazminatları gibi alacaklar için dava açabiliyor. Bu alacakların tamamı zaman aşımı kapsamında değerlendiriliyor.
GEÇMİŞTE UYGULANAN ZAMANAŞIMI SÜRELERİ
2017’den önce bazı işçilik alacaklarında 5 yıl, bazı tazminat kalemlerinde ise 10 yıl zaman aşımı uygulanıyordu. Özellikle fazla mesai, düzenli ücret ve ikramiye gibi alacaklarda 5 yıllık süre geçerli olurken; kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı gibi ödemelerde Borçlar Kanunu gereği 10 yıllık zaman aşımı dikkate alınıyordu.
Ancak İş Mahkemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 2017 yılı itibarıyla tüm işçi alacaklarının zaman aşımı süresi 5 yıla indirildi.
2017 ÖNCESİ ALACAKLARDA GEÇİŞ DÜZENLEMESİ
25 Ekim 2017 tarihinden önce doğmuş tazminat alacakları için geçiş maddesi uygulanıyor. Buna göre, sözleşmesi bu tarihten önce sona ermiş çalışanların yıllık izin ve tazminat alacaklarında 10 yıllık zaman aşımı süresi geçerli olmaya devam ediyor. Ancak 25 Ekim 2017’den sonraki dönemler için süre 5 yılı aşamıyor.
TÜM İŞ KANUNLARI İÇİN GEÇERLİ
2017’de yapılan değişiklik yalnızca İş Kanunu kapsamındaki çalışanları değil; Türk Borçlar Kanunu, Basın İş Kanunu ve Deniz İş Kanununa tabi çalışanları da kapsıyor. Böylece tüm çalışanlar için yıllık izin ücreti, kıdem, ihbar ve kötü niyet tazminatı ile eşit davranma ilkesine aykırılık tazminatında zaman aşımı süresi 5 yıl olarak uygulanıyor.
ZAMANAŞIMI SÜRESİ NE ZAMAN BAŞLIYOR?
Zamanaşımının başlangıç tarihi, alacak türüne göre farklılık gösteriyor:
Ücret ve fazla mesai alacaklarında zaman aşımı, her bir alacağın doğduğu tarihte başlıyor. Yani çalışan geriye dönük sadece son 5 yıla ait fazla mesai ücretini talep edebiliyor.
Kullanılmamış yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatında zaman aşımı, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte işlemeye başlıyor.
Çalışan zaman aşımı dolsa bile dava açabiliyor ancak işveren zaman aşımı itirazı (def’i) yaparsa çalışan talebini kaybediyor. İşveren itiraz etmezse hâkim kendiliğinden zaman aşımı kararı veremiyor. Bu durum Yargıtay’ın daha önceki kararlarında da yer alıyor.