Türkiye’de çalışma hayatı ve sosyal güvenlik sistemine yönelik kapsamlı bir düzenleme daha gündemde. Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekilleri tarafından hazırlanan ve 13 maddeden oluşan “Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı KHK’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunuldu. Teklif, emeklilerden işverenlere, kamu personelinden hak sahiplerine kadar çok sayıda kesimi yakından ilgilendiriyor.
Sosyal Güvenlik Uzmanı İsa Karakaş, teklifin en dikkat çeken yönünün emekli ve hak sahiplerini ilgilendiren taban aylık düzenlemesi olduğunu belirtti.
Karakaş’a göre, dosya bazında yapılan en düşük aylık ödeme tutarı önemli ölçüde artırılıyor. Atılacak adımın, düşük gelirli emeklilerin alım gücünü korumayı hedeflediği ifade edildi.
Teklifte yer alan düzenlemeye göre; yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı alan vatandaşlar ile hak sahiplerine yapılan en düşük aylık ödeme, 2026 yılı Ocak ayı ödeme döneminden itibaren geçerli olmak üzere 20 bin liraya çıkartılacak.
Karakaş, söz konusu artışın özellikle taban aylık üzerinden maaş alan kesim için kritik bir iyileştirme anlamına geldiğini vurguladı.
Kanun teklifinde yalnızca emeklilere yönelik değil, işverenleri ve istihdamı korumaya dönük düzenlemeler de yer alıyor.
İsa Karakaş, esnaf ve KOBİ’lerin maliyetlerini azaltmayı amaçlayan asgari ücret desteğinin 2026 yılında da kesintisiz devam edeceğini belirtti.
Buna göre, gerekli şartları sağlayan tüm özel sektör işverenlerine, sektör ve çalışan sayısı ayrımı yapılmaksızın sigortalı başına günlük 42,33 lira, aylık ise 1.270 lira destek verilecek.
Düzenlemenin, özellikle iş gücü maliyetleri nedeniyle zorlanan işletmelere nefes aldırması bekleniyor.
Teklif, kamu personelini ilgilendiren önemli değişiklikler de içeriyor. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları doğrultusunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda güncellemeler yapılması öngörülüyor.
Buna göre, aday memurluk sürecinde eğitimlerde başarısız olan ya da birden fazla uyarma veya kınama cezası alan adayların memuriyetle ilişiği kesilecek.
Karakaş’ın aktardığı bilgilere göre, disiplin cezalarının yargı yoluyla iptal edilmesi halinde ortaya çıkan zaman aşımı sorunları da yeni düzenlemeyle gideriliyor.
Mahkeme kararının idareye ulaşması durumunda, zaman aşımı süresi dolmuş ya da dolmak üzereyse, idareye karar gerekçesini dikkate alarak işlem yapabilmesi için net dört aylık ek süre tanımlanıyor.