GİZLİ SEYREDEN RİSK: BELİRTİ OLMADAN İLERLEYEBİLİYOR

Uzman değerlendirmelerine göre hipertansiyon her zaman baş ağrısı, baş dönmesi ya da kulak çınlaması gibi belirgin şikâyetlerle kendini göstermeyebiliyor. Bu nedenle pek çok kişi tansiyonunun yüksek olduğunu rutin kontroller dışında fark etmiyor. Dr. Genç, bazı hastaların farklı bir sağlık sorunu nedeniyle doktora başvurduğunda tansiyon yüksekliğinin ortaya çıktığını belirterek, düzenli ölçümün önem taşıdığını ifade etti.

TEDAVİ EDİLMEZSE ORGANLARDA KALICI HASAR OLUŞABİLİYOR

Kontrol altına alınmayan hipertansiyonun kalp ve damar sistemi üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceği aktarıldı. Uzman açıklamasına göre yüksek tansiyon kalp duvarında kalınlaşma, kapakçık yetmezliği ve kalp yetmezliği gibi sonuçlara yol açabiliyor. Ayrıca tansiyon kontrolünün sağlanmadığı durumlarda aort damarında genişleme ve ilerleyen aşamada aort diseksiyonu riskinin artabildiği ifade edildi.

Beyin üzerindeki etkiler de vurgulanarak bazı hastalarda burun kanaması, bazı vakalarda ise sabah uyanıldığında vücudun bir tarafında güç kaybı gibi tabloların görülebildiği belirtildi. Felç ve beyin kanaması riskinin hipertansiyonun ciddi sonuçları arasında yer aldığı bildirildi. Bunun yanında gözlerde görme kaybına kadar ilerleyebilen sorunlar ile böbrek fonksiyonlarında bozulma gibi durumların da yüksek tansiyonla ilişkili olabildiği kaydedildi.

HASTAYA GÖRE TEDAVİ VE TAKİP SÜRECİ PLANLANIYOR

Uzman açıklamasında hipertansiyon tedavisinin kişiye özel planlandığına işaret edildi. Bazı hastalarda tuz kısıtlaması ve diyet düzenlemesi gibi yaşam tarzı değişikliklerinin yeterli olabildiği, bazı vakalarda ise ilaç tedavisine başvurulduğu ifade edildi. Tanı ve takip sürecinde EKO ve EKG incelemeleri, aort çapı ölçümü, böbrek fonksiyon testleri ve 24 saatlik tansiyon holter takibinin kullanıldığı aktarıldı.

Hipertansiyonun doğru tedavi ve düzenli kontrol ile yönetilebilen bir hastalık olduğu vurgulanırken erken teşhisin önemine dikkat çekildi. Uzman açıklamasında düzenli takip, uygun tedavi ve yaşam tarzı düzenlemeleri ile hastaların normal yaşamlarını sürdürebildiği belirtildi.

Editör Hakkında