Karara konu olan olay, Ankara’da faaliyet gösteren bir akümülatör üreticisi şirkette yaklaşık dokuz yıl çalışan bir işçiyle ilgili.

İşçinin sözleşmesinde, işten ayrıldıktan sonra iki yıl boyunca Ankara veya İstanbul’da rakip bir firmada çalışmaması ve bu yasağa aykırı davranması hâlinde son brüt maaşının 20 katı tutarında cezai şart ödemesi hükmü yer aldı.

İşçi, emekli olduktan kısa süre sonra merkezi Ankara’da bulunan rakip bir firmanın fabrikasında çalışmaya başladı. Bunun üzerine eski işveren, rekabet yasağının ihlal edildiği gerekçesiyle dava açtı.

MAHKEMELER ARASINDA GÖRÜŞ AYRILIĞI
Yerel mahkeme, rekabet yasağının geçerli olduğuna hükmetti. Ancak belirlenen cezai şartın fahiş olduğu kanaatine vararak tutarı yarıya indirdi.

Dosyayı inceleyen istinaf mahkemesi ise işçinin fiilen ve sürekli olarak Çankırı’da çalıştığını, rakip şirketin bu ilde tescilli bir şubesi ve fabrikası bulunduğunu kaydetti. Bu nedenle Ankara sınırları içinde bir ihlal olmadığı ve çalışma özgürlüğü gereği davanın reddedilmesi gerektiği yönünde karar verdi.

Yargıtay incelemesinde ise sözleşmede geçen “teşebbüs” kavramı ön plana çıktı. Yüksek Mahkeme, rakip şirketin merkezinin Ankara’da bulunmasının belirleyici olduğunu, işçinin teknik sırlarla bağlantılı bir pozisyonda çalıştığını vurgulayarak istinaf kararını bozdu.

DOSYA HUKUK GENEL KURULU’NA TAŞINDI
stinaf mahkemesi, Yargıtay’ın bozma kararına rağmen işçinin fiilî çalışma yerinin Çankırı olduğu yönündeki görüşünde direndi. Bordro kayıtları, SGK belgeleri ve tanık beyanlarını esas alarak davanın yeniden reddine karar verdi. Bunun üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun gündemine geldi.

Kurul, yaptığı değerlendirmede sözleşmede yer alan “Ankara veya İstanbul sınırları içinde başka bir teşebbüste çalışmama” ifadesine dikkat çekti.

“Teşebbüs” kavramının yalnızca fabrikanın bulunduğu adresi değil, şirketin ekonomik bütünlüğünü ve karar alma merkezini de kapsadığı belirtildi. Rakip şirketin merkezinin Ankara’da olması nedeniyle, fiilî çalışma yeri Çankırı olsa bile rekabet yasağının ihlal edildiği sonucuna varıldı.

CEZAİ ŞART YENİDEN DEĞERLENDİRİLECEK
Hukuk Genel Kurulu, sözleşmenin 818 sayılı eski Borçlar Kanunu döneminde yapıldığını ve geçerli olduğunu aktardı. Türk Borçlar Kanunu’ndaki sınırlama hükümlerinin bu dosyada uygulanamayacağı ifade edildi. Dosya, cezai şartın tahsili yönünden yeniden incelenmek üzere alt mahkemeye gönderildi.

KARAR NE ANLAMA GELİYOR?
Sosyal Güvenlik Uzmanı İsa Karakaş, kararın çalışanlar açısından önemli uyarılar içerdiğini belirterek, emekli olmanın rekabet yasağı hükümlerini otomatik olarak ortadan kaldırmadığını vurguladı. Karakaş’a göre, çalışılan fabrikanın başka bir ilde bulunması tek başına yeterli olmayabilir; rakip firmanın merkez adresi belirleyici olabilir.

İşverenler açısından ise bu kararın güçlü bir emsal niteliği taşıdığına dikkat çeken Karakaş, rekabet yasağı sözleşmelerinde “teşebbüs” ifadesinin yer almasının koruma alanını genişlettiğini ifade etti. Özellikle akü, kimya ve teknoloji gibi üretim sırlarının yoğun olduğu sektörlerde, bu kararın işverenlerin elini güçlendirdiği değerlendiriliyor.

Editör Hakkında