Karakaş’a göre hükümet, yalnızca aylık tutarına dayalı mevcut sistem yerine, hane gelirini ve yaşam koşullarını esas alan yeni bir modele geçmeyi düşünüyor. Bahsi geçen değişim uygulamaya konulursa, özellikle kök aylığı düşük olup taban maaş uygulamasıyla daha yüksek ödeme alan emekliler için farklı bir dönem başlayabilir. Uzmanlara göre, bazı emekliler belirli bir süre zam alamama riskiyle karşı karşıya kalabilir.
Henüz kamuoyuna açıklanmış resmi bir taslak bulunmasa da, Karakaş’ın aktardığı bilgilere göre beş başlık altında şekillenen bir sistem üzerinde duruluyor. Amaç, hem sosyal yardımları sadeleştirmek hem de kaynakları ihtiyaç sahiplerine daha hedefli ulaştırmak.
Yeni modelin, emekli maaşı ile sosyal yardım mekanizmalarını tek çatı altında toplayacak bir yapıyı öngördüğü belirtiliyor.
Mevcut sistemde belediyeler, vakıflar ve farklı bakanlıklar tarafından ayrı ayrı yürütülen sosyal destek programları yer alıyor.
Planlanan değişiklikle bu yardımların tek bir dijital sosyal yardım haritasında toplanması hedefleniyor. Böylece hangi hanenin hangi desteği aldığı daha net biçimde izlenebilecek.
Atılacak adımın, hem mükerrer yardımların önüne geçmesi hem de ihtiyaç sahiplerinin daha doğru tespit edilmesi amacı taşıdığı dile getiriliyor.
Yeni yaklaşımın en kritik noktası ise yalnızca emekli maaşına bakılmayacak olması. Aynı aylığı alan iki emeklinin yaşam koşulları farklıysa, destek mekanizması da farklı işleyecek.
Örneğin 12 bin 500 TL aylık alıp birden fazla taşınmaza sahip olan bir emekli ile aynı tutarı alıp kirada yaşayan ve hanede başka geliri bulunmayan bir emeklinin aynı kapsamda değerlendirilmemesi planlanıyor. Sistemde “hanedeki kişi başına düşen gelir” temel kriterlerden biri olacak.
Çalışmanın bir diğer ayağında SGK ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın veri tabanlarının entegre edilmesi yer alıyor. Böylece maaş sistemi ile sosyal yardım sistemi birbirinden kopuk yapılar olmaktan çıkacak.
Gelir eşiğinin altında kalan hanelerin otomatik olarak belirlenmesi ve desteklerin doğrudan bütçeden karşılanması amaçlanıyor.
Yeni dönemde ayni yardımların azaltılması, bunun yerine kartlara yüklenen nakit desteğin yaygınlaştırılması gündemde. Kömür veya gıda kolisi gibi yardımların yerini, emeklinin kendi ihtiyacına göre harcayabileceği desteklerin alması öngörülüyor.
Ayrıca yaşanılan şehrin maliyet düzeyi de dikkate alınacak. Büyükşehirlerde kira, ulaşım ve temel giderlerin daha yüksek olması nedeniyle ek kira desteği, fatura yardımı ya da sosyal konut projelerinin devreye alınabileceği konuşuluyor.
Karakaş’ın dikkat çektiği en önemli başlıklardan biri de kök maaş meselesi. Hâlihazırda taban maaş uygulaması sayesinde 20 bin TL civarında ödeme alan ancak kök aylığı 11-13 bin TL seviyesinde bulunan emekliler bulunuyor.
Yeni modelde tartışmanın, “kök maaş ne kadar?” sorusundan ziyade “hane geliri yaşam sınırının altında mı?” sorusuna evrileceği ifade ediliyor. Bu kapsamda, enflasyon farkı kök maaşı taban seviyenin üzerine çıkarmadıkça bazı emeklilerin zam alamama ihtimali gündeme gelebilir.
Yani taban maaş uygulaması devam etse bile, kök aylığı düşük olan kesim belirli bir süre aynı tutarı almaya devam edebilir.
Karakaş’ın verdiği örnek tablo yeni sistemin nasıl işleyeceğini somutlaştırıyor. Kök aylığı 11 bin TL olan, kirada oturan ve hanesinde başka geliri bulunmayan bir emekli, gelir eşiğinin altında kalırsa kira ve yakıt desteğiyle aylık toplam geliri 22-28 bin TL bandına tamamlanabilecek.
Buna karşılık aynı kök maaşa sahip ancak kendi evinde yaşayan ve eşinin de 16 bin TL emekli aylığı bulunan bir kişi, hane geliri yüksek kabul edileceği için yalnızca mevcut taban maaşı almaya devam edecek.
Son yıllarda taban maaş uygulaması nedeniyle primini yüksekten yatıranlarla düşükten yatıranlar arasındaki farkın daraldığı yönünde eleştiriler bulunuyor. 2019’da yaklaşık 800 bin kişinin taban aylık aldığı belirtilirken, bugün bu sayının milyonlarla ifade edildiği biliniyor.