ÇOĞUNLUK MUHALEFETİ YETERLİ GÖRMÜYOR
Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 57,5’i muhalefet partilerinin Türkiye’yi yönetemeyeceğini düşünüyor. Buna karşılık “Evet yönetebilir” diyenlerin oranı yüzde 31,3’te kaldı. Kararsız ya da görüş belirtmeyenlerin oranı ise yüzde 11,2 olarak ölçüldü.
Anket sonuçları seçmenin önemli bir bölümünün muhalefetin iktidar kapasitesine yönelik ciddi soru işaretleri taşıdığını ortaya koyarken, yaklaşık üçte birlik kesimin ise muhalefete yönetim konusunda güven duyduğunu gösterdi.
PARTİ SEÇMENİNE GÖRE GÖRÜŞLER DEĞİŞİYOR
Anketin detayları, seçmen davranışının parti tercihlerine göre belirgin şekilde farklılaştığını ortaya koyuyor. İktidar partisi seçmenlerinde “yönetemez” görüşü açık ara öne çıkarken, muhalefet partilerine oy veren seçmenlerde “yönetebilir” algısının daha güçlü olduğu görülüyor.
Özellikle ana muhalefet tabanında yönetebilme inancı yüksek seviyelerde ölçülürken, milliyetçi ve muhafazakâr seçmenlerde bu oran oldukça düşük kalıyor. Bu durum, Türkiye’de siyasi kutuplaşmanın kamuoyu algısına doğrudan yansıdığını bir kez daha ortaya koyuyor.
SEÇMEN GÜVENİ İLE OY TERCİHLERİ ARASINDAKİ FARK
Araştırmanın dikkat çeken yönlerinden biri de seçmen davranışı ile yönetim güveni arasındaki fark oldu. Nitekim son dönemde yapılan bazı anketlerde partiler arasındaki oy oranlarının birbirine oldukça yakın seyrettiği görülürken, yönetme kapasitesi söz konusu olduğunda seçmenin daha temkinli yaklaştığı dikkat çekiyor.
Örneğin farklı araştırmalarda CHP ile AK Parti arasındaki oy farkının sınırlı olduğu ve rekabetin başa baş sürdüğü görülüyor.
Ancak bu yakın tabloya rağmen muhalefetin yönetim kapasitesine dair güvenin daha düşük seviyede kalması, seçmenin karar verirken yalnızca oy tercihiyle değil, yönetim tecrübesi ve istikrar algısıyla da hareket ettiğini ortaya koyuyor.
KARARSIZ SEÇMEN YİNE BELİRLEYİCİ KONUMDA
Ankette yüzde 11,2 olarak ölçülen kararsızlar, Türkiye siyasetinde kilit rol oynamaya devam ediyor. Daha önceki araştırmalarda da kararsız seçmen oranının yüksekliği dikkat çekmiş ve bu kitlenin seçim sonuçlarını doğrudan etkileyebileceği vurgulanmıştı.
Anket sonuçları Türkiye’de siyasi rekabetin yalnızca oy oranları üzerinden değil, “yönetebilme kapasitesi” algısı üzerinden de şekillendiğini ortaya koydu.
Mart 2026 verileri, seçmenin yalnızca tercih değil, güven ekseninde de karar verdiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.