Küresel piyasalarda hafta boyunca yaşanan sert dalgalanmalar yatırımcıların risk algısını yeniden şekillendirirken, emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen’den dikkat çeken değerlendirmeler geldi. ABD’den gelen yüksek enflasyon verileri, ABD-Çin ilişkilerindeki gelişmeler ve Orta Doğu’daki savaş riskinin piyasalar üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Ergezen, özellikle kıymetli metallerde oynaklığın arttığını söyledi.
Haftaya olumlu başlayan piyasaların kısa süre içinde sert satış baskısıyla karşı karşıya kaldığını ifade eden Ergezen, yatırımcı psikolojisinin hızla değiştiğine dikkat çekti. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyareti sonrası İran’a yönelik açıklamalarının piyasalarda satışları hızlandırdığını belirten uzman isim, jeopolitik risklerin fiyatlamalarda belirleyici hale geldiğini kaydetti.
ABD VERİLERİ VE SAVAŞ ENDİŞESİ PİYASALARI SARSTI
Zafer Ergezen, hafta başında piyasalarda olumlu bir hava oluştuğunu ancak bunun kalıcı olmadığını söyledi. ABD’de açıklanan enflasyon verisinin beklentilerin üzerinde gelmesinin yatırımcıların moralini bozduğunu ifade eden Ergezen, buna rağmen ABD ile Çin arasındaki görüşmelerin ilk etapta piyasalarda iyimserlik oluşturduğunu belirtti.
Dolar endeksindeki geri çekilmenin piyasaları desteklediğini vurgulayan Ergezen, Trump’ın Çin ziyareti sürecinde küresel piyasalarda pozitif fiyatlamaların öne çıktığını ancak ziyaretin ardından İran’a ilişkin yapılan sert açıklamaların tüm dengeleri değiştirdiğini söyledi.
Ergezen, savaş ihtimaline yönelik açıklamaların yatırımcıların risk iştahını düşürdüğünü belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Haftaya başlarken aslında bir miktar pozitif başlamıştık ama kapanış oldukça olumsuz oldu. Çok sert satışların geldiğini gördük. Piyasada bir süredir özellikle kalıcı anlaşma olabilir mi beklentileri hakim olduğunu görüyorduk. Maalesef bugün o beklentiler bir miktar törpülenmiş durumda.”
ALTIN VE GÜMÜŞTE SERT SATIŞLAR
Kıymetli metallerde son günlerde görülen sert hareketlere değinen Ergezen, özellikle gümüş tarafındaki satışların dikkat çekici boyuta ulaştığını söyledi.
Altında geri çekilmeler görülse de asıl sert baskının gümüşte yaşandığını ifade eden Ergezen, bunun temel nedeninin küresel büyüme endişeleri olduğunu dile getirdi. Yüksek enflasyon nedeniyle faizlerin uzun süre yüksek kalmasının ekonomik aktiviteyi yavaşlatacağını belirten uzman isim, sanayi metali olarak öne çıkan gümüşün bundan daha fazla etkilendiğini vurguladı.
Ergezen, “Enflasyon yüksek, faizler bir süre yüksek kalacak. Bu da küresel büyümede yavaşlama demek. Maalesef bundan gümüş de olumsuz etkileniyor” ifadelerini kullandı.
KIYMETLİ METALLERDE BASKI SÜREBİLİR
Piyasalarda savaş açıklamalarının yönü anlık olarak değiştirebildiğini belirten Ergezen, yatırımcıların artık haber akışına karşı çok daha hassas hale geldiğini söyledi.
Özellikle Orta Doğu kaynaklı gelişmelerin altın fiyatlarında sert dalgalanmalara yol açtığını belirten Ergezen, kısa vadede kıymetli metaller üzerindeki baskının devam edebileceği görüşünü dile getirdi.
“Beklenmedik açıklamalar piyasaların yönünü bir anda değiştirebiliyor. Altında da şu anda yaşanan durum tam olarak bu” diyen Ergezen, yatırımcıların hafta sonu jeopolitik risklerine karşı temkinli davrandığını belirtti.
ALTINDA KRİTİK SEVİYELER: 4520 VE 4650 TAKİP EDİLİYOR
Ons altın için teknik seviyelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Ergezen, 4550 seviyesinin önemli bir destek noktası olduğunu söyledi. Daha kritik eşik olarak ise 4520 seviyesine dikkat çekti.
Uzman isim, ons altının bu seviyenin altına sarkması halinde yeniden 4400’lü seviyelere geri çekilme ihtimalinin güçlenebileceğini ifade etti. Gün içinde 4520 seviyelerinden alımlar geldiğini belirten Ergezen, yukarı yönlü hareketlerde ise 4650 seviyesinin güçlü direnç oluşturduğunu kaydetti.
Piyasaların gelecek hafta boyunca 4520–4650 bandında sıkışık bir seyir izleyebileceğini ifade eden Ergezen, jeopolitik gelişmelerin fiyatlamalar üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini söyledi.
“BARIŞ MASASI ALTINI 5000 DOLARA TAŞIYABİLİR”
Zafer Ergezen’in en dikkat çeken değerlendirmelerinden biri ise ons altının geleceğine yönelik tahmini oldu. Küresel ölçekte kalıcı bir anlaşma ve barış ortamı oluşması halinde piyasalarda güçlü bir rahatlama görülebileceğini belirten Ergezen, bunun kıymetli metallere de olumlu yansıyacağını söyledi.
Özellikle küçük yatırımcıların haber akışını yakından takip ettiğini vurgulayan Ergezen, “Barış masası kesinlikle burada bir tepki oluşturacaktır. Güçlü alımlar görme ihtimalimiz oldukça yüksek” dedi.
Kalıcı bir uzlaşma ortamının oluşması halinde ons altında 5000–5200 dolar bandına doğru yükseliş yaşanabileceğini belirten uzman isim, buna rağmen faizlerin yüksek kalmasının daha sert yükselişleri sınırlayabileceğini söyledi.
DOLAR ENDEKSİ VE FAİZLER BELİRLEYİCİ OLACAK
Ergezen’e göre dolar endeksinin güçlü kalması kıymetli metaller açısından önemli bir risk oluşturmaya devam ediyor. Dolar endeksinin 99 seviyesinin üzerinde kalmasının altın ve gümüş üzerinde baskı doğuracağını belirten uzman isim, güçlü doların dolar bazlı maliyetleri aşağı çektiğini ve bunun da kıymetli metalleri zayıflattığını ifade etti.
Olası geri çekilmelerde ise 70–72 dolar bandının önemli destek seviyesi haline geldiğini belirten Ergezen, yatırımcıların bu seviyeleri yakından takip ettiğini dile getirdi.
GÜMÜŞTE DESTEK SEVİYESİ AÇIKLANDI
Gümüş tarafında da önemli seviyeleri paylaşan Ergezen, savaş riskinin azalması halinde ilk etapta yukarı yönlü sert hareketler görülebileceğini ifade etti. Ancak yükselişlerin sınırlı kalabileceğini belirten uzman isim, 88–92 dolar bandının güçlü direnç bölgesi olduğunu söyledi.
Olası geri çekilmelerde ise 70–72 dolar bandının önemli destek seviyesi haline geldiğini belirten Ergezen, yatırımcıların bu seviyeleri yakından takip ettiğini dile getirdi.
“TL MEVDUATI EN GÜÇLÜ ARAÇLARDAN BİRİ”
Piyasalardaki belirsizlik ortamında yatırım tercihlerini de değerlendiren Ergezen, TL mevduatının şu anda öne çıkan yatırım araçlarından biri olduğunu söyledi.
ABD tahvil faizlerinin yüksek seviyelerde bulunduğunu, Japon yeninin ise tarihi zirvelere yakın hareket ettiğini hatırlatan Ergezen, savaş ortamlarında yatırımcıların daha fazla nakitte kalmayı tercih ettiğini ifade etti.
Bununla birlikte uzun vadeli yatırım açısından Borsa İstanbul’un portföylerde mutlaka yer alması gerektiğini belirten Ergezen, özellikle bazı sektörlerin önümüzdeki dönemde ciddi potansiyel taşıyabileceğini sözlerine ekledi.