Adet dönemi dışında kanama, menopoz sonrası lekelenme, sürekli şişkinlik ve pelvik ağrı, jinekolojik değerlendirme gerektiren belirtiler arasında bulunuyor. Bu şikâyetler tek başına kanser anlamına gelmese de yeni başlayan ve devam eden değişikliklerin göz ardı edilmemesi gerekiyor.

Spor yaparken bu hatalara dikkat: Sakatlık riskini azaltan 5 öneri
Spor yaparken bu hatalara dikkat: Sakatlık riskini azaltan 5 öneri
İçeriği Görüntüle

Kadın üreme sisteminde gelişen kanserler, türlerine göre farklı belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Günlük yaşamda sindirim sorunları veya adet düzensizliğiyle karıştırılabilen bazı şikâyetlerde, belirtilerin sürekliliği ve kişinin alışılmış vücut düzeninden farklı olması önem taşıyor.

Medicana’nın bilgilendirme paylaşımında da olağan dışı kanama, açıklanamayan kilo kaybı, uzun süren karın şişkinliği, idrar alışkanlıklarında değişiklik ve pelvik bölgede devam eden ağrıya dikkat çekiliyor. Paylaşımda, bu belirtilerin farklı nedenlerden kaynaklanabileceği ve değerlendirme için uzmana başvurulması gerektiği vurgulanıyor.

JİNEKOLOJİK ONKOLOJİ HANGİ HASTALIKLARLA İLGİLENİYOR?

Jinekolojik onkoloji; rahim, rahim ağzı, yumurtalık, vajina ve vulva gibi kadın üreme sistemi organlarında gelişen kanserlerin tanı ve tedavisiyle ilgilenen uzmanlık alanıdır.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerinin (CDC) bilgilendirmesine göre, jinekolojik kanserlerin belirtileri hastalığın geliştiği organa göre değişebiliyor. Her hastada aynı şikâyetlerin görülmesi beklenmiyor.

ADET DIŞI VE MENOPOZ SONRASI KANAMA İHMAL EDİLMEMELİ

Adet dönemleri arasında ortaya çıkan kanama, normalden uzun veya yoğun süren adetler ve menopoz sonrasında görülen kanama, değerlendirilmesi gereken değişiklikler arasında yer alıyor.

İngiltere Ulusal Sağlık Servisi (NHS), menopoz sonrası kanamanın yalnızca bir kez yaşansa veya az miktarda lekelenme şeklinde olsa bile hekim tarafından incelenmesini öneriyor. Bu durum her zaman kanserden kaynaklanmıyor; ancak nedeninin belirlenmesi önem taşıyor.

ŞİŞKİNLİĞİN SÜREKLİ HALE GELMESİNE DİKKAT

Karında şişkinlik, yemek yerken çabuk doyma, karın veya sırt ağrısı yumurtalık kanserinde görülebilen belirtiler arasında bulunuyor. Pelvik bölgede, yani alt karında ağrı veya baskı hissi de değerlendirme gerektirebiliyor.

Bu şikâyetlerin özellikle yeni başlaması, sık tekrarlaması ya da geçmemesi halinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulması önem taşıyor. Belirtilerden hareketle kişinin kendi kendine kanser tanısı koyması ise mümkün değil.

İDRAR VE BAĞIRSAK ALIŞKANLIKLARINDAKİ DEĞİŞİKLİKLER DE ÖNEMLİ

Normalden daha sık idrara çıkma, ani idrar yapma ihtiyacı ve kabızlık gibi değişiklikler de bazı jinekolojik kanserlerde görülebiliyor.

Bununla birlikte bu yakınmaların kanser dışındaki hastalıklarla da ilişkili olabileceği unutulmamalı. Şikâyetin nedeni, muayene ve hekimin gerekli gördüğü tetkiklerle araştırılıyor.

SMEAR TESTİ TÜM JİNEKOLOJİK KANSERLERİ GÖSTERMEZ

Rahim ağzı taramasıyla diğer jinekolojik kanserlerin değerlendirilmesi birbirinden farklı süreçlerdir. CDC, smear testinin yumurtalık kanserini taramadığını belirtiyor.

ABD Ulusal Kanser Enstitüsüne göre de yumurtalık kanseri taramalarının bu hastalıktan ölüm riskini azalttığı gösterilmiş değil. Bu nedenle tarama testlerinin normal olması, devam eden şikâyetlerin değerlendirilmesi gereğini ortadan kaldırmıyor.

BELİRTİLER KESİN TANI ANLAMINA GELMİYOR

Olağan dışı kanama, şişkinlik veya ağrı yaşayan her kişide kanser bulunması söz konusu değil. Önemli olan, kişinin kendisi için normal olmayan değişiklikleri fark etmesi ve değerlendirmeyi geciktirmemesi.

Özellikle menopoz sonrası kanamada tekrarını beklemeden hekime başvurulması; kalıcı şişkinlik, pelvik ağrı ve idrar alışkanlıklarındaki değişikliklerin de muayenede paylaşılması öneriliyor.

Kaynak: Sevda Ecem Karapolat