KAZA SİLİVRİ AÇIKLARINDA MEYDANA GELDİ
İstanbul’un Silivri ilçesi açıklarının yaklaşık 18 mil güneyinde, Kocaeli’den Aliağa’ya seyreden Türk bayraklı 90 metre uzunluğundaki Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı’ndan Karadeniz Ereğli’ye giden Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpışmıştı.
Kazanın ardından Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen şüphelilerden Alsu gemisinin 1’inci kaptanı Ahmet Eraslan ile 3’üncü kaptanı Murat Evciman tutuklanırken, 4 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Soruşturma devam ederken tutuklanan iki kaptanın Sulh Ceza Hakimliği’nde verdiği ifadelerin ayrıntıları ortaya çıktı.
1’İNCİ KAPTAN KAZA SIRASINDA İSTİRAHATTE OLDUĞUNU SÖYLEDİ
Alsu gemisinin 1’inci kaptanı Ahmet Eraslan, ifadesinde olay günü geminin birinci kaptanı olarak görev yaptığını ve yaklaşık 1 ay önce gemide göreve başladığını belirtti. Kazanın meydana geldiği sırada istirahatte olduğunu söyleyen Eraslan, geminin sevk ve idaresinin o sırada 3’üncü kaptan Murat Evciman’da olduğunu ifade etti.
Eraslan ifadesinde, "Gemi kazasının yaşadığı saat diliminde istirahatteydim. Kaza esnasında üçüncü kaptanımız Murat Evciman görevdeydi, yani bu saat diliminde geminin sevk ve idaresinden Evciman sorumluydu. Olayın meydana geldiği anda gemi yüksüzdü. Kaza anında yaslama sesi duydum, kalktığımda güverte reisimiz Süleyman Eker'in ‘çarpıştık çarpıştık’ şeklinde bağırmasını duydum. Bunun üzerine hemen yukarıya çıktım. Köprü üstüne çıktığımda ikinci kaptan Barış Hazar ve Murat Evciman bulunuyordu. Ne olduğunu sorduğumda, ‘çarpıştık’ diye söylediler. Köprü üstüne çıktığımda Tuğberk İmamoğlu isimli gemiyi sancak kıç omuzluğunda ışıkları yanar vaziyette gördüm. Aramızdaki mesafe yaklaşık 300 metre civarındaydı. Ben, bulunduğum gemi ile sola dönüşe geçtiğim esnada yaklaşık 2-3 dakika geminin ışıklarını gördüm, dönüşün bitmesine yakın Tuğberk İmamoğlu isimli geminin ışıklarının tamamen kaybolduğunu gördüm. Benim dönüşüm yaklaşık 5 dakikaya yakın sürmüştü, bunun üzerine radardan mevkiine baktım ve yaklaşık 1-2 dakika içerisinde gemi kayboldu ve artık radardan da gözükmedi. Ben hemen Sektör Marmara ile irtibat kurdum ve durumu bildirdim" ifadelerini kullandı.
"TUĞBERK İMAMOĞLU GEMİSİNE ÇARPMADIK, GEMİ BİZE ÇARPMIŞTIR"
Ahmet Eraslan, kazanın nasıl meydana geldiğine ilişkin değerlendirmesinde ise Alsu’nun Tuğberk İmamoğlu’na çarpmadığını, diğer geminin kendi gemilerine çarptığını savundu.
Eraslan, "Kaza anında gemi üstünde gözcü bulunmuyordu. Gemide gözcü bulundurmak kaptanın insiyatifine bağlı olup, trafiğin yoğun olduğu kısımlarda gözcü bulundurulması gerekmektedir. Biz, Tuğberk İmamoğlu gemisine çarpmadık, gemi bize çarpmıştır. Gemi, bizim gemimize ‘iskeleye al’ uyarısı yaptıktan sonra biz, iskeleye aldığımız halde gemi kendisini iskeleye alması yerine sancağa alması nedeniyle gemimize çarpması neticesinde kazanın meydana geldiğini düşünüyorum. Bilirkişi raporunda hakkımda yapılan tespitleri kabul etmiyorum. Yaşanan olayda benim bir kusurum bulunmamaktadır. Şayet bizim gemimiz şiddetli biçimde Tuğberk İmamoğlu gemisine çarpmış olsaydı, bulunduğumuz gemide daha büyük hasar meydana gelirdi. Bizim bulunduğumuz gemi, kazayı yaslama olarak hissetmiştir. Bizim gemimizdeki AIS cihazı aktif bir şekilde çalışmaktaydı. Tuğberk İmamoğlu gemi AIS cihazı ise kapalı konumdaydı çünkü biz gemiyi AIS'den görememiştik. Biz gemiyi yalnızca radardan takip edebilmiştik, kaza Tuğberk İmamoğlu bizim gemimize vurması neticesinde meydana gelmiştir, böyle bir olay yaşandığı için çok üzgünüm, serbest bırakılmayı talep ediyorum" diye konuştu.
3’ÜNCÜ KAPTAN: "KUMANDA BENDEYDİ"
Geminin 3’üncü kaptanı Murat Evciman da hakimlikte verdiği ifadede meslekte 7 aylık tecrübesinin bulunduğunu ve kaza sırasında geminin kumandasının kendisinde olduğunu söyledi.
Evciman, köprü üzerinde ayrıca bir gözcünün bulunmadığını belirtirken vardiya sırasında iradesini etkileyebilecek herhangi bir madde kullanmadığını da ifade etti.
Evciman, "Geminin 3’üncü kaptanı olarak kumanda bendeydi. Köprü üzerinde ayrıca bir gözcü görev yapmıyordu. Vardiya esnasında irademi etkileyecek herhangi bir şey kullanmamıştım. Tuğberk İmamoğlu isimli gemi ‘iskeleye al’ şeklinde telsizden seslenince ben radardan baktığımda bu gemiyi gördüm. Çıplak gözle baktığımda ise bu geminin fenerini görmemiştim. Bulunduğum gemideki ECDIS ekranına baktığımda AIS görünmüyordu, radar ekranına baktığımda Tuğberk İmamoğlu gemisinin izdüşümünü gördüm. Ben, bulunduğum gemiyi yaklaşık 5 derece iskeleye aldım, yaklaşık 2-3 dakika geçtikten sonra tekrar ‘iskeleye al’ sesini telsizden duydum, bunun üzerine bulunduğum gemiyi keskin bir şekilde yaklaşık 9 derece iskeleye aldım. Bu şekilde benim bulunduğum gemi Tuğberk İmamoğlu gemisinin sağ tarafında kaldı. Bu konum itibariyle gemiyle aramızda yaklaşık 700-800 metre mesafe vardı, yaklaşık 1-2 dakika sonra aramızdaki mesafe 500 metreye kadar düştü. Bu şekilde karşı gemiyle aramızda her ikimizde kendi rotamızda seyir halinde olduğumuz için bir problem yoktu. Gemi birden sancağını alıp rotasını benim üzerime doğru çevirdi. Ben, bu sırada karşıdaki geminin manevra yapacağını düşündüm ve telsizden, ‘Tuğberk İmamoğlu üstüme doğru geliyorsun gelme’ şeklinde seslendim. Seslendikten sonra aramızdaki mesafe azaldığı için ben bulunduğum geminin rotasını iskeleye doğru çevirdim, bu sırada gemi sancak yapmaya ve üzerime doğru gelmeye devam etti" dedi.
"KAZA DİĞER GEMİNİN ROTASINI ÜZERİMİZE ÇEVİRMESİNDEN KAYNAKLANDI"
Evciman, çarpışmanın ardından yaşananları da ayrıntılarıyla anlattı. Diğer gemiyle iletişim kurmaya çalıştıklarını ancak yanıt alamadıklarını söyleyen Evciman, bilirkişi raporundaki kendisine ilişkin tespitleri de kabul etmedi.
Evciman ifadesinin devamında, "Tuğberk İmamoğlu gemisi, iskele baş omuzundan benim bulunduğum geminin sancak baş omuz kısmından çarptı. Çarpışma olduğu anda ben hemen köprü üst katından birkaç basamak inerek, ‘çarpışma oldu’ diyerek bağırdım. Hemen köprü üstüne geldim, Tuğberk İmamoğlu geminin ışıklarını gördüm. Kazadan yaklaşık 20 saniye sonra köprü üstüne ikinci kaptan Barış Hazar geldi ve gemiyi tam sağa doğru çevirip Tuğberk İmamoğlu gemiden uzaklaştırdı. Çatışmadan sonra gemiyle iletişim kurmaya çalıştık ancak bir cevap alamadık. Çatışma hakkında yaklaşık 10-15 dakika sonra Sektör Marmara'ya bilgi verildi. Kaza diğer geminin rotasını üzerimize doğru çevirmesinden kaynaklanmıştır. Bilirkişi raporunda hakkımda yapılan tespitleri kabul etmiyorum, yaşanan olayda benim bir kusurum bulunmamaktadır. Çatışmadan önce Tuğberk İmamoğlu gemisinin AIS'i görünmediği için Sektör Marmara'da bana bir uyarıda bulunmamıştı. Kaza Tuğberk İmamoğlu gemisinin benim bulunduğum gemiye çarpmasıyla meydana geldi. Böyle bir olay yaşandığı için çok üzgünüm, serbest bırakılmayı talep ediyorum" şeklinde konuştu.
İKİ KAPTAN DA KUSURLARI BULUNMADIĞINI SAVUNDU
Hakimlik ifadelerinde her iki kaptan da kazanın Tuğberk İmamoğlu gemisinin Alsu’ya çarpması sonucu meydana geldiğini ileri sürdü. Kaptanlar, bilirkişi raporunda kendileri hakkında yapılan tespitleri kabul etmediklerini ve olayda kusurlarının bulunmadığını savundu.
Soruşturma kapsamında Eraslan ve Evciman’ın tutuklulukları sürerken, kazanın kesin nedeninin belirlenmesine yönelik adli incelemeler devam ediyor.




