Arabaların da tadı kaçtı, bundan sonrasını katırlarla devam edeceğiz.

Çok eskilerde araba sahibi olmak lüks iken, değişen hayat şartları ile artık her evin bir nevi ihtiyacı oldu. Kız istemeye giden damat adayına “askerliğini yaptımı, işi var mı?” diye sorulmaktan, “arabası var mı, kaç motor, kaç model, kaç basıyor?” Diye kız babası tarafından sorulmaya evrileli çok uzun zaman oldu.

Dedik ya, “artık lüks değil her evin ihtiyacı” diye. Şimdi iktidar buna da göz dikti. “Araban varsa, bedelini ödeyecen aga” dedi ve motorlu taşıtlar vergisine anasının nikahı kadar zam yapıverdi.

Tabii “herşeyin en doğrusunu başımızdakiler bilir” diyenler de laf silahını kuşanıp savunmaya geçti. Hatta savunma hududunu aşıp taarruza bile kalktılar.

Efendim, alınan vergiler savunmaya, silahlanmaya gidecekmiş te, ne olur ayda birkaç paket az sigara içilseymişte, ailece dışarda bir yemek yenmeseymişte..falan filan.

Bir defa konu komşuyla çatışarak sürekli “silah silaaahh..” diye avaz avaz bağırmayı bu halk istemedi ki, ceremesini onlar çeksin. Şimdi “Hain Evlat Ökkeş” muamelesi gösterilen Barzani’yi kim en yüksek düzeyde protokolle karşılayıp, şimdi “O Kürdistanı istemiyoruz uleyynn..” cengaverliği yapıp, bayrağını aylar önce göndere çekenler kim di? Devrin birinde Megri megri’ye ağlayanlar, şimdi “höt zöt” diyor. “Vay efendim dış odaklar, canım efendim katil ABD, hain İsrail, her yönüyle devleşen Türkiye’nin altı oyuluyor” kükreyişleri artık inandırıcılığını çoktan kaybetti. Ekonomisi devleşen bir memleket, vatandaşın 3 kuruş vergisine bel bağlayıp savaşa mendil sallıyorsa, bence de yedi sülalemize çoktan Megri Megri.

En kolayıdır vatandaştan vergi toplayarak devleti çekip çevirmek. Hele tribünlere oynayıp, vatan millet Sakarya sosuyla ona buna çatıyormuş gibi görünerek, pamuk eller cebe edebiyatı yapmak. Siz katma değeri yüksek üretimle, ihracatla, teknolojiyle, dünyaya mal satmakla gelir elde edebiliyor musunuz, ondan haber verin. Silah sanayinde çağ atladık deyip, Rusya’dan devri geçmiş füzeleri hem de yalvar yakar almaya talip olmak neyin nesi?

Madem teker vatandaştan alınan vergilerle dönecek, o zaman herkesten alın. Birilerine aba altından sopa gösterip, bir diğer taraftan mavi boncuk dağıtmak ta neyin nesi. Onların nerelerinde boncuk bulundu da, bulunmaz hint kumaşı muamelesi gösteriliyor, bir deyiverin hele. Misal mi lazım, buyrun Cengiz İnşaat. Tapelerdeki küfürleri ile ünlü Cengiz’in milyon TL’lik vergi borcunun sıfırlandığını koşuldu. Vergi uzlaşması katakullisinden en kârlı çıkan çatır çatır muyanede ücreti bayıldığımız malum şirket olduğu yazıldı, çizildi. Ya milyar dolarlık transfer yapan futbol klüpleri ne olacak? Onlardan bazılarının trilyonluk olan borçlarının tamamının sıfırlandığı belgeleri iddia edilmişti. "Bence BMC’nin" vergi borcu yine devletin TMSF’na ödetildiği medyada bas bas bağırıldı. Bağırıldı da üç maymun bile maymunluğundan utandı. Kısacası 3 Milyar TL’nin üzerinde bir vergi bazı yandaş şirketlerden alınmadığı söylendi. Madem taşın altına herkes elini koyacak, buyrun taş burada. İlk taşı bu günahsızlar atsın o zaman da, bizde memleket sevdalarına salya sümük methiyeler düzelim.

Haymana çiftçisi aldığı her 100 TL lik akaryakıtın 62 TL’sini zaten vergi olarak öderken, bu vergiyi devlete yıkanları traktörle kovalasa haksız mı?

Neticede MTV sadece buz dağının görünen kısmı. Bazılarınca indira gandi yapılan vergileri yine araç üzerinden söylersek, MTV koskoca kamyon kaportasındaki çizik kadar. Ama garip vatandaş haricinde kimsenin karizması çizilmiyor nedense.

Ama durun. Muhtelemelen MTV az buçuk düşürülecek ve yine kağıttan kahraman olacaklar. Velev ki düşmedi, milleti rahatlatan açıklama yine maliyeden geldi; “arabası olmayandan MTV almayacağız.” dendi. Hay Allah razı olsun. Memleket zekanızla gurur duymasın da ne yapsın.

HAFTANIN HABERİ: Motor zammından en çok etkilenenin Adnan Hoca olacağı söylendi.

HAFTANIN SÖZÜ: Ağa’ya sormuşlar; “Senin ağalığın ne zaman biter?” O da; “Sizin eşekliğiniz bitince” demiş.

SAYGILARIMLA