ABD’nin hedefinin rejim olmadığı, İsrail’in ABD’yi bu savaşa çektiği artık ayan beyan konuşuluyor. İran’ın Şii hilali hayali çökmesi, Suriye’den eli boş dönmesi, savaş öncesi rejim karşıtlığının zirve yapmasıyla savaşa girmekten başka çaresinin olmadığı da anlaşılacaktır.

İran Diego Garcia’yı vurarak AB’yi tehdit çemberine dahil etti, Trump tüm enerji alt yapısını yıkmakla tehdit etti.

İran müzakereyle vermediği iltiması hangi saldırıyla verir? İsrail de rezil olmasına rağmen arz-ı mevuttan geri adım atmıyor.

Bugün İran’da olanları sadece İran ile okumak büyük bir hata olacaktır. Zira Ukrayna savaşı bunun en net örneğidir. Ukrayna da Rusya da ellerine fırsatlar geçmişken savaşı uzatan/derinleştiren adımlar atmayı tercih etti. (Trump Zelenskiy kavgası, Trump Putin Alaska görüşmesi)

ABD’nin hedefinin rejim olmadığı, İsrail’in ABD’yi bu savaşa çektiği artık ayan beyan konuşuluyor. İran’ın Şii hilali hayali çökmesi, Suriye’den eli boş dönmesi, savaş öncesi rejim karşıtlığının zirve yapmasıyla savaşa girmekten başka çaresinin olmadığı da anlaşılacaktır.

11 Eylül ile başlayan yeni küresel düzen arayışı, Covid salgını ve sonrasında başlayan krizler/savaşlar sarmalı; bunun bir düzen inşa arayışından ziyade yeni bir sistem inşası hedeflediğinin anlaşılacağı günler de yakındır.

Bugün sadece 1. ve 2. dünya savaşlarıyla kurulan düzeninin yıkılışına değil, yeni bir sistemin kuruluşuna tanıklık ediyoruz.

Roma imparatoru Konstantin’in İznik Konsili eliyle Hz. İsa’nın şeriatını bozmasıyla birlikte adına Hristiyanlık adının verildiği ve bu temel üzerine kurulan Roma Sisteminin çöküşüne şahitlik ediyoruz.

Maskeler düşüyor(Epstein), ittifaklar bozuluyor(NATO), dengeler alt üst oluyor(Petro Dolar sistemi), sırlar ve Hak açığa çıkıyor(İslam’ın gerçekliğinin ifadesinin artması ve batıda yükselişi).

11 Eylül ile başlayan, sermayenin Çin’e transferiyle hızlanan bu süreç Ukrayna, Gazze ve İran ile en keskin virajlarını ardı ardına dönüyor.

Tarih, Bilim, Din, Sosyoloji başta olmak üzere tüm kabullerin yeniden inşa edileceği zorlu bir süreç başladı. (Küreselci, evanjelist ve siyonistlerin sürekli Armageddon vurgusu bundan dolayı; akıldanelerinin en büyük taktiği Hakk’ı bozarak kandırmak/manipüle etmektir.)

Zor ama cesur ve dirayetli olmaktan başka imkanımızın olmadığı, 2030’ın mihenk olacağı bir süreçteyiz.

Türkiye üstüne düşeni yapar ise nispeten kısa sürede, yapamaz ise insanlığın 100 yıl kaybedebileceği bir süreçteyiz.

Suriye’de ne onların istedikleri kadar erken, ne de sonradan bekledikleri kadar geç kalmadan aktif rol almamızla birlikte bugün Büyük Orta Doğu projesi Golan ile Şam arasına gömüldü.

Yakın tarihte muhtemelen artacak başta iç ve dış tahriklerle, hazır olmadan sahada kendi kimliğimizle aktifleşmemizi istiyorlar. Zor oyunu yine bozacak inşallah.

Türkiye’nin özüne ve rotasına ne denli bağlı kalarak, dirayetli yol yürüyüşü sürecin en büyük etkenlerinden birisidir.

Allahu Alem.

(Görsel Nano Banana ile özet olarak oluşturuldu)