Kamuoyunda “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davası” olarak bilinen ve aralarında 77’si tutuklu olmak üzere toplam 414 sanığın yargılandığı davanın 33. duruşması tamamlandı. Duruşma, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki salonda gerçekleştirildi. Duruşmada bazı tutuklu sanıklar ile avukatlarının savunmaları alınırken, iddianamede yer alan Cebeci Maden Bölgesi’ndeki kaçak hafriyat dökümü iddiaları yeniden gündeme geldi.

Kantar sorumlusu sanıktan “yetki alanım sınırlıydı” savunması

İddianamede adı geçen tutuklu sanık Volkan Ateş, duruşmada yaptığı savunmada kantar sorumlusu olarak görev yaptığını belirtti. Ateş, görev tanımının yalnızca kantara gelen araçların işlemlerini yürütmek ve evrak süreçlerini takip etmekle sınırlı olduğunu ifade etti. Kantar işlemlerinin standart prosedürlere göre yürütüldüğünü belirten Ateş, kullanılan sistemin İSTAÇ tarafından uzun yıllardır uygulandığını söyledi. Araçların kantardan geçişinden sonra sorumluluğunun sona erdiğini vurgulayan Ateş, döküm sahasındaki işlemlerle ilgisinin bulunmadığını kaydetti. Ateş ayrıca, yetkililerin sık sık denetim yaptığı bir alanda kaçak işlem yapılmasının mümkün olmadığını düşündüğünü dile getirdi.

Imamoglu-32

İmamoğlu’ndan mahkemeye “yetkililer dinlensin” talebi

Sanık Ateş’in savunmasının ardından yapılan çapraz sorgu sırasında söz alan sanık Ekrem İmamoğlu, maden sahasına ilişkin izin süreçlerinde görev alan yetkililerin mahkemede dinlenmesini talep etti. İmamoğlu, izin veren, denetleyen ve süreçten sorumlu olan kamu görevlilerinin dinlenmesinin davanın seyri açısından önemli olduğunu belirtti. Tutuklu sanık Yağmur Cansu Yeşilyurt ise savunmasında yaklaşık 7 aydır tutuklu bulunduğunu belirterek, herhangi bir suç örgütüyle bağlantısının olmadığını ifade etti. Mesleki faaliyetleri kapsamında çeşitli şirketlerde mühendislik yaptığını söyleyen Yeşilyurt, görevlerinin ölçüm, takip ve teknik süreçlerle sınırlı olduğunu dile getirdi. Yeşilyurt, firari sanık Murat Gülibrahimoğlu’nun yönlendirmesiyle bazı projelerde görev aldığını ancak bu durumun işçi-işveren ilişkisi kapsamında olduğunu belirtti. Genel müdür olarak görevlendirildiği şirkette kısa süre görev yaptığını ve bu süreçte herhangi bir mali işlem gerçekleştirmediğini savundu.

Imamoğlu-29

“Kaçak döküm sahası görev alanım değildi”

Hakkındaki iddialara da değinen Yeşilyurt, çevre kirliliğine neden olduğu öne sürülen kaçak döküm sahalarında görev almadığını ifade etti. Bu alanların kendi çalışma kapsamı dışında olduğunu belirten Yeşilyurt, maaşı dışında herhangi bir gelir elde etmediğini ve para transferi gerçekleştirmediğini söyledi. Yeşilyurt’un çapraz sorgusu sırasında yeniden söz alan Ekrem İmamoğlu, vergi denetim raporlarında yer alan yüksek tutarlı para transferlerine dikkat çekti. İlçe belediyelerine gönderildiği belirtilen bu paraların gerekçesini soran İmamoğlu’na Yeşilyurt, söz konusu işlemler hakkında bilgisi olmadığını ifade etti.

Ateşkes gölgesinde diplomasi: İsrail ve Lübnan için yeni görüşme iddiası
Ateşkes gölgesinde diplomasi: İsrail ve Lübnan için yeni görüşme iddiası
İçeriği Görüntüle

Mahkeme heyeti, Yeşilyurt’un savunmasının ardından avukat beyanlarının dinlenmesine devam edilmesi için duruşmayı yarına erteledi. Davanın ilerleyen duruşmalarında yeni tanıkların dinlenmesi ve dosyadaki teknik raporların ele alınması bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi