ABD ile İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonların ardından bölgede tansiyon yüksek seviyesini korurken, savaşın 26’ncı gününde diplomatik temaslar yeniden gündeme geldi. Ancak Tahran yönetimi, ABD tarafından sunulan 15 maddelik teklifin mevcut haliyle kabul edilemez olduğunu açıkladı.
İran basınına yansıyan bilgilere göre, teklifin kapsamı ve içeriği Tahran tarafından “aşırı ve tek taraflı” olarak değerlendirildi. İran, müzakere sürecine açık kapı bıraksa da, bunun ancak belirli şartların sağlanması halinde mümkün olacağını vurguladı.
“SALDIRILAR DURMADAN SÜREÇ İLERLEMEZ”
İran yönetimi, savaşın sona ermesi için en temel şartın saldırıların ve suikastların tamamen durdurulması olduğunu duyurdu. Yetkililer, mevcut koşullar altında ateşkes ya da müzakerenin “meşru” görülmediğini açıkça ifade etti. Tahran’dan yapılan açıklamalarda, ülkenin savunma pozisyonunu sürdüreceği ve sahadaki gelişmelerin tek taraflı kararlarla belirlenemeyeceği belirtildi. İranlı kaynaklar, “Savaşın sonunu dış aktörler değil, sahadaki gerçeklik belirler” mesajını verdi.

İRAN’IN 5 KRİTİK ŞARTI
İran yönetimi, savaşın tamamen sona ermesi için uluslararası topluma ve özellikle ABD’ye ilettiği temel şartları netleştirdi. Buna göre Tahran;
- Saldırı ve hedefli suikastların tamamen durdurulmasını,
- İran’a yeniden savaş dayatılmayacağına dair bağlayıcı ve somut garantiler verilmesini,
- Savaşın yol açtığı zararlar için açık ve garanti altına alınmış tazminat mekanizması oluşturulmasını,
- Sadece İran değil, bölgedeki tüm cephelerde çatışmaların sona ermesini,
- Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin uluslararası düzeyde tanınmasını talep ediyor.
Bu şartların sağlanmaması halinde İran’ın müzakere sürecine dahil olmayacağı belirtildi.
ABD’NİN 15 MADDELİK TEKLİFİ NELER İÇERİYOR?
Washington yönetimi tarafından sunulan teklif ise İran’ın nükleer ve askeri kapasitesine yönelik kapsamlı sınırlamalar içeriyor. Taslakta, İran’ın nükleer faaliyetlerinin tamamen sonlandırılması, uranyum zenginleştirmenin yasaklanması ve nükleer tesislerin devre dışı bırakılması gibi maddeler öne çıkıyor.
Ayrıca İran’ın bölgedeki silahlı gruplarla ilişkisini kesmesi, balistik füze programını sınırlandırması ve uluslararası denetime tam erişim sağlaması isteniyor. Buna karşılık yaptırımların kaldırılması ve sivil nükleer faaliyetlere destek verilmesi gibi teşvikler de teklifin içinde yer alıyor.

ATEŞKES DEĞİL, “SAVAŞIN TAMAMEN BİTİŞİ” VURGUSU
İranlı yetkililer, ateşkes kavramına da temkinli yaklaşıyor. Yapılan değerlendirmelerde, Tahran’ın geçici ateşkes yerine kalıcı bir çözüm istediği ve ancak kendi şartlarının kabul edilmesi halinde savaşın tamamen sona ermesini kabul edeceği ifade edildi.
Çatışmalar sadece İran ve İsrail ile sınırlı kalmazken, bölgedeki diğer ülkeler de doğrudan etkilenmeye başladı. Son olarak Kuveyt Havalimanı’na düzenlenen insansız hava aracı saldırısı, gerilimin farklı coğrafyalara sıçradığını ortaya koydu.
SAVAŞ NASIL BAŞLADI?
İsrail ve ABD’nin, diplomatik temasların sürdüğü bir dönemde 28 Şubat’ta İran’a yönelik askeri operasyon başlatmasıyla başlayan süreç, kısa sürede karşılıklı saldırılara dönüştü. İran da buna bölgedeki ABD üslerinin bulunduğu ülkeleri hedef alarak yanıt verdi.



