İzmir'deki bir hastanede özel bir temizlik şirketinin personeli olarak görev yapan kadın işçinin çalışma hayatı, mesai arkadaşıyla yaşadığı olayın ardından sona erdi.
İşveren tarafından yapılan değerlendirmeye göre kadın işçi, mesai saatleri içerisinde aynı hastanede çalışan Ü.G. isimli personelle birlikte uygunsuz olduğu değerlendirilen davranışlarda bulundu. Şirket, olayın güvenlik kameralarına yansıdığını belirleyerek çalışan hakkında disiplin süreci başlattı.
İşverenin iddiasına göre kamera kayıtlarında kadın işçinin mesai arkadaşıyla sarıldığı, öpüştüğü ve birlikte koridorda ilerlediği görüldü. İkilinin daha sonra bir odaya girdiği ve yaklaşık 16 dakika sonra birlikte çıktığı da kayıtlarla tespit edildi.
Şirket, bu davranışların yalnızca işyeri kurallarına aykırı olmadığını, aynı zamanda hizmet verilen hastanenin kurumsal imajına ve ticari itibarına zarar verebilecek nitelikte olduğunu savundu.
İŞÇİ "İFTİRA" DİYEREK DAVA AÇTI
Tazminatsız ve bildirimsiz şekilde işten çıkarılan kadın işçi ise işverenin kararını kabul etmedi. İş sözleşmesinin haksız ve gerçeğe aykırı biçimde sona erdirildiğini savunan işçi, olayların gerçeği yansıtmadığını ve kendisine iftira atıldığını ileri sürdü.
İşçi, işten çıkarma kodunun düzeltilmesini ve alamadığı ihbar tazminatının kendisine ödenmesini talep ederek İş Mahkemesi'ne başvurdu.
Davacı taraf, işverenin fesih gerekçesinin hukuken geçerli olmadığını savunurken, söz konusu davranışların iş sözleşmesinin haklı nedenle sona erdirilmesini gerektirecek nitelikte olmadığını ileri sürdü.
ŞİRKET: KAMERA KAYITLARI HER ŞEYİ ORTAYA KOYUYOR
Davalı temizlik şirketi ise mahkemeye sunduğu savunmada işçinin mesai saatleri içerisindeki davranışlarının kamera kayıtlarıyla tespit edildiğini belirtti.
Şirket avukatı, kadın işçinin Ü.G. isimli çalışanla birlikte uygunsuz davranışlarda bulunduğunu, bu nedenle davacı ve olayla bağlantılı diğer personeller hakkında disiplin soruşturması başlatıldığını ifade etti.
Davacının kendisinden yazılı savunma istenmesine rağmen savunma vermekten imtina ettiği de şirketin iddiaları arasında yer aldı.
İşveren, tüm bu gelişmelerin ardından işçinin iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II maddesi kapsamında, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranış nedeniyle derhal ve tazminatsız şekilde feshedildiğini bildirdi.
İLK DERECE MAHKEMESİ İŞÇİYİ HAKLI BULDU
Dosyayı inceleyen İş Mahkemesi ise işçinin taleplerini kabul etti. Bunun üzerine davalı şirket kararı istinafa taşıdı.
Bölge Adliye Mahkemesi'nde yapılan değerlendirmede ise işverenin itirazı reddedildi. Mahkeme, çalışanların söz konusu odaya öpüşmek amacıyla değil konuşmak için girdikleri yönündeki değerlendirmeyi esas aldı.
Böylece işçinin işten çıkarılmasına ilişkin kararın hukuka uygun olmadığı yönündeki yaklaşım devam etti.
Ancak dosyanın Yargıtay'a taşınmasıyla birlikte davanın seyri değişti.
YARGITAY KAMERA KAYITLARINI YENİDEN DEĞERLENDİRDİ
Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, İş Mahkemesi tarafından hazırlatılan bilirkişi raporundaki tespitleri dikkate aldı.
Raporda, olayın bayram arifesinde mesaiye kalan çalışanlar arasında yaşandığı belirtildi. Kamera kayıtlarına göre kadın işçinin Ü.G. isimli çalışana sarıldığı ve onu öptüğü, ardından ikilinin birbirlerine sarılmış şekilde koridorda ilerlediği ve bazı odaların kapılarını kontrol ettikleri aktarıldı.
Kayıtlarda ayrıca kadın işçi ile Ü.G.'nin desk alanının yanında bulunan bir odaya saat 15.45'te girdikleri, yaklaşık 16 dakika sonra, saat 16.01'de birlikte çıktıkları tespit edildi.
Yargıtay, bu eylemlerin çalışma saatleri içerisinde gerçekleşmesine özellikle dikkat çekti.
HASTANE ORTAMI KARARDA BELİRLEYİCİ OLDU
Yüksek Mahkeme'nin değerlendirmesinde, olayın gerçekleştiği işyerinin hastane olması da önemli bir unsur olarak ele alındı.
Bilirkişi raporunda, davacının mesai saatleri içerisinde gerçekleştirdiği söz konusu davranışların, işyerinin niteliği de dikkate alındığında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-(e) maddesinde düzenlenen doğruluk ve bağlılık kurallarına uymayan davranış kapsamında değerlendirilebileceği belirtildi.
Yargıtay da bu değerlendirmeyi yerinde buldu.
Kararda, işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshettiği sonucuna varılması gerektiği belirtildi. Bu nedenle işçinin fesih kodunun düzeltilmesi ve ihbar tazminatı talebinin kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşıldı.
YARGITAY İŞVERENİN FESHİNİ HAKLI BULDU
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemesi ile istinaf mahkemesinin kararlarını işveren aleyhine değerlendiren yaklaşımı bozdu.
Daire, işçinin mesai saatleri içerisinde gerçekleştirdiği eylemlerin işyerinin niteliğiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. Bu kapsamda işverenin haklı nedenle, bildirimsiz ve tazminatsız fesih hakkının bulunduğu sonucuna varıldı.
Yargıtay'ın kararı oy birliğiyle alındı.




