Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, saldırının 3 Ağustos akşamı meydana geldiği belirtildi. Açıklamaya göre, Novorossisk Limanı'ndan ayrılan Yaşar ve Nadezhda isimli sivil gemiler, seyir halindeyken insansız hava araçlarının hedefi oldu.
İlk belirlemelere göre saldırı sonucu gemilerde bulunan mürettebattan bazı kişiler yaralandı. Yaralananlar arasında Türk vatandaşlarının da bulunduğu ifade edildi.

"VATANDAŞLARIMIZIN CAN GÜVENLİĞİ ÖNCELİĞİMİZ"
Bakanlık açıklamasında, yaralanan personelin durumunun yakından takip edildiği vurgulanarak, Türkiye'nin önceliğinin vatandaşlarının güvenliği olduğu belirtildi.
Açıklamada, "Vatandaşlarımızın can güvenliği birinci önceliğimiz olup durumları yakından takip edilmektedir." ifadelerine yer verildi.
Yetkili kurumların olayla ilgili gerekli diplomatik ve konsolosluk girişimlerini sürdürdüğü öğrenildi.

DIŞİŞLERİ'NDEN KARADENİZ'DEKİ GERİLİME DİKKAT ÇEKEN UYARI
Bakanlık, Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaşın Karadeniz'de giderek daha geniş bir alana yayıldığına dikkat çekerek, çatışmaların artık sivil deniz taşımacılığını da doğrudan etkilemeye başladığını vurguladı.
Yapılan açıklamada, Türkiye'nin daha önce de benzer risklere karşı uluslararası toplumu uyardığı hatırlatılırken, mevcut gelişmelerin Karadeniz'deki güvenlik ortamını daha da kırılgan hale getirdiği ifade edildi.

GIDA GÜVENLİĞİ VE TİCARET İÇİN KRİTİK UYARI
Dışişleri Bakanlığı, Karadeniz'deki çatışmaların yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel ticaret ve gıda arzını da tehdit ettiğine dikkat çekti.
Açıklamada, gerekli önleyici tedbirlerin alınmaması halinde Karadeniz'de yaşanacak yeni gerilimlerin başta gıda güvenliği olmak üzere uluslararası ticaret, enerji taşımacılığı ve deniz ulaşımı üzerinde çok boyutlu olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuldu.

TARAFLARA "SEYRÜSEFER GÜVENLİĞİ" ÇAĞRISI
Türkiye, açıklamasında savaşın tarafları başta olmak üzere ilgili tüm ülke ve uluslararası aktörlere çağrıda bulundu.
Dışişleri Bakanlığı, Karadeniz'de sivil gemilerin güvenliğinin sağlanması amacıyla somut ve acil tedbirlerin hayata geçirilmesini isteyerek, seyrüsefer emniyetinin korunmasının uluslararası hukuk açısından da büyük önem taşıdığına işaret etti.






